"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tabiattaki altın oran

Ali FERŞADOĞLU
01 Aralık 2017, Cuma
Tabiatta sıklıkla rastladığımız ve pek çok yerde karşımıza çıkan, ancak dikkat etmediğimiz için pek farkına varamadığımız şey, “altın oran”dır.

 • Ayçiçeğinin merkezinden dışarıya doğru sağdan sola ve soldan sağa doğru tane sayılarının birbirine oranı altın oranı verir.

 • Çam kozalağındaki taneler kozalağın altındaki sabit bir noktadan kozalağın tepesindeki başka bir sabit noktaya doğru spiraller (eğriler) oluşturarak çıkarlar. İşte bu eğrinin eğrilik açısı altın orandır.

 • Deniz kabuklarına dikkat edenimiz, belki de koleksiyon yapanımız vardır. İşte deniz kabuğunun yapısı incelendiğinde bir eğrilik tesbit edilmiş ve bu eğriliğin tanjantının altın oran olduğu görülmüştür.

•  Verilen tane dirençten maksimum verim elde etmek için bir paralel bağlama yapılması gerekir. Bu durumda eşdeğer direnç, altın orana eşittir.

 •  Kolumuzun üst bölümünün alt bölüme oranı altın oranı vereceği gibi, kolumuzun tamamının üst bölüme oranı yine altın oranı verir.

Bunları gayrimüslimlerin tesbit etmesini nasıl izah edebiliriz? Nasıl ki, olağanüstü, harika hali Müslüman gösterince keramet, gayrimüslim gösterince “istidraç” oluyorsa, Allah’ın tabiata yerleştirdiği hesap, ölçü ve rakamların bazı şifrelerini ve dilini dilini gayrimüslimler de çözebilir, onlara vâkıf olabilir. Zaten hendese gözüyle nereye bakarsak bakalım bir matematik, bir altın oran, bir ölçü, bir ahenk, bir simetri ve bir dengenin bulunduğunu apaçık göreceğiz. 

Yukarıdaki tesbitlerle şu hakikati karşılaştıralım şimdi:

 “Her şeyi Biz belirli bir miktar, ölçüyle indiririz.”1 “Biz her şeyi tek tek Levh-i Mahfuz’da yazdık.”2  

Hendese/geometri, bir fen ilmidir. Onun hakikati ve son noktası, Cenâb-ı Hakk’ın “Adl” (her şeyi yerli yerine, dengeli koyan) ve Mukaddir (ölçen takdir eden) isimlerinin tecellilerinden çıkarılmıştır. Geometri aynasında o isimlerin hâkimane cilveleri haşmetiyle gözlemlenme neticesidir.3 

Ruh/duygu açısından tekâmül etmiş ve ilminin oranına göre müfessirler, mütefekkirler bu inceliklere de vâkıf olabilirler. İşte, ebced ve cifir, ledün ilmine girdiğine göre, bunların üstünde, maneviyatla da ilgisi olan mana yönü güçlü kişilerin çözebildiği sırlı bir formül olsa gerektir.

Dipnotlar:

1- Hicr Sûresi, 21. 

2- Yâsîn Sûresi, 12.

3- Sözler, s. 238. 

Okunma Sayısı: 907
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı