"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Edep başa taç imiş

Ali Rıza AYDIN
21 Haziran 2018, Perşembe
Toplumda örf, âdet ve kural hâlini almış iyi tutum, incelik, kibarlık, hayranlık ve takdir gibi davranışlar veya bunları kazandıran malûmat manzumesinin hepsine birden “edep” denilmektedir.

Nitekim İslâm’da edep kültürünün en eski kaynaklarından biri olan “Edebü ‘l –küttab” adlı eserde, “dilin edeplendirilmesi”, bir de “nefsin edeplendirilmesi”nden söz edilerek kişinin dilini edeplendirmeden önce nefsini edeplendirmesi, ahlâkını güzelleştirmesi gerektiği; nefsin edeplendirilmesinin de iffet, hilim, sabır, doğruya saygı, vakar ve merhamet gibi erdemlerle mümkün olduğu anlatılır.”1

“Edep terimi “gelenek, görenek, ahlâk” gibi öne çıkan manalarının yanında İslâm kültürünün tarihî seyri içinde çeşitli mevkiler, meslek ve san’atlar; eğitim ve öğretim; tasavvuf ve tarikat; ilmi araştırma ve tartışmalar; ibadet, duâ ve Kur’ân okuma gibi dinî faaliyetler; yeme içme, giyim kuşam, temizlik vb. günlük meşguliyetler; her türlü sosyal ilişki ve hayatın diğer bütün alanlarına dair bilgiler ve en uygun davranış tarzları için kullanılan son derece geniş kapsamlı bir terim haline gelmiştir.”2

Çeşitli kesimlere mensup insanların kendilerine has edepleri bulunduğunu düşünen tasavvuf ehli kimselere göre genellikle edep; şeriat, hizmet, hak ve hakikat edebi olarak dörde ayrılır. Şeriat edebi Allah tarafından vahiy ve ilhamla öğretilir. Allah Peygamber’ini (asm), Peygamber de ümmetini bu edeple terbiye etmiştir. Allah’ın Peygamber’ine (asm) öğrettiğine “İlâhî edep”, Peygamber’in ümmeti ne öğrettiğine “Muhammedî (asm) edep” denir.

İşte bu konuyla, yani Muhammedî (asm) edeple alâkalı olarak, Risale-i Nur’da, “Sünnet-i Seniyye edeptir. Hiçbir meselesi yoktur ki, altında bir nur, bir edep bulunmasın”3 ifadesi yer almaktadır. Bunun mesnedi ise, Peygamber Efendimiz’in (asm), “Rabbim bana edebi güzel bir surette ihsan etmiş, edeplendirmiş” hadis-i şerifidir.

Ebû Ali ed-Dekkak, “İnsan ibadetiyle Cennete girer, ibadetteki edebiyle de Allah’a erer” diyor.

Edebe verilen ehemmiyete bakın ki, ser-levha olarak, Osmanlı tekkelerinin, dergâhlarının, hatta evlerinin vazgeçilmezlerinden biri, “Edep yahu!” yazılı levhalardı.

Ecdadımız, her şeyden önce, “edepli” olmayı şahsiyet yapısının vazgeçilmezlerinden sayar; yürürken, koşarken, otururken, kapalı bir mekâna girerken, mekândan çıkarken, selâm verirken, hâl hatır sorarken edepli olmaya özen gösterirlerdi.

Ayakkabıları yere vurmak, selâmsız mekâna girmek, büyüklerin yanında sere serpe oturmak, bağırarak konuşmak, büyüklerin sözünü kesmek “edepsizlik” sayılırdı.

“Edep yahu” serzenişi, ağır suçlardan biri sayılırdı. Edepsizlik manasına gelen davranışlara sapanlar böyle ikaz edilirdi. Bu yüzden “Edep yahu” levhasını duvara asarlar, çocuklarına önce “edeb”i öğretirler, “Edepsizlikten, edepsizlerden, hayâsızlıktan, hayâsızlardan Ümmet-i Muhammed’i koru Allah’ım” diye duâ ederlerdi.

Bu hassasiyetten dolayıdır ki; tarihî resimlerinde, tablolarında, minyatürlerinde edep dışı bir duruş, bir oturuş figürü görülmez. Hz. Mevlânâ, “Edebi olmayan yalnız kendine kötülük etmiş olmaz. Belki bütün dünyayı ateşe vermiş olur” diyor.

Lâkin edepsizliği resimlerde bile görmeye tahammül edemeyen ecdat, günümüzdeki edeplileri (!) görselerdi ne yaparlardı acaba?

Her halde yanlış bir ülkeye geldiklerini zannederlerdi...

Dipnotlar:

1- TDV İslâm Ansiklopedisi, 10: 412 (İbn Kuteybe, Edebü ‘l –küttab, 14.). 2- Age, 14. 3- Said Nursî, Lem’alar, 59.   

Okunma Sayısı: 2141
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı