"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

15 Temmuz istifhamları…

Cevher İLHAN
15 Temmuz 2017, Cumartesi
15 Temmuz “darbe girişimi”nin üzerinden tam bir yıl geçtiği halde hâlâ bir dizi istifhamla hâlâ cevap bekleyen sorularla karanlıkta.

Evvela,15 Temmuz’un hemen ardından iktidar partisine yakın medyatik mahfillerce de ikrar edildiği gibi, soruşturmalarda “sislerin dağıtılması” yerine “sorular daha da derinleştiriliyor, kaygılar arttırılıyor.”

“Anlatılanlardan kimse ikna olmuş değil” yakınmasıyla hâlen ortada dolaşan istifhamlardan, darbenin arka plânının henüz netleşmediği, bazı karargâhların ve komutanların pozisyonunun net olmadığı, ciddî kuşkular olduğu” belirsiz muallel kritik vaziyet devam ediyor.

Bundandır ki, öncelikle “Darbede kim kiminle işbirliği halindeydi?” sorusunun cevabı aranıyor. Darbenin üzerinden bir yıl geçtiği halde hâlâ “sürecin kritik bir ismi”nin 15 Temmuz’a dair “anlatılanlar ve roller konusunda ihtiyatlı ol” uyarısıyla, “Darbe istihbaratının zamanında alınmaması büyük bir aksaklık, kuşku verici bir durum. Ama işin daha vahimi MİT, saat 16’00’da darbeyi haber vermiş. Darbeyi önlemek için toplantılar yapılmış. Buna rağmen darbe neden önlenememiş?” sorularının cevabı verilmiş değil.

Yine bundandır ki, eski bazı askerlerden, 15 Temmuz günü yapılan ihbarların “seferberlik yani savaş haline yakın bir durum” olduğunu belirten “bir cuntanın ordu içinde kalkışmaya hazırlandığının haber alınması üzerine hava sahası kapatıldığı halde bu kararı uygulayacak yegane komutan olan Hava Kuvvetleri Komutanı’nın neden düğünde, olayın dışında kaldığı?” garabetlerinin sebebi soruluyor.

SORULARIN CEVABI ARAŞTIRILMIYOR

Keza yine bu istifhamlarla, darbe ihbarının herhangi bir operasyon olmadığı, ortalığın ayağa kaldırılması gerektiği için Genelkurmay Başkanı’nın, birinci astı olan kuvvet komutanların neden bizzat aramayıp dikkatlerini çekmediği, niçin öncelikle haber vermesi gereken Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na haber verilmediği sorularının açıklığa kavuşturulmamış.

Gerçekten, darbeciler gece yarısı ortalıkta el ayağı çekildiği saatler değil de, neden halkın en yoğun şekilde ayakta ve sokakta olduğu saatlerde yapılıyor? Askeri jetleri ve uçakları neden bütün ülkede devreye sokmadılar? Meselâ, yüzlerce çeşitli rütbelerdeki askerler aylarca bir “darbe plânı” yaptıkları halde istihbarat birimlerinin ve iktidarın nasıl olur da haberi olmuyor?

Sonra, darbeciler neden uydu yayınlarını durdurmayı, interneti kesmeyi, televizyonları kapatmayı, haberleşme sistemlerini, iletişim araclarını bloke etmeyi akıl erdiremediler? Kendilerini halka beğendirmeye çalışması gereken darbeciler nasıl olur da, bütün planlarını akim bıraktıracak ve daha ilk dakikada halkın nefretini celbedecek bir gözü dönmüşlükle Meclis’i bombalarlar? Bütün darbelerde yapıldığı gibi yöneticilere, siyasilere ilişmeyip, göz göre göre halkın üzerine ateş açtılar? Bu soruların cevabı neden araştırılmıyor?

Sahi, bir tek Boğaziçi Köprüsü’nün tek taraflı olarak trafiğe kapatılmasının darbeciler açısından mantığı nedir? Sonra 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gecede, bir yandan yüzlerce kanalın, radyonun canlı yayında olmasına, salâların okutulduğu bütün cami hoparlörlerinden, cep telefonlarından “devlet” rumuzlu mesajlarla halkın sokaklara halkın meydanlara çağrılırken, Cumhurbaşkanı bir televizyonda yayına bağlanıp halkı sokaklara dâvet ederken, Başbakan “Bu bir kalkışma” derken, diğer yandan darbecilerin Özel Harekât’ı, Emniyet’i bombalamalarının izahı nedir?

HÂLÂ KARANLIK DEHLİZLERDE…

Meclis Darbe Girişimi Komisyonu raporunda, menhus “darbe girişimi”nin “darbe girişimi”nin önceden haber alınamaması bir istihbarat zaafı” olarak tesbit edilmiş; ne var ki “darbe girişimi” gecesi ile ilgili hiçbir önemli bilgiye yer verilmediği gibi karanlık hiçbir nokta aydınlatılmamış; peki neden?

Sormak lâzım: Neden darbe ihbarı Cumhurbaşkanı ve Başbakan’dan sakladı? Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarının derdest edilen kuvvet komutanlarına bilgi vermediği ve saklayanlar hakkında neden hiçbir işlem yapılmadığına dair niçin hiçbir açıklık getirilmiyor? İhbarlarla; böylece “beklenen” bir “darbe girişimi”ne neden gerekli tedbirlerin alınmadığı sorularının cevabı verilmiyor?

Gerçekten, sırf “irtibat” ve “iltisak”la yüzbinlerce vatandaş sorgulanıp, yüz bine yakın kamu görevlisi işinden atılıp, altmış binden fazla insan tutuklandığı halde, neden 15 Temmuz “darbe girişimi”yle hesâplaşılmıyor? Neden kalkışma günü ve gecesi devletin üst düzey birimlerinde olup bitenler yine devletin derin dehlizlerinde bırakılıyor?

Niçin, ülkeye travma yaşatan bu menfur kalkışma ve vahim kargaşa karambola getirilerek karanlık noktalar köreltilerek süreç daha da karartılıyor?

Okunma Sayısı: 4153
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı