"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cennet kapısındaki kavağı kim kesti?

Ali Rıza AYDIN
18 Mayıs 2017, Perşembe
Sıkıntılı, kasavetli zamanlarda ruha menfez açacak, bir nefes aldıracak en kolay yol, en pratik formül, şakadır.

Yerinde ve gereğince kullanılırsa, işe yaramıyor değil. Bir derste, bir sohbette ya da bir topluluğa hitap ederken yeri gelince yapılacak ufak bir şaka, o an, ağırlaşmış havayı bir parça rahatlatıyor, rehaveti dağıtıyor. Bu durumda şaka, bir mana ifade ediyor, hatta işe yarıyor.

Şaka, güldürmek, eğlenmek, eğlendirmek maksadıyla ya da karşıdakini şaşırtmak için söylenen söz, yapılan hareket; Ebu Abdullah İbnü’l-A’rabî’nin tarifiyle de, “Sert sözün yumuşak ve rahat bir biçimde ifade edilmesi; sözün değişik anlatım tarzlarıyla dile getirilmesi”.1

Diğer bir adı da “lâtife” olan şaka, Arapçada, “hezl” kelimesiyle ifade edilmektedir.

Şakaya bazı âlimlerce “boş ve saçma sözler, zarif sebepler, garip gerekçeler” dense de, diğer bütün belâgat âlimleri ise onu mânâya güzellik veren san’atlardan kabul etmişlerdir.

“Ben de şaka yaparım, ancak sadece doğru olanı söylerim”2 sözüyle nezih şaka ve nükteye cevaz veren Hz. Peygamberimizin (asm) bir kadının sorusu üzerine, “Yaşlı kadınlar Cennete girmeyecek” demesi ve muhatabının üzüldüğünü görünce de, “Yaşlı hanımlar Cennete genç olarak girecek”3 diyerek gönlünü alması, şakanın Resûl-i Ekrem’in dilinden sâdır olan güzel ve nezih örneklerinden biridir.

“Lâtife lâtif gerek” sözü, şaka yaparken bile nezaketten uzaklaşılmaması gerektiğinin açık bir ifadesidir.

Şaka, letâfetin yanında, lüzumu hâlinde, ölçüsü dairesinde ve şaka kaldırabilen kimselerle yapılmalı; hiçbir zaman, edep sınırlarını aşmamalı.

Nâbî’nin, oğluna öğüt verirken şaka ve mizah uğruna dostlukların yitirildiği, şakanın -haddi aşması hâlinde- kin ve düşmanlıklara yol açabileceği4 ikazında bulunmasının yanında; Bediüzzaman, “Mübarezede müthiş bir hasma karşı gülmekle, adâvet musalâhaya, husûmet şakaya döner, adâvet küçülür, mahvolur”5 diyor.

Bir tarafta, George Bernard Shaw’a göre “Şaka, ciddî bir san’at” olduğu gibi; diğer tarafta da Peygamber Efendimiz (asm), “Ölçüsüz şaka yapan hafife alınır”6 uyarısında bulunuyor.

Anlaşılan o ki, “şaka” güzel, ama “maka” güzel değil! Yani, kantarın topunu denk tutmak gerekiyor.   

“Bir kişi kim lâtifeyi çok ide,

Eksilir ırzı ve vekarı gider

Açılır nüktelerle her sırrı,

Keşfolur cümle aybı, ârı gider”7 diyor, şair.

Konu lâife, şaka olunca işin bir ucu da vardı, bir asırdan öncesine dayandı. 

Şöyle ki: Aksaray’da, Kurşunlu Camii Şerifinin banisi ve imam hatibi olan dedem merhum Hasan Hoca, bir dost meclisinde hâzırûna; “Cennet’in kapısındaki kavağı kim kesti?” diye, ilmî bir mesele tavrıyla sual sormuş. Kimse bilememiş. Meğer sualle kastedilen, mahalle komşusu Cennet Hanımın kapısının önündeki kavakmış! Bu sual, o günden, yazımıza başlık olduğu bugüne kadar lâtif bir lâtife olarak hafızalarda yerini almış.

İnsana mahsus bir davranış biçimi olan şaka, tatlı olursa, ruha nefes aldırır; acıtıcı davranışsa, muhabbeti soldurur.

Dipnotlar:

1- TDV İslâm Ansiklopedisi. 17: 304. 2- Heysemî, 13: 89. 3-A.g.e. 10: 419. 4- Nâbî, Hayriyye, 87. 5- Said Nursî, Lem’alar, 19. 6 -Camiü’s-Sağîr, 3: 1139 (Deylemî’nin Müsnedü’l-Firdevs’i). 7- Defterdar Sarı Mehmet Paşa, Devlet Adamlarına Öğütler, 20.

Okunma Sayısı: 2348
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı