"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Asker ve siyaset

Cevher İLHAN
10 Haziran 2018, Pazar
GÜNDEM

Malatya’da katıldığı bir toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı’nın, Erdoğan’ın, bir diğer cumhurbaşkan adayı İnce’yi hedef alarak “Çırağa dükkân teslim edilmez. Siyasette hiçbir başarısı, hiçbir tecrübesi olmayan çıraklara ülkenin yönetimini asla veremeyiz” siyasî sözlerini alkışlayanların arasında 2’nci Ordu Komutanı’nın da bulunması tartışmaları devam ediyor.

Bir diğer Cumhurbaşkanı adayı İnce’nin, “Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir siyasi parti başkanının konuşmasında, o konuşmada vatan demiyor, bayrak demiyor, millet demiyor. Beni eleştirdiği yerde bir general alkışlıyor. Onun apoletlerini sökeceğim. Türk ordusunun generali misin, AK Parti’nin il başkanı mısın? Herkes haddini bilecek, kurallara, anayasaya, yasaya uyacak. Bir general öyle bir şey yapamaz, onu 30 Ağustos’ta emekli edeceğim” eleştirisine farklı yorumlar yapılıyor.

Anayasa ve yasalara göre tarafsız olması gereken generalin, üzerinde üniformasıyla seçim döneminde bir siyasetçinin bütünüyle siyasî olan ve rakiplerini hedef alan konuşmasını gülümseyip alkışlaması, ordunun gündelik siyasete bulaştırılması ve “parti devleti” gidişâtının vahim tezâhürü olarak ortaya çıkıyor.

Esasen bir cumhurbaşkanının tarafsız olarak konuşması lâzımken, “parti başkanı” olarak devlet ve parti arasındaki yetki – sorumluluk sınırlarını da ortadan kaldırıp, son derece polemiğe açık siyasî eleştirilerini alkışlaması, orduyu çürütüp demokrasiyi tehdit ediyor.

TESBİT

“Cumhur ittifakı”nda “fitne ve fesat” uyarısı

Geçtiğimiz hafta partisinin Kayseri’deki salon toplantısında MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin, yine muhalefetin oluşturduğu “millet ittifakı”na “zillet ittifakı” benzeri tahkirler savurduktan sonra uzun uzun övdüğü “cumhur ittifakı”nın bozulmak istendiğine dair tepkili, sert ve ağır eleştirileri dikkat çekici oldu. (gazeteler, 7.6.18)

Bahçeli’nin, açık açık, “Özellikle AKP’li milletvekili adayları; kendinize dikkat edin, fitneye düşmeyin. MHP üzerinde oyun oynamaya kalkmayın. Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. MHP’yi dışlamaya gücünüz yetmeyecektir. Bunu böyle bilin!” çıkışıyla AKP’li milletvekillerini “cumhur ittifakı”na fitne atmakla suçlayıp bombalaması, “AKP-MHP ittifakı’nda çatlak mı var?” sorusunu sordurdu.

Nitekim bir gün sonra Nevşehir’de partisinin mitinginde konuşan Erdoğan’ın “Cumhur ittifakı’nı beraber koruyacağız! Araya fitne fesad sokmak istiyenlere fırsat vermeyeceğiz!” sözleri bu konudaki istifhamları teyid etti.

Bu durum, MHP’den ayrılıp AKP hükûmetinde Başbakan Yardımcısı olan AKP milletvekili adayı Tuğrul Türkeş’in, “Seçimden sonra iki parti arasında ittifak sürmeyecek” sözüyle dikkatleri çeken ve “bazı mahallerde seçim çalışmalarında AKP’lilerin dışlandığı” haberleriyle açığa çıkan kritik vaziyetle, daha seçim yapılmadan “cumhur ittifakı”nın çöküşte olduğu tesbitlerini doğruluyor.

SORMAK LÂZIM

Siyasetteki istismar anaforu

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Zonguldak’ta maden işçileri ve âileleri iftarında konuşmasına başlarken “Sevgili Zonguldaklılar” demek isterken, önce “Sevgili Zondulgaklılar, Zonduklarlılar, Zonduk…” diye peşpeşe dili sürçtü. (gazeteler, 6.6.18)

O denli ki, dinleyicilerin alkışlayarak destek verdiği dil sürçmesine, Erdoğan’ın kendisi bile “Niye böyle oldu” diye şaşkınlığını gizleyemedi.

Ancak siyasette acımasızca ve kıyasıya karalamaların yapıldığı vartada, aynı hatayı bir başka cumhurbaşkanı adayı yapsaydı; her halde AKP mitinglerinde dev ekranlara getirilir; “Bakın, Ey Zonguldaklılar, size ‘Zondulgaklılar, Zonduklarlılar, Zonduk…’ diyorlar!” diye istimal edilirdi…

Siyasetin düştüğü bu çarpıtmalı istismar anaforunda…

SÖZÜN ÖZÜ

“Küfür, bütün envâıyla (her çeşidiyle) kizbdir, yalancılıktır. İman sıdktır, doğruluktur. Bu sırra binaen, kizb ve sıdkın ortasında hadsiz bir mesafe var; Şark ve Garp kadar birbirinden uzak olmak lâzım geliyor. Nar ve nur gibi birbirine girmemek lâzım. Halbuki, gaddar siyaset ve zâlim propaganda birbirine karıştırmış, beşerin kemâlâtını da karıştırmış.”

(Bediüzzaman, Hutbe-i Şamiye, 51-52)

HAFTANIN SÖZÜ

“Türkiye’de uzun zamandır hem terör mücadelesi hem dış politika, iç seçimlerin öznesi durumunda. Yani ‘One minute’den sonra gelen bir silsileyi düşünün; Afrin, Menbiç sözleri unutuldu. Fırat’ın doğusu unutuldu. Şimdi de Kandil söz konusu. Terör mücadelesi yapmak ciddi bir iştir. Yani oradaki, kınalı kuzuların hayatıyla ödenen bir mücadeledir. Bunu ciddiye almak lâzım. Tek bir endişem var; seçim almak için her yol mübah davranışın bir sonucu olmasın….

Meral Akşener, (İyi Parti Genel Başkanı)

Okunma Sayısı: 2595
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı