"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kilometrelerce uzakta Yeni Asya’yı görmek ayrı bir keyifti

Aytekin COŞKUN
09 Şubat 2018, Cuma
Sydney’deki güzel mekânda “Mesnevî-i Nuriye”den bir bölüm okuduk. Allah’a şükür kendimi evimde gibi hissettim. Kilometrelerce uzakta bir yerde Yeni Asya’mızı görmek ve abilerimizle hasbihal etmek ayrı bir keyifti.

Avustralya Notları - 3

Cuma hutbesi Türkçe ve İngilizce okunuyor

Uzak kıt’a Avustralya’dan doğan: Nur The Light

KİAMA BLOWHOLE, MÜSBET HAREKET, BEDİÜZZAMAN

Kiama Blowhole, tabiat harikası bir yer, ayrıca Anzakların hatırlanması açısından dikilen anıtın bulunduğu bir harika yer ve muhteşem bir mekân. Rabbim tarafından insanlara ‘beni akılda tutun, hatırlayın’ manasında bir yer. Bu yapı da tam bir Rabbimin harikası; kap kara taşlardan ve kayalardan oluşmuş bir mekân. Bu taşların arasından “hava deliği” tarzında yapılar var. Burası panayır havasında, insanlar ve satıcılar buraları dolduruyorlar. Hafta sonu Sydney halkının gittiği yerlerden birisi. Sydney’e yaklaşık 60-70 km uzaklıkta. Hiç bozulmadan, daha doğrusu o yaratılış şeklini hiç değiştirmeden insanlara sunulmuş. En güzel ve hayran olduğum tarafı ise okyanusun gel git olayı ile bu kapkara taşların arasından patlar tarzda fışkıran okyanus sularını görmek mümkün. Ayrıca gel git olayları ile dolan bu tabiî havuzların içinde yüzmek de bize nasip oldu. Gel git olayları ile havuzlar doluyor ve insanlar orada yüzüyorlar. Berrak ve soğuk bir su sizi karşılıyor. Tek kelime ile harika. 

En önemli kısmı ise Anzakların anısına dikilen kule. 100. yıl kutlamaları sırasında buraya Anzaklara hitaben kule benzeri bir yapı dikmişler. Bu anıtı görmenizi dilerim, insan çok etkileniyor. Ecdadımızla yine-yeniden iftihar ettik. Çanakkale Savaşı’na katılan Anzak askerlerinin, savaş yenilgisine ve esir düşmelerine rağmen, Türk askerlerinin onlara olan yardımsever davranışlarının sebebi Türk askerlerini unutamadıklarını, yaptıkları kule benzeri bir yapıyla birlikte Sydney’de de Anzak Köprüsü’nü yaparak bizleri yad etmelerini görünce çok duygulandım. Hatta Almanlar da bu bölgeye anıt yapmak istemişler, fakat esir düştüklerinde onlardan çok kötü muamele gördükleri için asla kabul etmemişler. Bu notu orada yaşayanlardan öğrendim.

Hülâsa, Bediüzzaman’ın da bize gösterdiği ‘’Müsbet hareket’’ prensibini, yıllar sonra ecdadımızdan bu şekilde görmek ve öğrenmek bizlere büyük bir haz verdi. 

Buraya kadar gelinirde buraya özgü olan çok meşhur yemekleri “fish and chips” yemeden olur mu? Mutlaka tadına bakmalısınız. Kızartılmış balık ve patates, tabi martılar izin verirse yiyebilirsiniz ya da beraber yemelisiniz.

DOOLEYS CATHOLIC CLUB

İlk defa rastladığım bir yapıdan bahsetmek istiyorum. Çok büyük bir alana kurulmuş, fitness, restorant, toplantı salonları, marketi ve gazinosu olan büyük bir merkez. Telefon açıyorsunuz gelip sizi evden alıyorlar. Çok lüks restoranlarda yemek yiyorsun hem de çok ucuza. Amaç insanları buraya taşımak, toplamak. İbadet etmese de burada olmalarını sağlamak. Kumar oynamaya da teşvik ediliyor, yeter ki burada olsunlar. Yalnızlık çeken Avustralyalılar burada olmaktan ve vakit harcamaktan uzak kalamıyorlar. Zaten din yok, kiliselere giden de yok bari hiç olmazsa kumar oynarken ya da yemek yerken dinî ritüelleri uygulatma şansı bulsunlar. Bu gaye ile kulüp kurmuşlar. Kiliseye gitmeyenler bu tarzdaki Hıristiyan kulüplerine üye yapılarak ve kumar oynatılarak buralarda tutulmaya çalışılıyorlar.

WATTAMOLA SAND

Royal National Park geçerek Wattamola sand’a gidiyoruz. Ulusal parkın hemen önünde akıl almaz kum taneleri ile Rabbimin süslediği okyanus kıyısı bir plaj, hafta içi insanlar yok denecek kadar az. Aileni al ve yüzmeye git, muhteşem bir plaj, orman, kum, deniz, uçsuz bucaksız. Su o kadar soğuk ki ilk etapta suya alışmak için çok zorlanıyorsunuz, fakat sonrasında sudan çıkmak istemiyorsunuz. Otoparkı, yürüyüş parkuru, tuvalet imkânları, suyu ve piknik yapabilmeniz için gerekli bütün imkânları hazır. Geriye insanların huzuru kalıyor.

NEPTÜN PALACE

Merkezde Circular Quay’a yakın, rahatlıkla yemek yiyebileceğiniz birkaç restorandan biri de Neptune Palace. Moğol yemekleri bizim damak tadımıza çok yakın. Mongalian Lamb, ince dilimlemiş yaprak yaprak kuzu etinin soğanla aşk yaşaması ile oluşmuş, güveç çömleği içinde servis edilen harika bir et yemeği. Tek kusuru şeker muhtevasının biraz fazla kaçmış olması. Kimine göre harika bir yemek, kimine göre ise sanki bir tatlı. Yine de lüks bir restoranda helâl olarak sevebileceğimiz yemeklerden. 

MANLY BEACHE

Circuler Quay‘dan feribotlarla gidiyorsunuz. Antalya’daki Lara Plajı tarzında uçsuz bucaksız uzanan Okyanus kıyıları, muhteşem kumsal, incecik kum taneleri ve kıyı boyunca dalgaların vurduğu kıyılar... İnsan sayısı ise çok değil, rahat ve huzurlu bir şekilde denize girebilirsiniz. Yarım saatlik mesafede, günübirlik gidip görülebilir. Denizde kalmak ise kolay değil. Bir anda dalga gelip sizi alır götürür. “Rib” denen ve kendine doğru çekip götüren bir yapısı var denizlerin. Ne kadar yüzme bilseniz de suyun zemininde oluşan paratoner tarzı bir çekim kuvveti sizi alıp denizin içine çekiyor, çok dikkat etmek gerekiyor. 

SYDNEY’DE YENİ ASYA

Bugün 15 Aralık 2017 Sydney Yeni Asya bürosundayım. Halil Bozkaya, Nail Ağabey ve Recep Ağabey, bu üçlü güzel insan, yüz on bir kuvvetinde olup Sydney’de Auburn’de 4 Beatrice’de Kur’ân hizmetine devam ediyorlar. İki katlı olan medresemiz çok ferah ve Auburn Tren İstasyonu’na çok yakın. Hoş sohbet, biraz İstanbul’dan, biraz Sydney’den haberleri paylaştıktan sonra Mesnevî-i Nuriye’den bir ders yaptık, daha sonra yemeğe geçtik. Allah’a şükür evimde gibi hissettim. Kilometrelerce uzakta bir yerde Yeni Asya’mızı görmek ve abilerimizle hasbihal etmek ayrı bir keyifti.

Hayat şartları çok iyi, sosyal refah devleti olarak biliyorlar buraları. Avustralya’dan pek ayrılmayı düşünmüyorlar. Bir işleri var, dersleri takip ediyorlar, çocukları burada doğmuş ve büyümüş, “gitsek bir yarımız burada kalacak”, “kalsak zaten kalıyoruz” diyerek sadece anavatan özlemi duyduklarını ifade ediyorlar. Yaşlanan ve bakıma muhtaç hale gelen ilk nesil buralarda yaşamalarını sürdürüyorlar. Birbirlerinden ve cami cemaatinden ayrılmadan. Artık buralar onların vatanları olmuş. 

BRİGHTON-LA-SANDS

Gecenin sessizliğinde, okyanusun dalga sesleri arasında, ay ışığının yakamozunda, kumsalda, o inanılmaz ince kum taneleri üzerinde kahvenizi ele alıp yudumlamak, bunu yaşamak birçok dünya üzerindeki insana nasip olmayabilir. Allah’ın bir lütfu idi bana. Muhteşem bir sahil, kumların inceliğine bakar mısınız ya, bu kadar temiz ve ince bir kumla kaplı sahil görmemiştim. 

FLEMİNGTON

Flemington, Pazar günü halka açık esnafının kurduğu bir pazar. Genelde esnaf Türklerden oluşmuş, buranın hakimi olmuşlar ve her kesime hitap ediyorlar, iğneden ipliğe her şeyi bu pazarda bulmak çok kolay. Mutlaka pazarlık edin faydasını göreceksiniz. Sadece Pazar günü kuruluyor bilginize. 

KRALİÇE VİCTORİA BİNASI, (Queen Victoria Bulding)

Alış veriş yaparken ülke tarihine ve görkemli mimarisine şahit olmak isteyenler için kaçırılmayacak bir adres olan Kraliçe Victoria Binası, alışılmış alış veriş merkezi imajının dışında bir görünüme sahip. Bu tarihî binanın içinde kafeler, ofisler ve konser salonları da yer alıyor. Hemen hemen aradığınız her şeyi bulabileceğiniz bu renkli ve canlı alış veriş binası, şehre gelen konukların en gözde duraklarından. Belediye Binası’nın karşısında bulunan bu tarihî ve muhteşem alış veriş binasının hemen girişinin önünde Kraliçe Victoria’nın heykelini görüyoruz. İçeriye girdiğimizde çok renkli ve hareketli bir ortamla karşılaşıyoruz. İnanılmaz bir restorasyon yapılmış, eski hali ile korunmuş. Mutlaka görülmesi gerekli bir yer.

REDFERN

Aborijinlerin en çok yaşadığı yer olarak biliniyor, ayrıca sayıları çok az kalmakla beraber Harbour Side’da gösteri yaparak para kazanmaya çalışıyorlar. Australia’nın gerçek sahipleri iken şimdi tek tük azınlıkta kalan toplum olmuşlar. İnanılır gibi değil, sözüm ona Captan Cook burayı keşfettiği söyleniyorsa da sadece altın ve elmas peşinde koşan biri olarak tarih kitaplarında yer edinmiş. Buralara ayak bastığında burada yaşayan Aborijinlerin ekserisini yok etmişler. Sydney’de bir banliyö niteliğindeki bu yerde çoğu Aborjin olan halkı seyre devam ediyoruz.  

MELBOURNE YOLCULUĞU

Bugün 20 Aralık 2017, Melbourne’ye Tiger Havayolları ile uçuşa hazırlanıyorum. İlk defa rastladığım bir uygulamayı görünce çok şaşırdım. Uçağa geçeceğimiz bir anda elinde kantarla dolaşan hostes, el bagajlarını tek tek tartıyor ve 7 kilo üzerinde ise bilet parasının yarısı kadar ekstra ücret alıyor. Pegasus’a rahmet okutturuyor. Ayrıca chekc-in yapmak da ücretli. İnanılır gibi değil. Ama bunların hiçbirisi önemli değil, çünkü Melbourne’e, kıymetli Fatih Ağabeyi ziyarete gidiyorum, hayırlı yolculuklar olsun inşallah.

Gezi: Op. Dr. Aytekin Coşkun

 

Okunma Sayısı: 1833
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı