"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Said Nursî’nin yol arkadaşları kimlerdi?

Atilla YILMAZ
10 Ekim 2017, Salı
1925 Senesinde Van Erek Dağı’ndaki inzivadan alınarak Burdur vilayetine, daha sonrada Barla nahiyesine sürgün gönderilen Bediüzzaman, toplumdan izole edilerek yalnızlığa terk edilmişti.

Gözden ırak bir köyde ölüp gitmesi beklenen Bediüzzaman; ümmî, okur yazarlığı olmayan köylülerin içerisinde, istikbalin medeniyetini gergef gergef sabırla işleyecek, bir ‘Barla Medeniyeti’nin tohumlarını, Anadolu insanının gönlüne ekecekti. Etrafında âlimler, müderrisler yoktu. Mühendisler, öğretmenler yoktu. Hakimler, avukatlar yoktu. Ama Onun cazibesine daha ilk günden kapılan, muhacir Hafız Ahmet’ler, İlamalı Sabriler, Mübarek Süleymanlar vardı.

Bakın kimlerle çıktı yola Bediüzzaman?

Urgancı Hilmi, Semerci Mustafa, Bahçeci Süleyman, Demirci Salih, Marangoz Ahmet, Çerçi Bekir, Amele Süleyman, Çilingir Ali, Tenekeci Mehmet, Saatçi Lütfi, Terzi Mehmet, Keçeci Mustafa.

Bunlardan ne olur demeyin Allah aşkına. Bunlarda öyle bir ihlas, öyle bir samimiyet öyle bir sabır vardı ki; 

“Eder tedvir-i alem bir mekinin kuvve-i azmi

Cihan titrer sebat-ı erbab-ı pay-ı metanetten.’’ (N.Kemal)

Bu ümmî köylüler, bu çiftçi amele insanlar; Yasakların, dipçiklerin, karakolların, hapishanelerin, sürgünlerin en yamanlarına yiğitçe göğüs gerdiler. Üstadları Bediüzzaman’ın arkasında ve yanında yan yana omuz omuza durdular.

Bediüzzaman da mukaddes iman davasını bu sıradan insanların ihlaslı hizmetlerinin ve iman dolu omuzlarının üzerinden müderrislere, mühendislere, muallimlere ve bilumum beşeriyete ulaştırmayı başardı.

Bu haliyle; ‘Nurculuk Olgusu’nun ve hareketinin üzerinde analizler yapmak, bu durumu ve bu tebliğ metodunu irdelemek ve hakkında tezler hazırlamak bir vedia olarak önümüzde durmaktadır.

Okunma Sayısı: 1955
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali Tam

    10.10.2017 16:34:25

    Bütün Ruhaniyet, Evliyaullah, 40lar vs tesanüd icindeydi. Aziz Mahmud Hüdai Hz.lerinin Ruhaniyetiyle tesanüdü vardiysa Ladikli Ahmed Aga'nin isbat-i vücud ile tesanüdü vardi... Gavs-i Azam'in, Hz. Ali RA in kudsi himayeleri zaten herkesce biliniyor. Yani, bütün serr odaklari birlesse onlari hak ile yeksan edecek bir HIZBULLAH ORDUSU YEK VÜCUD olarak Hz. Üstadin herdaim yanindaydi.

  • Yüksekdağ

    10.10.2017 16:23:12

    Saff-ı evvel Nur Şakirdlerinde samimi ihlas olduğu gibi nihayetsiz metanet, sebat ve sadâkat de vardı. Onlardaki bu vasıflara ulaşmak biz nur talebelerinin şiarı olmalı ki şahs-ı manevîden ayrılmayalım inşallah. Yazarımız Atilla ağabeyi bu mübarekleri kaleme aldığı için teşekkür ediyorum.. Üstadımıza ve bu değerli saff-ı evvel abilerimize binler fatihalar..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı