"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasî hayatta da iyiliği emretmek

Ali FERŞADOĞLU
13 Haziran 2018, Çarşamba
Günümüz Müslümanları ve bilhassa dindarlar, siyasetin cazibedar hallerine kapılıp, yaratılışlarının asıl gayelerinden uzaklaşma tehlikesi ile karşı karşıya. İçtimaî / siyasî hayatta yaşananan kötülüklerle de mücadele etmekle mükellef olduğunu unutmuşa benziyor.

Oysa “cihad-ı manevî” çerçevesinde, “İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütlerle çağır ve onlarla olan mücâdeleni en güzel şekilde yap.”1 emrince hareket etmekle mükellefiz.

“İnsan medeni-i bittab olduğundan ebnâ-yı cinsinin hukukunu muhafazaya ve hakkını onlar içinde aramaya mükelleftir.”2 Hepimiz, Peygamberimizin (asm) tâbiriyle, “cihad-ı ekber”, yâni “büyük cihad” ile mükellef olduğumuzu Bediüzzaman şöyle tabir eder: “Herkes kendi âleminde bir kumandan olduğundan, âlem-i asgarında (kendi dünyasında) cihad-ı ekber (büyük cihad, nefsiyle mücadele, nefsini terbiye etme) ile mükelleftir ve ahlâk-ı Ahmediye ile tahallûk ve Sünnet-i Nebeviyeyi ihya ile muvazzaftır.3

Bu hususta Peygamberimiz (asm) bize şu direktifi verir:

“Sizden her kim bir kötülük görürse, eğer gücü yetiyorsa eliyle düzeltsin. Yetmezse, diliyle düzeltsin. Onu da yapamazsa, hiç olmazsa kalbiyle buğz etsin. Fakat bu, imanın en zayıf mertebesidir.”4

Yine bir seferinde Resulullah (asm) sahabelerin şahsında, asırların üstünden bize şu mesajı verir: “Sizden birisi kendini küçük düşürmesin!” “Ya Resulullah! Bizden biri kendini nasıl küçük düşürür?” “Kötü bir durum görür. Orada Allah için bir söz söylemesi lâzımdır. Fakat o, bir şey demez. Allah ona kıyamet günü ‘Şöyle şöyle demene engel olan neydi?’ der. O kimse, ‘İnsanlardan korktum’ deyince, Cenâb-ı Hak buyurur: “Asıl Benden korkman gerekmez miydi?”5 “İnsanlar kötülüğü görüp de, onu değiştirmeye çalışmazlarsa, Allah’ın onlara umumî bir belâ vermesi yakındır.”6 Resulullah’ın (asm) şu ifadesi de, kâmil mü’minin kötülüklere karşı tavrını belirlemektedir: “Cihadın en efdali, zalim sultanın, yöneticinin yanında, hak sözü söylemektir.”7

Toplumdaki kötülerle iyilerin mücadelesini Resulullah (asm), aynı gemide yer alan iki grup yolcu temsiliyle anlatır. Bir grup yolcu geminin güvertesinde, diğer grup yolcular ise, geminin alt katındadır. Alt kattakiler güvertedekilerden su isterler. Üsttekiler ise, ne su verirler ne de onların su almak için yukarı çıkmasına müsaade ederler. Bunun üzerine, alt kattakiler, su elde etmek niyetiyle gemiyi delmeye başlarlar. Üsttekiler, buna engel olurlarsa hepsi kurtulacaklar; onları kendi hallerine bırakırlarsa, beraber boğulacaklardır.”8

Dipnotlar:

1-Nahl Suresi, 125. 2-Bediüzzaman Said Nursî, Münâzârât, s. 137. 3-Tarihçe-i Hayatı, s. 51. 3-Tirmizi, Fiten, 11;  4-İbnu Mace, Fiten, 20. 5-İbnu Mace, Fiten,20 6-Ebu Davud, Melahim,17 7-Tirmizi, Fiten, 12.

Okunma Sayısı: 1752
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı