"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman, hürriyet ve Yeni Asya

Cemil Said Demirdöğmez
01 Aralık 2017, Cuma
“Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” diyen Bediüzzaman’ın neden hürriyete bu kadar önem verdiğini şu son zamanlarda daha iyi anlıyor, tecrübelerimizle teyit ediyoruz.

Bediüzzaman Said Nursî, birçok kez tutuklanmış, mahkeme mahkeme dolaştırılmış, memleket hapishanelerinde işkencelere maruz kalmış. Haksız yere eziyetler, delilsiz suç isnatları, yalnızca ‘yapabilir’ denilerek sürgünlere gönderilmiş ve bütün bunlara rağmen dâvâsından, dâvâsını anlatmaktan, hürriyetten vazgeçmemiş. Zindanlara konulmuş, zindanlar ona Medrese-i Yusufiye olmuş. Sürgüne yollanmış, sürgünler ona yeni hizmet alanları olmuş. O her nerede olursa olsun dâvâsını birilerine anlatma derdine düşmüş. Talebelerine de bu şekilde yapmalarını söylemiş ve bu sayede iman hizmeti her yere yayılmış, binlerce insanın imanının kurtulmasına vesile olmuş. Bütün bunlar bir yana, Bediüzzaman’ın bu kadar tarassut altında kendini hür olarak görmesi bize neyi göstermektedir? Bediüzzaman bir an bile yalnız bırakılmamış, ömrü boyunca gözetim altında tutulmuş ve ona rağmen “Ben  de hürüm, selâmet-i Vatan için bir fikrim var” diyerek fikrini her nerede olursa olsun beyan etmiş ve bunu yapmaktan da asla çekinmemiştir. 

Şimdi ise aynı görevi, yani bu önemli vazifeyi Yeni Asya Gazetesi bu dönemde, ‘Risale-i Nur’un Medyadaki Dili’ olarak devam ettiriyor. Ve dışa dönük olarak bu dâvâyı omuzlarında hissederek, kimseden birşey beklemeden, daima hürriyeti, özgürlüğü, haksızlığa karşı gelmeyi, yanlış yargıyı, anti-hukuk sistemini Risale-i Nur ışığında ortaya koyuyor. Böylesine sıkıntılı bir ortamda böyle önemli bir vazifeyi yerine getiren Yeni Asya her dönemde olduğu gibi kötü eleştirilere, hoş olmayan sözlere, haksız eleştirilere maruz kalıyor. 

Böyle bir ortamda Yeni Asya gibi büyük bir görevi üstlenen gazeteyi, Üstad Bediüzzaman’ın medyadaki dili olmayı kendine farz bilen bir camiayı, cesaretinden dolayı tebrik etmek, takdirle alkışlamak, ona destek olmak varken, kötülemek niye? Soruyorum!

Okunma Sayısı: 1110
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı