"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kuşların en zekisi kargalar mı?

29 Haziran 2018, Cuma 19:11
Bilim adamlarının yiyecek otomatıyla yaptığı test, kuş türlerinin en zekisinin kargalar olduğunu ortaya koydu.

BBC'de yer alan habere göre, Fransız Denizaşırı Bölgeler Topluluğu üyesi Yeni Kaledonya'da vahşi kuşlar üzerine çalışmalar yapılan bir koruma merkezinde, bazı kargalar yiyecek otomatının nasıl çalıştığını çözdü.

Araştırmacılar, kargaların bir süre sonra önlerine bırakılan kağıdı otomatın para bölümüne sokarak yiyecek almayı başardığını gözlemledi.

Cambridge Üniversitesi'nden Sarah Jelbert, "Kargalar için kutu şeklinde bir yiyecek otomatı hazırladık. Kutunun üstüne altında et parçaları sakladığımız taşlar ve kağıtlar koyduk. Daha sonra kargalara, taşlarla kağıtları makine üstündeki bir deliğe atmayı öğrettik. Böylece makineden yiyecek alabiliyorlardı. Kargalar sistemi çözdükten sonra testi biraz daha zorlaştırdık ve deliğe sığmayacak kadar büyük büyük kağıtlar attık." ifadelerini kullandı.

Jelbert, kargaların bu kez de kağıtları gagalarıyla parçalayarak otomatı çalıştıracak boyuta getirip yine yiyecek almayı başardığını belirtti.

Testlere tabi tutulan kargaların yarısının karmaşık mekanizmaları çözmeyi başardığı aktarıldı.

Yiyecek otomatı testinin kargalar üzerinde yapılan en yeni ve en ileri düzey test olduğu, sonuçların kargaların kuş türlerinin en zekisi olduğunu ispatladığı kaydedildi.

Araştırma, "Nature Scientific Reports" dergisinde yayımlandı.

***

Tıklayınız:

"Müslüman ülkede kuşlar aç demesinler"

30 yıldır kuşlar ile kedi ve köpekler için yuva yapıyor: "O canlar bize emanet"

 

***

Tefekkür Penceresi: Şimdi kuşlara bak...

Yaratılış harikası olan ve insanları tefekküre sevk eden Kainat Kitabı'nın her sayfasındaki Tasarrufat-ı İlahi, müşahede edilerek tefekkür ediliyor.

Hârika bir kudret-i Samedâniye, lezzetli bir hayret ve hayranlıkla dikkatli nazarlar tarafından seyredilmeye devam ediyor .

Kuş Cenneti ve birbirinden güzel yaratılışa sahip kuşlar, Kanat Kitabı'nda kendilerine verilen önemli vazifeleri yerine getirerek eşsiz güzellikte görüntüler oluşturuyor ve adeta hep birlikte Cenab-ı Hakk'ın Kur'an-ı Hakim'de kendileri ile ilgili ifade ettiği ayetleri hatırlatarak “Biz biriz ve bir elden çıkmışız, birtek Zâtın malıyız. Ve birimizi yapan, elbette umumumuzu O yapar” ((Risale-i Nur, Şualar, 2. Şua)) hakikatini ihtar ediyor.

''Şimdi kuşlara bak: Onların söyleşmeleri ve cıvıldaşmaları bir Sâni-i Hakîmin intak ve söyletmesi olduğuna delil-i kat'î ise, hayret verir bir tarzda birbirine o seslerle müdavele-i hissiyat ve ifade-i maksat etmeleridir.''  ((Bediüzzamn Said Nursi, Sözler, 30. Söz, 20. Pencere))

Kuşlar eşsiz güzellikteki görüntülerle adeta bizleri uyarıyor ve;

Mülk Suresi'nin 19. Ayet-i Kerimesini ''Üzerlerinde kanat çırpan dizi dizi kuşları görmezler mi? Onları havada Rahman olan Allah'tan başkası tutmuyor; doğrusu, O, herşeyi görendir.'' hatırlatıyor.

KUR'AN-I HAKİM'DEN KUŞLAR HAKKINDA BAZI AYETLER

Kuşlar eşsiz güzellikteki görüntülerle adeta bizleri uyarıyor ve;

Mülk Suresi'nin 19. Ayet-i Kerimesini ''Üzerlerinde kanat çırpan dizi dizi kuşları görmezler mi? Onları havada Rahman olan Allah'tan başkası tutmuyor; doğrusu, O, herşeyi görendir.'' 

Nahl Suresi'nin 79.Ayet-i Kerimesi'ni ''Göğün boşluğunda Allah'ın emrine boyun eğdirilerek uçuşan kuşlara bakmadılar mı? Şüphesiz bunda inanan bir toplum için âyetler (ibretler) vardır.''

En'am Suresi'nin 38. Ayet-i Kerimesini ''Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi) toplanıp Rablerinin huzuruna getirilecekler.''

Nur Suresi'nin 41. Ayet-i Kerimesi'ni ''Görmez misin ki, göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini? Her biri kendi tesbihini ve duâsını bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilir.''

Neml Suresi'nin 16. ve 17. Ayet-i Kerimelerini ''Süleyman Davud'a varis olup dedi ki: "Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden (nasip) verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur." ''Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları Süleyman'ın hizmetinde toplandı, hepsi bir arada (onun tarafından) düzenli olarak sevkediliyordu.''

Sebe Suresi'nin 10 Ayet-i Kerimesi'ni ''Andolsun ki, biz Davud'a tarafımızdan bir fazilet verdik. "Ey dağlar! Onunla beraber tesbih edin." dedik ve bunu kuşlara da (emrettik) ve ona demiri yumuşattık.''

Sad Suresi'nin 19 Ayet-i Kerimesi'ni ''Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.'' hatırlattı.

RİSALE-İ NUR'DAN BİR VECİZE

''...Şimdi kuşlara bak: Onların söyleşmeleri ve cıvıldaşmaları bir Sâni-i Hakîmin ((Herşeyi hikmet ve san'atla yaratan Allah)) intak(( konuşturma)) ve söyletmesi 

olduğuna delil-i kat'î (( kesin delil)) ise, hayret verir bir tarzda birbirine o seslerle müdavele-i hissiyat((duyguların karşılıklı alışverişi)) ve ifade-i maksat ((maksadı ifade etme)) etmeleridir.'' ((Sözler, 33. Söz, 20. Pencere))

Risale-i Nur'dan Sözler isimli eserden 33. Söz 20. Pencerden bir bölüm;

''...Demek bir Sâni-i Hakîm tarafından ziya istihdam ediliyor; çarşı-yı âlem sergilerindeki antika san'atlarını onunla irâe ediyor.Şimdi rüzgârlara bak ki: Sair hakîmâne, kerîmâne faidelerinin ve vazifelerinin şehadetiyle, gayet mühim ve kesretli vazifelere koşuyorlar. Demek o dalgalanmak, bir Sâni-i Hakîm tarafından bir tavziftir, bir tasriftir, bir kullanmaktır. Dalgalanmaları ise, emr-i Rabbânînin çabuk yerine getirilmesine sür'atle çalışmaktır.

Şimdi bak çeşmelere, çaylara, ırmaklara: Yerden, dağlardan kaynamaları tesadüfî değildir. Çünkü onlara terettüp eden, âsâr-ı rahmet olan faidelerin ve semerelerin şehadetiyle ve dağlarda bir mizan-ı hâcetle iddiharlarının ifadesiyle ve bir mizan-ı hikmetle gönderilmelerinin delâletiyle gösteriliyor ki, bir Rabb-i Hakîmin teshiriyle ve iddiharıyladır. Ve kaynamaları ise, Onun emrine heyecanla imtisal etmeleridir.

Şimdi yerdeki bütün taşların ve cevahirlerin ve madenlerin envâına bak: Bunların tezyinatları ve menfaatli hâsiyetleri bir Sâni-i Hakîmin tezyiniyle, tertibiyle, tedbiriyle, tasviriyle olduğunu, onlara müteallik hakîmâne faideleri ve mesâlih-i hayatiye ve levâzımât-ı insaniye ve hâcât-ı hayvaniyeye muvafık bir tarzda ihzarları gösteriyor.

Şimdi çiçeklere, meyvelere bak: Bunların gülümsemeleri ve tadları ve güzellikleri ve nakışları ve koku vermeleri bir Sâni-i Kerîmin, bir Mün'im-i Rahîmin sofrasında birer tarife, birer davetname hükmünde olarak, muhtelif renk ve koku ve tadlarla her nev'e ayrı ayrı tarife ve davetname olarak verilmiştir.

Şimdi kuşlara bak: Onların söyleşmeleri ve cıvıldaşmaları bir Sâni-i Hakîmin intak ve söyletmesi olduğuna delil-i kat'î ise, hayret verir bir tarzda birbirine o seslerle müdavele-i hissiyat ve ifade-i maksat etmeleridir.

Şimdi bulutlara bak: Yağmurun şıpıltıları mânâsız bir ses olmadığına ve şimşek ile gök gürlemesi boş bir gürültü olmadığına kat'î delil ise, hâli bir boşlukta o acaibi icad etmek ve onlardan âb-ı hayat hükmündeki damlaları sağmak ve zemin yüzündeki muhtaç ve müştak zîhayatlara emzirmek gösteriyor ki, o şırıltı, o gürültü, gayet mânidar ve hikmettardır ki, bir Rabb-i Kerîmin emriyle müştaklara o yağmur bağırıyor ki, "Sizlere müjde, geliyoruz!" mânâsını ifade ederler.

Şimdi göğe bak: Gök içinde hadsiz ecramdan yalnız kamere dikkat et. Onun hareketi bir Kadîr-i Hakîmin emriyle olduğu, ona müteallik ve yeryüzüne ait mühim hikmetlerdir ki, başka yerde beyan ettiğimizden kısa kesiyoruz.

İşte, ziyadan tut, tâ kamere kadar, saydığımız küllî unsurlar gayet geniş bir tarzda ve büyük bir mikyasta bir pencere açar, bir Vâcibü'l-Vücudun vahdetini ve kemâl-i kudretini ve azamet-i saltanatını gösterir, ilân ederler.

İşte, ey gafil! Eğer bu gök gürlemesi gibi bu sadâyı susturabilirsen ve güneşin ışığı gibi parlak o ziyayı söndürebilirsen, Allah'ı unut. Yoksa aklını başına al, سُبْحَانَ مَنْ تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَاْلاَرْضُ وَمَنْ فِيهِنَّ 1 de. ((Yedi gök ve yer ve onların içinde bulunanlar tarafından Kendisi tesbih edilen Zât, her türlü kusurdan münezzehtir.))

Risale-i Nur'dan Sözler isimli eserden 33. Söz'ü okumak için tıklayınız;

http://www.yeniasya.com.tr/risaleinur/sozler/#1064

***

Tıklayınız:

Hâlık-ı Kâinat’ı hatırlatan sistem: Altın Oran

Kartpostallık bir manzara: Tefekkürlük Ağrı Dağı...

'Gelenler mutlaka bir daha gelmek istiyor'

***

Okumak İçin Tıklayınız:

Kainat Kitabı'nın 'Samanyolu' sayfasında dikkat çeken keşif

Yaratılış kavramı nasıl anlaşılmalıdır? İki yaratılış kavramı: İbda ve inşâ

Mars'ta bilim dünyasını heyecanlandıran iki keşif...

'1,4 milyar yıl önce bir gün 18 saat sürüyordu'

'Her biri, birer yörüngede akar, durur" Merkür'ün Güneş'in önünden geçişi...

Risale-i Nur’u okuyan kâinat kitabını okuyabilir

Coğrafyacı gözüyle: Bol tefekkürlü geceler dilerim

Coğrafyacı gözüyle - 1

Tabiat Risalesi okumaları: Evrim mi ibda ve inşa mı?

Tabiat Risalesi okumaları: Evrim bize ne söyle(ye)mez?

Medresetüzzehra bir Esma okuludur

O dolunay

Tefekkürlük Ağrı Dağı

***

Tefekkür Penceresi...

Allah'ın Müzeyyin ((herşeyi eşsiz sanatıyla süsleyen, güzelleştiren Allah)) ve Cemil ((Sonsuz güzellik sahibi Allah)) isminin tarif edildiği Risale-i Nur'dan bir bölüm;

''...Eğer o yüksek hakikatleri yakından temâşâ etmek istersen, git, fırtınalı bir denizden, zelzeleli bir zeminden sor. “Ne diyorsunuz?” de. Elbette “Yâ Celîl, yâ Celîl, yâ Azîz, yâ Cebbâr“ dediklerini işiteceksin.

Sonra, deniz içinde ve zemin yüzünde merhamet ve şefkatle terbiye edilen küçük hayvanattan ve yavrulardan sor. “Ne diyorsunuz?” de. Elbette “Yâ Cemîl, yâ Cemîl, yâ Rahîm, yâ Rahîm“ diyecekler.

Semâyı dinle. Nasıl "Yâ Celîl-i Zülcemâl" diyor. Ve arza kulak ver. Nasıl "Yâ Cemîl-i Zülcelâl"diyor. Ve hayvanlara dikkat et. Nasıl "Yâ Rahmân, yâ Rezzâk" diyorlar. Bahardan sor. Bak, nasıl "Yâ Hannân, yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ Kerîm, yâ Lâtif, yâ Atûf, ya Musavvir, yâ Münevvir, yâ Muhsin, yâ Müzeyyin" gibi çok esmâyı işiteceksin. Ve insan olan bir insandan sor. Bak, nasıl bütün Esmâ-i Hüsnâyı okuyor ve cephesinde yazılı; sen de dikkat etsen okuyabilirsin. Güya kâinat azîm bir musika-i zikriyedir. En küçük nağme, en gür nağamâta karışmakla, haşmetli bir letâfet veriyor. Ve hâkezâ, kıyas et.'

Sözler, 24. Söz, Birinci Dal - Devamını Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/risaleinur/sozler/#534

***

"Ne kadar güzeldir" deme!

''Dünyayı ve ondaki mahlûkatı mânâ-yı harfiyle ((bir şeyin kendisini değil de, san'atkarını, ustasını, sahibini bilip tanıtan mana)) sev; mânâ-yı ismiyle ((birşeyin bizzat kendisine bakan ve kendisini tanıtan manası))  sevme. "Ne kadar güzel yapılmış" de. "Ne kadar güzeldir" deme. Ve kalbin bâtınına, başka muhabbetlerin girmesine meydan verme. Çünkü, bâtın-ı kalb âyine-i Sameddir ve Ona mahsustur.''

Risale- Nur, Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf

Risale-i Nur'dan Sözler isimli eserden 32. Söz'ü okumak için tıklayınız;

http://www.yeniasya.com.tr/risaleinur/sozler/#962

 

Tefekkürün faziletleri

Risale-i Nur, baştan sona bütün satırlarında tefekkürü ibadet haline getirmiş; “Bir saat tefekkür, bir sene ibadetten hayırlıdır.”6 Hadisinin feyiz ve bereketine mazhar olmuş bir tefekkür ummanıdır.

“Âyet, Hadis ve Risale-i Nur’a göre tefekkürün önemi nedir?”

Konuyla ilgili son derece önemli makalenin devamını okumak için tıklayınız:   

http://www.yeniasya.com.tr/suleyman-kosmene/tefekkurun-faziletleri_216654

***

Okumak için tıklayınız:

Bir sene ibadetten hayırlı amel: Tefekkür

Cassini’den son geçiş...

Son 12 yılın en güçlü patlaması

Tefekkür saati: Türünün ilk örneği ve Güneş'ten 100 bin kat büyük...

Kara delikler ve kara kabir

Aklın sınırlarını zorlayan bir tefekkür: Güneş’ten 21 milyar kat büyük ‘karadelik’

ABD'de tefekkür saati: Astronomi tarihinde bir ilk...

Tefekkür Saati: Hârika bir tasarrufu, lezzetli bir hayret ile seyir vakti...

Çünkü bizler için tasarlanan ve birçok vazife ile vazifelendirilen Güneş,

- Cenab-ı Hakk'ın Esmaü'l-Hüsnasından Nur ismine kesif bir ayine,

- Sema denizinin yüzünde ziyadar bir kabarcık, 

- Dünya sarayının kubbesinde büyük bir elektrik lambası,

- Bahar ve yaz tezgâhında dokunan Rabbanî mensucat için bir mekik, gece-gündüz sahifelerinde yazılan Samedanî mektuplar için bir nur hokkası, 

- Nuranî bir ağaç. Gezegenler onun hareketli meyveleri. Ağaçlara muhalif olarak güneş silkinir, ta o meyveler düşmesin. Eğer silkinmezse düşüp dağılacaklar, 

- Meczub bir serzakir. Zikir halkasının merkezinde cezbeli bir zikir eder ve ettirir,

- Sema yüzünün gözü,

- Allah'ın emrine temessül eden ve herbir hareketini O'nun meşietine tatbik eden bir çöl paşasıdır. ve Cenab-ı Hakk'ın emri ve bilgisi dairesinde hareket etmektedir.

***

Konuyla benzer haber ve makaleler:

'Her biri, birer yörüngede akar, durur" Merkür'ün Güneş'in önünden geçişi...

9 Mayıs Pazartesi günü Merkür kendisine belirlenen yörüge doğrultusunda Güneş'in önünden geçti.

Devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/bilim-teknoloji/her-biri-birer-yorungede-akar-durur-merkur-un-gunes-in-onunden-gecisi_396284

Risale-i Nur penceresiyle bir tefekkür yolculuğu: 'Big Bang Teorisi' ve 'Yaratılış'

Bediüzzaman Said Nursi'nin 'Kainata değişmem dediği' değerli talebeleri, merhum Zübeyir Gündüzalp'in ''Okumak okumak yine okumak. Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak veya kitab-ı kebir-i kainat(büyük kainat kitabını) okumak.'' şeklindeki veciz ifadeleri, hakikate ulaştıracak okumaların, tefekkürlerin önem derecesine vurgu yapmaktadır.

Bu doğrultuda Kur'an-ı Hakim'in hakikatli bir tefsiri olan Risale-i Nur penceresiyle Kainat Kitabı'nın okumaya devam ediyoruz.

Ve Cenab-ı Hakk'ın Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ında da vurguladığı ''De ki: “Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” (Ankebut Suresi,20) fermanı ve Peygamber Efendimizin -Aleyhissalatu Vesselam- “Bir saat tefekkür, bir sene ibadetten hayırlıdır” hadis-i şerifleri doğrultusunda Cenab-ı Hakkın kainattaki zerrlerden yıldızlara kadar olan azim tasarrufatını tefekkür ediyoruz.

Devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/bilim-teknoloji/risale-i-nur-penceresiyle-bir-tefekkur-yolculugu-big-bang-teorisi-ve-yaratilis_364403

Mimar Sinan’ın ustalık imzası Selimiye ve Risale-i Nur'da Mimar Sinan...

Risâle-i Nur'da Mimar Sinan ismi, yaratılıştaki harika sanat ve maharete bağlamında zikredilirken; mevcudatın yaratılışı Cenab-ı Hakk'a verilmeyip kendi kendilerine verildiği zaman, her bir taşın, zerrenin Mimar Sinan kadar bir maharete malik olmaları gerektiğine işaret edilmektedir. (Sözler, s. 510)

Devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/foto-galeri/mimar-sinan-in-ustalik-imzasi-selimiye-ve-risale-i-nur-da-mimar-sinan_392688

Kainat 'biz biriz ve bir elden çıkmışız' diyor: Levh-i Mahfuz ve İnsan Hafızası

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/kainat-biz-biriz-ve-bir-elden-cikmisiz-diyor-levh-i-mahfuz-ve-insan-hafizasi_364034

***

Okumak için tıklayınız:

Tefekkür penceresi: Ağaçlardaki sistem hayret uyandırdı...

Dikkat çeken araştırma: Arılarla ilgili yeni bir tefekkür penceresi

Moğolistan'ın dev 'kaya kaplumbağa'sı ve Bakara Suresi'nin mucizevi ayeti

Kainat Kitabı'nın 5000 yıldır okunan güzel bir sayfası...

Bir saat tefekkür...

''Acaba bu serseri yıldız arzımıza çarpmasın mı?''

Gökte bir kuyruklu yıldızı görse...

Bir iğne ustasız, bir harf katipsiz, bir robot da 'mühendis'siz olmaz...   

***

Yaratılış kavramı nasıl anlaşılmalıdır? İki yaratılış kavramı: İbda ve inşâ

“İbda-ihtira-inşa ne demektir?”

İKİ İŞARET FİŞEĞİ

Bu kavramlar, hilkat mu’cizesinin iki işaret fişeğidir:

1- İhtira ve ibda’

2- İnşa, terkip ve san’at.

Bediüzzaman, müşahede ettiği hilkat sahifelerini bu iki tür kavramla güncelliyor, gündemimize getiriyor. 

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/suleyman-kosmene/iki-yaratilis-kavrami-ibda-ve-insa_336748

***

NASA'yı değil, anlattıklarını dinleyiniz!

...Fakat çok az kimse -eserden sanatkara geçmek- prensibiyle, muhteşem bir yaratılış, hikmet ve iradeyle konumlandırılan ve birçok amaca hizmet etmesi amacıyla vazifelendirilen Güneş'in ve bulunduğu Güneş Sistemi'nin yaratılışındaki harikalara dikkat çekti. 

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/dunya/nasa-yi-degil-anlattiklarini-dinleyiniz_366749

***

''Acaba bu serseri yıldız arzımıza çarpmasın mı?''

(...) Fakat, meşhur bir münevverü’l-akıl denilen kalbsiz bir fâsık feylesof ise, gökte bir kuyrukluyıldızı görse, yerde titrer, “Acaba bu serseri yıldız arzımıza çarpmasın mı?” der, evhâma düşer. (Bir vakit böyle bir yıldızdan koca Amerika titredi. Çokları gece vakti hanelerini terk ettiler.)

Risale-i Nur'dan Sözler isimli eserden ilgili bölümün devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/risaleinur/sozler/

Bu doğrultudaki her gelişmeyi Büyük İslam Alimi Bediüzzaman Said Nursi'nin Risale-i Nur'da dikkat çektiği hakikatler çerçevesinde değerlendirerek ''Kainat Kitabı'nda Tasarrufat-ı İlahiyi( Cenab-ı Allah'ın tasarrufları) müşahede (gözlemleyerek) ederek tefekkür edebiliriz. Hârika bir kudret-i Samedâniyeyi ( Allah'ın Kudreti), lezzetli bir hayret ile seyredebiliriz.''

Bediüzzaman'ın Risale-i Nur'da dikkat çektiği ''İmân hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakiki imânı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imânın kuvvetine göre, hâdisâtın tazyikâtından kurtulabilir..." ifadeleri ve ''...Evet, tam münevverü’l-kalb bir âbidi, küre-i arz bomba olup patlasa, ihtimâldir ki, onu korkutmaz. Belki hârika bir kudret-i Samedâniyeyi, lezzetli bir hayret ile seyredecek.'' sözleri çerçevesinde tefekkür vesilesi haline getirerek hakiki imanı elde etmeye çalışmalıyız  ve 'Harika bir Kudret-i Samedaniyeyi' 'lezzetli bir hayret ile seyretmeliyiz.'

***

Okumak için tıklayınız:

Beyaz Rahmetin Sahibi, Köse Dağı'na Müzeyyin ismiyle tecelli etti...

Kış geldi, hoş geldi: Beyaz Rahmetin Sahibi, Müzeyyin ismiyle tecelli etti..

***

Konuyla ilgili içerikler:

TEFEKKÜR PENCERESİ...

Kar, yağmur, dolu; gelmiyor gönderiliyor, yağmıyor yağdırılıyor...

Kur'an-ı Hakim'in hakikatli ve nurlu bir tefsiri olan Risale-i Nur'da Cenab-ı Hakk'ın zerrelerden yıldızlara kadar tecelli eden ismlerini ve azim tasarrufatını tefekkür etmeye devam ediyoruz.

'İlimlerin esası, ilimlerin şâhı ve padişahı, imân ilmidir.' hakikati çerçevesinde Kainat Kitabı'nda gerçekleştirilen herşeye mana-i harfiyle bakarak eserden sanatkara yönelerek Cenab-ı Hakk'a ulaşıyor, nazarlarımızı Esma-ül Hüsna'sının tecellilerine çeviriyoruz...

Özetle diyebiliriz ki; Hissiz, şuursuz olan kar, yağmur, dolu, toprak, otlar, ağaçlar ve benzeri nice sebep bizlere şefkat edip, rızık yetiştirmek kabiliyeti olmadığından, su gelmiyor, gönderiliyor; toprak kendi kendine açılmıyor; Birisi o kapıyı açıyor, nimetleri ellerimize veriyor, meyveler, hububatı yetiştirmekten pek çok uzak olduğundan, onlar bir Hakîm-i Rahîmin perde arkasından uzattığı ipler ve şeritlerdir ki, nimetlerini onlara takmış, zîhayatlara uzatıyor.

Tefekkür haberinin devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/dunya/kar-yagmur-dolu-gelmiyor-gonderiliyor-yagmiyor-yagdiriliyor_410925

***

Okumak için tıklayınız:

Kış geldi, hoş geldi: Beyaz Rahmetin Sahibi, Müzeyyin ismiyle tecelli etti...

Munzur Dağı'nda mevsimin ilk tefekkür kareleri...

Bu âleme tefekkürle bakarsan saadet olur

Kış geldi, hoş geldi: Beyaz Rahmetin Sahibi, Müzeyyin ismiyle tecelli etti...

AA

Etiketler: karga, kuş, tefekkür
Okunma Sayısı: 1198
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı