"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ankara, bölge ülkeleriyle ön almalı…

Cevher İLHAN
05 Ekim 2017, Perşembe
İşin gerçeği şu ki, ABD, İngiltere ve Fransa başta olmak üzere Batılı küresel güçler, isteselerdi daha baştan referandumu durdurabilirlerdi. “Yapmayın, etmeyin, öteleyin” sathi çağrılarıyla “karşıymış” gibi pompalanan havaya rağmen referandumun yapılması, samimiyetsizliği ortaya koyuyor.

Belli ki, zahiren referanduma karşı çıkan uluslararası mihraklar, “arabuluculuk rolü”yle “uzlaşın, müzâkere edin” diyerek Erbil’le Bağdat’ın arasını bulma görüntüsüyle “tavşana kaç, tazıya tut” taktiği gütmekteler.

Kuzey Irak Yönetimi, bu “komplo”ya göre “bağımsızlık ilânı”nı belli bir süre dondurup konuyu “pazarlık kozu” ve kartı olarak kullanacak. Elini güçlendirdiği referandumun sonuçlarını sürekli gündeme getirip, bu “kart”la merkezi Irak hükûmetinden başta Kerkük olmak üzere statüsü tartışmalı bölgeler üzerindeki hak iddiasını “yasallaştırma” oyunu oynayacak.

Kriz, zamana yaydırılarak yumuşatılmaya çalışılacak. Ardından bölgeye popülist ziyaretler düzenlenecek, “mağduriyetler” gündeme getirilecek. Irak Anayasasının 140. maddesine aykırı olarak “Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi dışındaki yerleşim birimlerinde emr-i vaki ile dayatılan “tefrika referandumu” “meşrulaştırılmaya” çalışılacak…

“ERBİL’LE BAĞDAT’I BARIŞTIRMA” OYUNU

Vakıa şu ki, ABD, İngiltere, Fransa gibi küresel güçlerin resmi yüzü ayrı, gizli ve gerçek yüzü ayrı. Perde altında Kuzey Irak Bölgesel Yönetimine silâh ve mühimmat sağladılar. Amerikalı ve İsrailli subaylar, “askerî eğit-donat”la destek verdiler.

İşgalle dağıtılan Irak ordusunun tanktan topa kadar silâhlarının yanı sıra, binlerce hafif ve ağır Amerikan silâhlarının Kandil merkezli PKK ile Peşmergelere bırakıldığı bizzat Amerikan savcılarınca belirtildi, resmî makamlarca Kongre’ye sunulan raporlarda itiraf edildi.

Düşülen vartada, üç bin TIR dolusu silâhın PKK’nın Suriye kolu PYD’ye hibe edilmesinde olduğu gibi Peşmergelere ağır silâh sevkiyatının yanı sıra son birkaç yıl içinde Kuzey Irak’taki Amerikan askeri sayısının üç binden on bine çıktığı kaydediliyor.

Maksadın ABD ve İngiltere güdümünde “vaad edilmiş topraklar’da ‘ikinci İsrail” olarak bir “koridor devlet” olduğu açıkça ortaya çıkıyor.

Bu durum, İsrail gizli servisi MOSSAD’ın Barzanilere her yıl milyonlarca dolar para aktarmasının ve Barzani’nin babasının daha 1947’de koyu İsrail yanlısı Amerikan Dışişleri eski Bakanı Kissinger’e, “Bölgede ABD’nin 52. eyaleti olmak istiyoruz” teslimiyetinin anlamını ortaya çıkarıyor.

Belli ki, Aralık 2014’te İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in, “Artık fiilen Kuzey Irak devleti var, bunun hukukî-siyasî durumu ayarlanacak” ikrarıyla, Irak’ı işgalle fiilen oluşturulan “devlet”in uluslararası topluma kabul ettirilmesi ayarlanıyor. Bunun algı operasyonları yapılıyor.

Beyaz Saray sayfasında başlatılan “Kuzey Irak devleti”ni tanıma kampanyasının 100 bin imzaya ulaştırılarak konunun Amerikan Kongresi gündemine getirilmesinin maksadı bu.

TEFRİKA PLÂNLARINIA KARŞI..

Kısacası, AKP iktidarında, Ankara’nın başta Irak’ın etnik ve mezhebî iftirakla bölünüp parçalanması olmak üzere bölgedeki sinsî plân ve senaryoları okuyamadığı ve etkili bir diplomasi ve dış politika ortaya koyamadığı ortada.

On yıllardır bilinen ve Barzani’nin üç yıl önceki açıklamalarıyla açığa çıkan Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin sözkonusu oldubittisine karşı, Ankara’nın politikalar geliştirip tedbir ve ön almak yerine, Irak merkezi hükümetini dışlayıp re’sen Kuzey Irak Yönetimiyle iş tutmasının acı akıbeti meydanda.

Ankara artık hataları tekrarlamamalı, öncelikle “askerî tatbikat” ve “müdahale” ile bölge halkını “açlıkla tehdit” benzeri daha büyük travmalara sebebiyet verecek yanlışlardan sakınmalı.

Bunun içindir ki Cumhurbaşkanı’nın İran ziyaretinin büyük önemi var. Ankara, Batılı emperyal güçlerin uluslararası arenada Irak merkezî hükümeti ile Bölgesel Yönetimi “barıştırma” perdesinde tefrika plânlarını hayata geçirme oyunlarına karşı, bölge ülkeleriyle siyasî çözümde geç kalmamalı.

Bu, bir defa daha “Bilmiyorduk, aldandık!” yakınmalarıyla açıkta kalmaması için de şart...

Okunma Sayısı: 863
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı