"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Takvim yaprakları gibi

Ali Rıza AYDIN
12 Temmuz 2018, Perşembe
Gelmek kıymetli, gitmek de kıymetli; her şeyden önce, “var olmak”, var edilen varlığımız ve bahşedilen ömrümüz, paha biçilmez bir kıymette.

Duvar takvimin ortalama fiyatı, perakende, beş lira. Her gün bir yaprağını kopardığımız 365 günlük duvar takvimi, bize, ömrümüzden eksilen günleri, hayat ağacımızdan düşen yaprakları bir senede 365 defa hatırlatıyor; tıpkı ağaran kaşların, dökülen saçların, solgun bakışların hatırlatışı gibi… Hâl böyle olunca, duvar takviminin değeri, bu yönüyle, 5 liraya ucuz kalır.

Elbette ki bu, hesap-kitap bilene…

Gelmek kıymetli, gitmek de kıymetli; her şeyden önce, “var olmak”, var edilen varlığımız ve bahşedilen ömrümüz, paha biçilmez bir kıymette.

İnsan, takvimin tükenişini görür de, kendi hayatının ne safhada olduğunu, yolun neresinde bulunduğunu göremezse, zarardadır.

Senenin yarısına geldik.

Yeni senenin yeni gününde, yeni bir takvim daha alabiliriz, ama ömrümüze, başa dönüp, bir “an” dahi katamayız. Çünkü takvim yenilense, yeni yaprak öncekine benzese de, evvelkinin gayrıdır. Ömür de böyle.

Giden gitmiş, biten bitmiş bir kere!

Takvim gibi, kıymeti maddî olmayan ve yerine buralarda yenisi bulmayan hayatın her lâhzasını, yırtıp atmak değil de, veriliş maksadına muvafık kullanmak gerekmez mi?  

Mükellef olduğumuz müsbet ibadetler, taatler belli... 

Bir de, O’nun rızasına vesile olan ve hem ömrümüzün her yaprağına, hem de yaptıklarımıza mana katan güzel davranışlar var ki, işte, bunlar cümle derdin devâsı.

Bediüzzaman, kişinin kendini tanıması ve varsa, problemlerin çözümünde gerekli psikolojik zeminini oluşturacak önemli bir formül veriyor ve “Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır” (Mektubat) diyor.

Esasen, geçip giden günlerin, iz bırakıp; böylesi bir bakış açısının, saadet pırıltıları neşretmesine vesile olacağı sır, burada; anahtar cümle, işte bu: Güzel görmek!

Görülen güzelliğin derinliğini fark edebilmek ve böylece hayatın lezzetine erebilmek…

Bulanık görüntüleri, puslu düşünceleri dünyamızdan uzaklaştırmalıyız gönüle ferah, ruha inşirah kapılarını aralayabilme adına. Bu takdirde hem dünyamıza, hem de dünyamızda olanlara renk katar, hep beraber, saadeti tadarız.

Cenâb-ı Hakk’ın ikram ettiği güzel nimetleri yemek, güzel kıyafetleri giymek, onları verene kadirşinaslık gösterip teşekkür etmek ise; cümle yaratılanı, güzel cihetiyle görmek; onlara muhabbet göstermek zihnimize, fikrimize ihsan olan haslettir.

Öyle ise, ömür takviminin son yaprağına gelmeden; “zamanım var” demeden; ahirinde ah u figan etmeden, olanları, olayları güzel yüzleriyle görelim.

Güzelliğin Hâlıkına, bin teşekkür edelim.

Okunma Sayısı: 805
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı