"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Parmaklıklar ardında bir anne var

Cemil Said Demirdöğmez
08 Mayıs 2018, Salı 00:19
Geçen yıl somut bir suçu bulunmadan, yine sohbetlere katılıyor iddiası ile içeri alınmıştı genç bir anne.

Henüz evliliğinin baharında, genç yaşında parmaklıklar ardına kapatılmış. Dört yaşlarında bir oğlu var. Hayatında belki daha Adliye Sarayının içini görmemiş olan bu anne, çıktığı iki mahkeme sonucunda da tahliye alamadı. Ve her mahkemeye geldiğinde, o minik oğlu onu adliye koridorlarında bekliyor, “belki annem çıkar” ümidiyle. Belki pek anlamıyor olan biteni, tam farkında değil olayların. Ancak annesinden uzak olduğunun oldukça farkında. Ve takvimler 13 Mart’ı gösterirken bir umut doğuyor çocuğun gözlerinden. O umut hürriyet umudu. Mahkeme günü gelmiş.

Adliye koridorlarında yoğun bir bekleyiş ve o bekleyişin içinde gittikçe artan bir heyecan var. Her an karar açıklanabilir diye bekleyen aileler, çocuklar, anne babalar oradalar. Mahkeme başlayalı saatler olmuş ve ara veriliyor o an kısa bir süre. O kısa süre içinde, tutuklu olanlar ihtiyacını gidermek için dört asker ve iki polis eşliğinde koridordan yürüyorlar herkesin içinden.

Bekleyenler, “Acaba bizim ki de çıkar mı, şöyle önümüzden geçerken bir görsek uzaktan da olsa” diye düşünürken, bir anne görünüyor mahkeme kapısında. Etrafında askerler ve polisler var, koridora doğru ilerliyorlar. Ve o minik oğlanın gözleri parlıyor annesini uzaktan görünce. Yavaş yavaş yaklaşıyor anne, yakınlarına doğru. Çünkü lavaboya gitmek ihtiyacı için koridordan, herkesin içinden geçmek durumundalar.

Bu ihtiyaç bahanesiyle yakınlarını görme hasreti çekenler çıkıyorlar birer birer. Bu arada anne çocuğunun tam önünden göz yaşları içinde geçerken, çocuk ona doğru koşuyor ve dilinde bir feryat “ANNECİĞİM” diye.

İşte o an tam anne sarılacakken çocuğuna elleri kelepçeli bir vaziyette, görevli memur oğlunu tutuyor, başka yere götürüyor. Annesinden uzaklaştırıyor. Ve herkes şaşkın bir vaziyette olan biteni seyrediyor. Herkesten bir anda tepki yağıyor o an, “Ne var yani çocuğunu kucağına alsa… hiç mi yok insafınız” diye bağırıyor vicdan, dil aracılığı ile. Görevli memur, “Hayır yasak, yaklaşamaz” diyor. Onu dedikten bir süre sonra bir asker hislere tercüman olacak o sözü söylüyor, “Bırak memur kardeşim çocuğu, annesi lavaboya kadar çocuğu kucağında götürebilir, bunda sıkıntı olmaz, yasak değil” diyerek insanları sevindiriyor. Görevli memur, çocuğu mecbur annesine götürerek şefkatli kucağına teslim ediyor. Bir süre sonra ihtiyaç molası sona eriyor ve annesi ayrılıyor çocuğundan. Mahkeme akşama kadar devam ediyor. Ancak sonuç yetmiş kişinin içinden yalnızca yirmi tahliye kararı.

Tahliye olamayanlar içinde o anne de var. Mahkemesi ertelenmiş sonraki aylara. Ve bir gözyaşı dökülüyor o masum anne ve çocuğun gözlerinden. Bir umut çiçeği soluyor o an içlerinde. İlkbaharın ilk aylarında güneşi göremeyen bir anne var artık. Ve daha niceleri… Ümit çiçekleri bir yandan az da olsa açıyor, bir yasemin çiçeği gibi görünüyor ufuklardan yaz mevsimine göz kırpıyor onca sıkıntıya rağmen

Okunma Sayısı: 5717
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Burhan

    8.5.2018 19:09:00

    Gözyaşlarıyla okudum.Cezayı çeken sadece anne değil ki.Anne çocuk....Anne anne dede.vs vs SUÇ..???

  • M. Talha

    8.5.2018 12:49:03

    Ah güzel kardeşim. O çocuk 10 yıl sonra nasıl bir genç olacak? Bu yapılanlar adaletin tecellisi olarak mı, zulmün kara bulutları olarak mı görecek. Nefretin mi sevginin mi temsilcisi olacak? Ne ekliyorlar ne ekliyoruz topluma?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı