"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstemede sınır yok

Ali Rıza AYDIN
19 Temmuz 2018, Perşembe
Her insanın ihtiyacı ya da bir maksadı için; dini için, dünyası için; ana babası, evlâdı için; gönlündeki muradı için duâ eder, Rabbine.

Âlemlerin Rabbi, “Eğer duânız olmasa Rabbim katında ne ehemmiyetiniz var?”1 diyor.

İnsanlar bu; bazen de, bazılarının istediklerini istemek için duâ eder. Bilmezler, akıbetinin ne olduğunu, ne olacağını; istenilen şeylerin kimlere yâr olacağını. Ama yine de, duâ eder insanlar. Eden bilmese de, edilen, istenenin her hepsine vâkıftır.

Ya verir, ya vermez ya da murad eder, âlâsını lütfeder.2

Yeter ki istenen, halk tabiriyle, “Kabul olmayacak duâya” amin demek olmasın.

Duânın, âciz beşerin taleplerini Mevlâ’sına arz etmesinin yanında, insan ruhunu rahatlatıcı, tedavi edici faydaları da bulunmaktadır. 

Çünkü, “Duâ eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder.”3 

Duâ, sınırlı, sonlu ve aciz olan varlığın sınırsız ve sonsuz kudret sahibi Mevlâ’sı ile kurduğu bir köprüdür; hâlini, pürmelâlini arz edeceği; “Yalvara yakara gizlice duâ edeceği”4 yegâne kapıdır, O’nun kapısı.

Böyle olmakla birlikte, Allah (cc), yarattığı mahlûkun karakterini şöyle tarif ediyor: “İnsana bir darlık dokunduğu zaman yanı üzere yatarken, otururken yahut ayakta bize yalvarır, ama biz onun sıkıntısını giderince sanki kendisine dokunan bir darlıktan ötürü bize hiç yalvarmamış gibi hareket eder.”5

Peygamberimiz (asm), bir hadis-i şeriflerinde, “Allah katında duâdan daha şerefli bir şey yoktur”6 buyuruyor.

Biz yine de aczimizin, fakrımızın, şu perişan hâlimizin idrakiyle; habîb-i Kibriyâ’nın lisanından ve dahi onun şefaatini umarak, gelin, Ebû Hüreyre’nin (ra) rivayet ettiği şu Peygamber duâsını bizde yapalım, Rabbimizin mağfiretli kapısına kapanalım:

“Allah’ım! Bütün işlerimin başı olan dinin konusunda hataya düşmekten beni koru! Yaşadığım şu dünyadaki işlerimin yolunda gitmesini sağla! Dönüp varacağım ahiretimi kazanmama yardım et! Hayatım boyunca daha çok hayır yapmama imkân ver! Her türlü kötülükten kurtulmamı sağlayacak bir ölüm nasip eyle.”7 

Amin, binler kere amin!

Dipnotlar:

1- Furkan Sûresi, s. 77. 2- Said Nursî, Sözler, s. 287. 3- Said Nursî, Mektubat, s. 291. 4- A’râf Sûresi, s. 55. 5- Yunus Sûresi, s. 12. 6- Tirmizî, Daavat, 1. 7- Müslim, Zikir, 71, 73. 

Okunma Sayısı: 859
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı