"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölmeyecek misin yoksa?

Cemil Said Demirdöğmez
20 Ekim 2017, Cuma
Ölmeyecekmiş gibi yaşamak...

Nereden kapıldık böyle bir hisse? Kim verdi böyle dehşetli bir duyguyu? Nasıl bir his ki bu böyle bizi sarstı, evirdi çevirdi, etkisi altına aldı? Öyle bir his ki, aklı devreden çıkardı, kalbimizi esir aldı. 

Dünyanın dertleri ne ara bu kadar büyüdü ve bitmez oldu? Nasıl bu kadar meşgul hale geldik? 

Herşeyin boş olduğunu sanarak yaşamak, ölümü hiç dikkate almamak ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak da ne oluyor? Hiç mi okumadık? Hiç mi görmedik bir cenaze? Hiç mi kılmadık cenaze başında namaz? Hiç mi bir yakınımızı, annemizi veya babamızı mezar denilen çukura koyup da üzerine toprak atmadık? Hızlı geçen günlere hiç mi şahit olmadık ki bu kadar kendimizi kaptırdık dünyaya? Bir sâlâ okunduğunda “Allah rahmet eylesin” dedik de, biz öldüğümüzde acaba Allah bize rahmet edecek mi dedik mi hiç?

Başını dünya bataklığına sokup çıkaramayan insanlar, ne umuyorlar ki bu kadar dünyadan, vazgeçemiyorlar?

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin, Sözler adlı eserinin 14. Sözünde dediği; “Ey nefsim! Deme, ‘Zaman değişmiş, asır başkalaşmış. Herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maişetle sarhoştur.’ Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalb olup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sür’at peydâ ediyor.”

Evet, bu ikazları dikkate alıp bu hayatı ona göre yaşamalıyız. Önce nefsimize bu ikazları dinlettirip, ölüm gerçeğini hep aklımızda tutmalıyız. Yoksa yaşadığımız onca güzel şey, fâni, geçici, heba olup gidecek. Giderken de binler elemini, kederini bırakacak.

Geri dönüşü olmayan bir yolculuğa hazırlık yapmak, hep onu düşünmek, gerekirken, hiç aklımıza getirmemek, gaflet içinde yaşamak, aklı başında bir insanın kârı değildir. İnsan ya aklını çıkarıp atacak, ya da bunları düşünerek ona göre hayatına yön verecektir. 

Yukarıda bir çok sorularla nefsimize hitap ettik. Nefsimizin acaba bu suallere verecek bir cevabı var mı? Yok olduğu için bunları düşünmemek istiyor. Başını deve kuşu gibi gaflet kumlarına sokuyor, ta ki ölüm gelip beni bulmasın diye. Ama ecelden kaçmak çaresi yoktur. Bir gün hiç beklemediği bir yerde, hiç beklemediği bir zamanda karşısına çıkacak. ”Haydi, bu dünyada işin bitti, şimdi hayatının hesabını vermeye gidiyorsun” diyecek. İşte o zaman iş işten geçmiş olacak. Hiçbir pişmanlık fayda etmeyecek.

Ve yine Bediüzzaman Said Nursî bu konu hakkında demiş ki: 

“Hem deme: Ben de herkes gibiyim. Çünki herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır”

Onun için kendini herkesle kıyaslama. Başkalarına güvenme. Geçici şeyler için kafa yorma. Çünkü ölümün ne zaman ve nerede geleceği belli değil. Her an için hazırlıklı olmak, “hiç ölmeyecekmiş gibi” dünyaya çalışırken, “bugün ölecekmiş gibi” de ahiret için hazırlık yapmamız gerekmektedir.

Okunma Sayısı: 1882
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı