"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ramazan sevinci

Cahit ÖZPINAR
13 Haziran 2018, Çarşamba 01:11
Ramazan-ı Şerifin neşesi...

İnanan bir insanın kalbi dört mevsim açan bir çiçek gibidir. Mü'mini şu dünyada zarara uğratacak, nefesini keseceği ve zarara uğradım diyeceği hiçbir şey yoktur. Felâket ve musîbet anlarını Müslüman kişi sabırla taşıyarak o dakikaları ebediyete çevirebilir onun malı zarar görse de neticede sadâka olur. Mü'min vefat etse, Allah'a kavuşur daima hayır cihetiyle hep yaşar, haram yönünden hiçbir sıkıntıya uğramaz.

Ramazan ayı, bir mü'min için hayatına yılda bir defa gelen arınma vakitleri gibidir. Kişi kendini Yaratıcısına göstermek, onun teveccühünü kazanmanın yollarını bulmak istiyorsa, bunu ancak Ramazanla bulacaktır. Ramazan ayı, bizim süsümüz olduğu gibi Ramazanın kendisi dahi bir ziynettir, varlığı bütün âlemi süsler. Kâinat, Ramazanın rahmeti ile baştan başa donanmış olur. Kâinat kendisini tasaffi eder, temizler fırtına, yıldızlar, sema, kâinat ve içindekiler …

Ramazan, özel bir zaman dilimidir. Herşeyin bir yana bırakıldığı nazarlarımızın yüce Allaha döndürüldüğü ve güzel amellerin ziyneti ile süslendiği bir zaman dilimidir. İnsan bu zaman diliminde Rabbinin emirlerine bağlanmaktan büyük zevk duyar. İnsanın her durumu bir edeptir, hayadır ve süstür. İşte Ramazan ayı ile zirveye taşınan bu durumlar öbür âlemlere uçacak, gönül dünyamızı kucaklayacak bir durumdadır. Ramazanın, her iklimi bir sevinçtir. Onun iftarı, sahuru orucu ve Sünnet-i Seniyyeye uygunluğu bir sürurdur. Ramazan ayı, bütünüyle bir seferberlik halidir. Her şey ve her yer süstür.

Zat-ı Zülcelâl'in emirlerine uymakla onun teveccühünü kazanma şansımız yüksektir. Peygamberimiz (asm) şöyle buyurmuştur: “Üç kişinin duâsı geri çevrilemez. Adaletli hükmeden hâkimin, İftar edinceye kadar oruçlunun ve mazlûmun duâları reddedilmez”. Bu bağlamda Ramazan ayında, duâ ve niyazlarımızı çok çok arttırmalıyız.

Aklımızda ve ruhumuzda Ramazanın sevincini ve sürurunu her an yaşamalıyız. Ramazanda, duâ etmek ve Kur'ân'ı ve İslâmı en iyi şekilde hayatımıza yansıtmalıyız. Mü'min inanan kişi oruç tutarak kusurlardan temizlenmiş ve bütün ruhu ile Allah'a bağlanmıştır. İşte bu anda insan elini semaya açıp Allah'a yakarırsa eli boş dönmez.

Bu insan ödülünü peşin görecektir. Aynı zamanda iyi bir surette ebedî hayatında, Cennette karşısına çıkacaktır. İftar zamanlarında yaptığımız samimî duâlar neticesinde Ramazan ayının sonunda kusur ve günahlardan arınacağız.

Temiz bir ruh ve manevî âlemlere kavuşacağız. Bu bağlamda yalnız Ramazanda değil hayatımızın her dakikasında duâ ve ubudiyyet vazifemizi yerine getirmek zorundayız. Allah'ın büyüklüğü karşısında acizliğimizi itiraf etmeliyiz.

Kadir Gecesi sırrıyla seksen sene bir ömrü kazandıracak bir vakitte en iyi, en güzel şeylerle meşgul olmak aklı başında insanın en önemli bir vazifesidir.

Okunma Sayısı: 652
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı