"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ellerime bakarken

Armağan Bahtiyar
04 Ağustos 2017, Cuma
Ellerim!

Tutma dünyayı; kirlenirsin!

“Para, el kiri...” sözünü bilmiyorsan hele... bulaşma dünyaya!

Buluşup buluşup apansız ayrıldığın sevgilerden/sevgililerden bıkmadın mı?

***

Ellerim!

Ne kaldı ellerinde! Bir bak hele!

Bu küçücük ellerine acı, acı da... acıtma ağır ve sana sağır yüklerle!

Sana “yük” olacak ne varsa... uzaklaş oradan!

***

Ellerim!

Sen bilirsin; ama -bildiğim kadarıyla- çok naziksin. Biraz çalışsan yorulur, nasırlaşırsın.

“Eline bakılmaz olur.” demeyeceğim.

Şunu demek beni rahatlatır belki: 

“Elin nasırlaştığına değiyorsa; değsin değeceklerine.”

Bil ki ellerin ayna; bu aynaya iyi bak!

***

Ellerim!

Dünya sana yâr olmaz. Bil/sen ki ah, bu eller kocaman; dünya ufacık; daha bir ufacık kalır, ellerinde. 

{Şunu da demesem olmaz; ellerim, bunu da yaz ki: Ya dünya seni ufalayacak ya sen dünyayı...}

***

Ellerim!

Sonsuz duâlar sığar bu küçük (zannettiğin, ah n’ettiğin) ellerine. 

Ellerini “el” yerine koma, 

Sen ellerini tanımıyor musun yoksa! Yazık etme ellerine; iyi bak!

Ellerini ellerine bıraksan dünyaya değil; duâya açılır. Eller ki en çok duâlarda kendini bulur. Elinin altındayken ellerin bunu dene; kârlı çıkacaksın.

***

Ellerim! 

El açmak sadece O’na olursa ellerin dolar. El açanlara el açmak züldür, zulümdür. El açtığın da el açıyorsa... değer mi! 

Adını sanını bilmediğim biri şöyle demiş: 

“Benim eksikliğim çoktur tapunda;

Niyaza el açıp durdum kapunda.”

Anladın mı ellerim; biz buraya O’na el açmaya geldik. Yoksa aç/açık kalırız.

Aç/açık kalmamanın, âşık kalmanın sırrı; O’na el açmak...

***

Ellerim!

Biliyorsun bir gün dünyadan elin ayağın kesilecek.

Ama baştan sona “dünya” kesilmişsen; dünyadan kesilmen çocuğun sütten kesilmesine benzeyebilir.

Her an “dün” oluverecek dün/ya için el etek öpmek hangi kitapta yazıyor!

***

Ellerim!

Eline yüzüne bakılacak işler yap. İşlerini eline yüzüne bulaştırma.

Ellerinin senin “elçi/lerin” olduğunu unutma! Duâ el’çilerin...

***

Ellerim!

Şu gel geç aşkları tutma bu ellerle. Yarın sana “el/yabancı” olacaklara el atma. Sen de yabancı ol/sana sonsuz el atamayanlara.

***

Ellerim!

Ellerini bağla. O namaz duruşu/duruluşu var ya... Ellerini bağladığında...

Kendini zapt u rapt altına aldığında...

Faniliklerden uzaklaştığında...

İşte, namazdaki fotoğrafında ellerinin... İşte, “on parmağında on marifet” bu.

Bu beden yükünü (b/ağlayıp) ellerinle sonsuza postalıyorsun.

Okunma Sayısı: 1043
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı