"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hasbihal

Ali Rıza AYDIN
02 Kasım 2017, Perşembe
Gelin bu hafta, birlikte, bir konunun künhüne şöyle bir göz atalım:

Memleketimizde ekonomin çıtası son yıllarda oldukça yükseldi. Her şeyin fiyatı uçtu gitti. İş kuranlar kurdu, iş bulanlar buldu; kuramayan, bulamayan ortada kaldı.

Peki, ne yapsın bu insanlar?

İş yok, aş yok, mani ise pek çok.

Şöyle bir düşünelim; bir genç ya da genç kalmış biri, işletme açıp oradan rızkını temin etmeyi düşünecek olsa, bakın hangi köprülerden geçmesi gerekiyor:

Önce, elindeki sermayesine uygun mütevazı bir dükkân kiralaması gerekiyor. Gerekiyor da, dünden bugüne kiralar üç beş misli katladı. Bir defa, “iş yapar” ihtimali taşıyan dükkânların kirasına ve hava parasına bu da yetmiyor. Kenar köşe yerlerde dükkân açmak ise, peşinen batmak demek.

Tut ki, canını dişine taktı, varını yoğunu ortaya koydu ve “iş yapar” vasfında bir dükkân kiraladı. O gün, o an prosedür başlıyor:

Evvelâ, bir muhasebeci. Hemen ardından Vergi Dairesi’ne kaydolma; Belediyeden İşyeri Açma Belgesi, İlân Reklâm kaydı ve Levhası, Çevre Temizlik Vergisi kaydı ve Levhası, gerekiyorsa, İtfaiye Müdürlüğü’nden Gayr-ı Sıhhî İşyeri Açma belgesi, motorlu bir âlet çalıştırılacaksa yine belediyenin ilgili dairesinden Motor Kullanma Ruhsatı alma; İş koluna göre, Oda Kaydı; SGK kaydı; yine iş koluna göre, yetkili İş Güvenliği Uzmanı’yla sözleşme akdetme. İş, gıda satan, gıdaya temas eden bir işse Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı’ndan uygunluk belgesi.

Küçük bir işyeri açmak ne kadar kolay, ne kadar pratik (!) değil mi?

Çok kolay da, bunların hepsi, arkasında ciddî gider bulunan konular.

Bitmedi:

Mal sahibine kira; devlete kiranın % 20’si oranında Stopaj, KDV; SGK primleri; muhasebeci ücreti; İş Güvenliği firmasının ücreti; işçi varsa, maaşı ve sigorta primi, işveren için BAĞ-KUR primi;  elektrik, su, doğalgaz, telefon faturaları; işyeri iş hanındaysa, İş Hanı Aidatı -ki, neredeyse kira kadar- bir de, hiç hesaba katılmayan görünür görünmez giderler…

Bunların hepsi aylık ödemeler.

Yine Maliyeye Gelir Vergisi, Muhtasar Vergisi; belediyeye İlân Reklâm Vergisi, Çevre Temizlik Vergisi; Oda Aidatı (ilk önce Oda Kayıt Bedeli, sene sonlarında da Munzam Aidat).

Bunlar da sene sonları ödenmesi gereken mecburî giderler.

Eğer bütün bunlardan sonra para artarsa, o da evdekilerin maişetine.

Küçük bir iş yeri kurmanın; daha doğrusu, iş yeri kuramamanın fotoğrafı işte, bu!

Soruyorum, dostlarım; nasıl geçilir bu köprüden?

Âdeta, “İş-güç kurmak senin neyine?” der gibi, yokuş bir yol.

Allah rahmet eylesin, “Baba” öldü.

İyi de, devlet “baba” değil mi? En azından, halkına, baba gibi davranmalı değil mi?

Yani, veren; yani, kolaylaştıran…

Hadis-i şeriflerinde, Peygamberimiz (asm); “Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız!” (Buharî, 3:72) buyurmuyor mu?

Öyle ise, müteşebbisin işini kolaylaştırın!

Okunma Sayısı: 814
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı