"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu yolculuk nereye

Cemil Said Demirdöğmez
12 Ağustos 2018, Pazar
Dünya denen matemhane-i umumiyede zamanın azalıyor. Gittikçe daralan ruhun artık sabredemez hale geliyor.

Şöyle başını dışarı çıkarıp pencereden bakıyorsun. Öyle sana iyi gelecek bir durum söz konusu değil. Gençliğinin baharında olan şu hallere bir bak. Neler oluyor sana böyle? Halbuki daha yaşlanmadın. Genelde insanlar yaşlanınca ölür değil mi? Değil. Şimdi biraz dışarı çık. Git bir kabristana. Kimler gelmiş, kimler geçmiş bu dünya denen yerden. Kimler senin gibi düşünmüş, bir bak ve gör. Çok düşüncelisin, arayış içindesin. Aklında bir şey var, ama çözüme erişmemiş. O soru işaretini çıkaramıyorsun aklından. Bir gece oluyor ve geçici eğlencelere veriyorsun kendini. Olur olmaz kaptırıyorsun. Daha dün düşünürken ölümü, şimdi nerelerdesin. Olmuş mu? Olmamış. Peki sormazlar mı insana, “Bu yolculuk nereye?” diye. Öyle bir sorarlar ki hem de. Şimdi bir düşünce âlemine girelim ve bakalım neler varmış orada. Çözelim aklındaki soru işaretini. 

Öncelikle, sen doğdun. Yani bu dünya hanesine geçici bir giriş yaptın. Peki ne var bu dünyada? Hayat var. Dünyadan bir sonraki hayata geçeceğin ahiret hayatındaki nimetlerin numuneleri var. Doğdun, büyüdün ve genç bir insan oldun. Aklın var, düşünebiliyorsun. O zaman düşün bakalım neye üzüldüğünü, neye nasıl sıkıldığını, neden dolayı ruhunun daraldığını.. Bir düşün. Hemen açıklamasını yapalım; çünkü dünya geçici bir handır. Ahirete bir basamaktır. Şimdi diyeceksin ki, “Biz delil isteriz, tasvir-i müddea ile aldanmayız.” Peki o zaman hemen ispat edelim. Bediüzzaman Said Nursî’nin dediği gibi her mevsimde, gözünün önünde, dolup boşalır bir nebatat âlemi var. Her ağacın meyvesi sonbaharda gider, ilkbahar olduğunda tekrar gelir. İşte insan da şu kâinat ağacının bir meyvesidir. Nasıl bu dünyaya geldiyse aynı şekilde buradan da ahirete, yani asıl âlemine gidecektir. Oraya güzel gitmek, orada rahat etmek içinde bazı şartlar vardır. Bu şartlardan bir tanesi ve en önemlisi namazdır. Genel olarak ifade etmek gerekirse ibadettir. Yani şükürdür. Rabbimize verdiği nimetlerinden dolayı şükür etmemiz gerekir. Dünya da verilen nimetlerin karşılığı olarak ve imtihanların neticesi olarak şükür üzerimize düşen bir farz vazifesidir. Her şey apaçık ortada. Gören bir gözün, duyan bir kulağın var. Dinle, bak, Kâinatın Sahibi ne diyor, O’na kulak ver. Bir an önce hazırlığını yap. Ahirete ait olan ef’alini Dünya’da bitirme. Kendine zulmetme. O zaman sor bir daha kendine, “Bu yolculuk nereye?”

Okunma Sayısı: 1172
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Yüksekdag

    12.8.2018 17:12:32

    Tebrik ederim kardeşim.. Kalemine kuvvet..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı