"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mesleğimiz nezihtir

Cahit ÖZPINAR
08 Temmuz 2018, Pazar
Bu fani dünyaya sınav olmak için gönderilen fani insanlar, birbirlerinin maddî ve manevî himmetlerine çok muhtaçtırlar. Evet her şahıs, bu perişan dünyada yaşadığı sürece diğer insanlarla ilişkiler kurmak zorundadır.

Bu fani dünyaya sınav olmak için gönderilen fani insanlar, birbirlerinin maddî ve manevî himmetlerine çok muhtaçtırlar. Evet her şahıs, bu perişan dünyada yaşadığı sürece diğer insanlarla ilişkiler kurmak zorundadır. Kurulan olumlu, ilişkiler fertler arasındaki sevgi bağlarını kuvvetlendirir. Bu bağlamda, biz insanlar inanan, inançlı kişiler olarak toplumdaki münasebetlerimizi sürekli bir şekilde sevgi ve saygı prensipleri içerisinde yapmalıyız. Bizim kutsî dâvâmız, nezih mesleğimiz; nazikâne ve kavl-i leyyin üzerine bina edilmiştir.

Üstad Bediüzzaman, “Nurlar’ın mesleği, nezikâne ve nazikâne ve kavl-i leyyindir. Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfi hareket değildir. Rıza-i İlâhiye göre, sırf iman hizmetini ve İslâmiyet hizmetini yapmaktır. Mesleğimiz sırrı ihlâsa dayanır. Meslek, Hakaik-i İmaniye olduğundan; dünya hayatına, içtimaî hayata mecbur olmadan karışmamak ve rekabet ve tarafgirliğe ve mübarezeye sevk eden halâttan tecerrüt etmeye mesleğimiz itibariyle mecburuz. Binler teessüf ki, şimdi müthiş yılanların hücumuna maruz biçare ehl-i ilim ve ehl-i diyanet sineklerin ısırması gibi, cüz’î kusuratı (kusurları) bahane ederek birbirini tenkitle yılanların ve zındık münafıkların tahribatlarına (yıkımlarına) ve kendilerini onların eliyle öldürmesine yardım ediyorlar” der. 

Bediüzzaman, mesleğimizin ve görevimizin ihlâs, takva, sırf Rıza-i İlâhî esasına dayandığını biz aciz insanlara uyarı mahiyetinde ve çok dikkat çekici bir şekilde ders vermektedir.

Binlerce teessüf ki; günümüzde Kur’ân’a ve imana karşı müthiş yılanlar hücum etmektedir. Müslümanlar birbirimizin en ufak kusurlarını ve günahlarını bahane ederek birbirimizi tenkit etmekteyiz. Bu badireden ve kötü gidişattan kurtulmak için; birbirimizin kusurlarına bakmadan, sırf Allah rızası için birlik sergilemek zorundayız. 

İnanan insanların mesleğindeki esas gaye, İslâmiyeti ve Kur’ân hakikatlerini, ihlâs prensipleri ışığında, hiçbir siyasî cereyanlara tabi olmadan yürütmek ve bu güzel hizmetleri sekteye uğratmadan çalışmak mecburiyetindeyiz. Bizim işimiz bu gaflet zamanında, özellikle her şeyi kendi mesleğine alet ederek, hatta dini ve ahiret hayatını da, o dünyevî işlerine alet hükmüne getirenlerden olmamaktır. Oysa iman hakikatleri kâinatta hiçbir şeye alet olamaz. Zat-ı Zülcelâlin rızasından başka bir maksada alet olamaz. Şimdiki cereyanların tarafgirane çarpışmaları sırasında ihlâs sırrını korumak, dini dünyaya alet etmemek çok zorlaşmış. Kurtuluş çaresi, Allah’ın inayetine ve yardımına güvenip bütün insanlığın kurtuluşuna hizmet etmekte.

Evet, bizim mesleğimiz ve görevimiz insanlar üzerinde baskı kurmak değildir. Aksine insanlara karşı şefkat ve merhamet duygularıyla muamele etmektir. Hiç kimseye zarar vermeden, hizmetimizi müsbet hareket düsturları içinde yapmalıyız. Mesleğimiz, hakikat, sünnet, farzlara dikkat ve büyük günahlardan sakınmaktır. Vazifemiz ihlâs, uhuvvet ve din kardeşliği esasına dayandığından; her zaman zulüm ve keyfiliklerden uzak bir hayat yaşamalıyız.

Okunma Sayısı: 726
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı