"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Asya’nın neferi olmak

Büşra Nur Erciyes
05 Kasım 2017, Pazar
Bir sabah uyanıp telefonuma baktığımda o acı haberle karşılaştım: “Kocatepe Mevlidi iptal!” O gün benim için başlayamadı.

Hiçbir şey yapmaya ne isteğim vardı ne de moralim. Hatta o gün medresede yemek nöbetim olmasına rağmen “Ben bugün çok mutsuzum, yemek yapmayacağım, açlık grevi yapıyoruz” dedim kızlara. Sonuç tabiî de iki tencere yemek. 

Günlerdir, heyecanla Kocatepe’de, kardeşlerimizle kucaklaşmayı beklerken bu keyfi engel de nereden çıkmıştı? Hepimizin aklında aynı sorular, aynı düşünceler… Üzgündük, çok üzülmüştük. Bu duygu ve düşünce yoğunluğu içinde akşam olurken telefonumda yeni bir haber daha: “İttihad’ın 50. Yılı etkinliğinde buluşalım.” Tam da mevlidimiz engellenmiş, morallerimiz bozulmuşken bu haber adeta bayram sevinci yaşattı bize. Haberi alır almaz biletlerimiz de hazırdı.

19 Ekim Perşembe günü sabahın nuruyla Kayseri’den üç talebe düştük yollara İstanbul’a gitmişken ufak da olsa bir gezi programımız olsun diyerek Perşembe ve Cuma günlerini bu programımıza ayırdık. Şimdi gezip gördüğümüz yerleri anlatmayacağım. Bu bir gezi yazısı olmayacak. Ne kadar nasipli bir zamanda İstanbul’da bulunduğumuz bizim için gezdiğimiz bütün yerlerden önemliydi. 

Cumartesi sabahı hepimizde tatlı bir heyecan vardı. Medresedeki kardeşlerle birlikte keyifli bir kahvaltının ardından oradaki umumî derse de katılarak gazetemize gitmek üzere yola çıktık. Gazete binamız da tıpkı Risale-i Nurlar gibi kırmızıydı. Tıpkı Yeni Asya ailesinin mensupları gibi dimdik. Gazeteye giden yollarda trafik ne kadar çok olsa da o çileyi çekmeye değer. Güneşli semti; gerçekten de güneşliydi, hem de dört mevsim. Yeni Asya güneşi yükseliyor orada. Nurlar’la, hakla, hakikatle aydınlatıyor Türkiye’nin dört bir yanını ve daha nice ülkeleri. Bina önünde ve bina içerisinde bulunan kediler bile bulmuşlar doğru adresin neresi olduğunu. İkindi vakti biz de varmıştık o doğru adrese. Evlerimize kavuşmuş gibi mutluyduk. Orası da bizim bir evimiz, bir ailemizdi zaten. 

İttihad programı için son hazırlıklar yapılıyor, misafirler karşılanıyor, herkes bir şeyler yapmak için çalışıyordu. Bizim de çocuk programı için balonları şişirmek gibi çok önemli bir vazifemiz vardı. Dalga geçmiyorum. Çocuklar için çalışmak, onlar için hizmet etmek gerçekten çok önemli, çok kıymetliydi. Bizim için de çok keyifli ve eğlenceli bir vazife olmuştu.

Vakit tamamdı. Toplantı salonunda, en ön sırada yerimizi almıştık. Arkamıza dönüp salona baktığımızda ittihadın karşılığını tam mânâsıyla görebiliyorduk. Sıcak aile ortamı, samimiyetle, özlemle birbiriyle kucaklaşan insanlar, yardımlaşmalar, herkesin yüzündeki o sıcak gülümsemeler, gözlerden okunan mutluluklar… Öyle güzel manzaralardı ki bunlar. Programın başlamasıyla artan coşku, heyecan ve aynı havanın gecenin sonuna kadar katlanarak devam etmesi görülmeye değerdi. Yeni Asya’nın öncüsü olan İttihad’ın yarım asırlık çizgisini, canlı şahitlerin, emektarların ağzından birebir dinlemek şevke medar oldu. Yeni Asya’nın İttihad’dan devraldığı bayrağı 48 yıldır tavizsiz istikrar çizgisinde taşıdığını görmek neden bu ailenin birer mensubu olduğumuzun cevabını bir kez daha verdi, binler şükrettirdi. Yeni Asya ailesinin birer ferdi ve bu kutlu dâvânın birer neferi olmakla iftihar ediyoruz.

Ertesi sabah İstanbul’dan nasibimizi almaya devam ettik. Yeni Asya Vakfı’nda her Pazar yapılan ve bu yılın ilk dersi olan meslek-meşrep dersine katıldık ve bol istifadeli bir ders oldu. Bizim için çok güzel bir tevafuk olmuştu. Çünkü geçen yıl İstanbul ziyaretimizde yine o yılın ilk meslek-meşrep dersi bize nasip olmuştu, elhamdülillah. Dersten önce vakıfta içtiğimiz çorbayı söylemeden geçemeyeceğim. Geçen yıl da tadını unutamamıştım, bu yıl da unutamadım. İhlâsla yapılan her bir şeyin lezzeti bir başka oluyormuş.

Pazartesi günü Kayseri’ye dönüş günümüzdü. Uçağımızın akşam geç saatlerde olmasına şükretmiştik. Çünkü dönmeden önce İstanbul’dan alacağımız bir nasibimiz daha varmış. O gün Şirinevler Yeni Asya Eğitim Merkezi’nde, İstanbul’daki semtlerin uhuvvet buluşması vardı. Önce oradaki ablaların ve kardeşlerin ellerinden hem göze hem de mideye hitap eden lezzetli bir kahvaltı yapıldı. Ardından bol istifadeli bir seminer gerçekleştirildi. Katılım oldukça kalabalık ve iştiyaklıydı.

Artık dönme vaktiydi. İstanbul’dan şevk depomuzu doldurup taşırarak ayrılıyorduk. Taşanları bir an önce yakalayıp hizmete tam gaz devam etmeliydik. İttihad’ın 50. yaşı, bizim yaşadığımız bilmem kaçıncı bayramımız olmuştu. 

Fotoğraf: Erhan Akkaya

Okunma Sayısı: 1599
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hatice Sevde

    5.11.2017 01:05:54

    Orada olamadığım için hem kendimi hem çevremdekileri yeyip bitirmiştim. Aklım oradaydı ve gitseydim anca bu satırlarla anlatabilirdim mutluluğumu... Kalemine sağlık can kardeşim, nur kardeşim. Hep bu dairede kalalım ve hep cemaatçe programlarda bir arada olalım inşallah

  • Bilal Said Parlakoğlu

    5.11.2017 00:40:56

    Başlığı okuyunca hamasi bir yazı bekledim fakat önyargı ile hareket etmişim. Elinize sağlık çok güzel olmuş, hele Güneşli'nin güneşi olarak Yeni Asya'yı tanımlamak çok hoşuma gitti. 😊

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı