"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ın vatanperverliği - 5

Cevher İLHAN
11 Mart 2018, Pazar
Kuvayı Milliyeye desteği

İşgalcilerin, devlet makamlarına baskısıyla resmî hocalara Anadolu’daki Kuvayı Milliye aleyhinde çıkartılan “fetva”nın, din-i  İslâm’ın umûmî maslahatı, vatan ve milletin menfaati hesâbına olmadığını ispatlayan Bediüzzaman, cihâdın gereğini bildiren mukabil “cihâd fetvası” neşreder. (Tuluât, 62-63)

İngilizlerin kuşatmasındaki Damat Ferit Paşa hükûmetinin dönemin Şeyhülislâmı Dürrizâde Abdullah Efendi’ye zorla dikte ettirdiği Anadolu hareketi aleyhindeki “fetva”yı, dinî ve ilmî  delillerle fıkıh usûlü ve kaidelerine göre tahlil edip çürütür. Kuvay-ı Millîye aleyhtarı fetvaları şiddetle reddedip Millî Kurtuluş Hareketini destekler. 

Kuvayı Millîye aleyhindeki fetvanın muayyen kişilere veya bir gruba göre belirli mülâhazalarla verildiğini, işgal altındaki ülkede İngilizlerin emri ve tazkiyi altında bulunan bir idârenin ve Meşîhat’ın (Diyanet’in) fetvasının “muallel” (kusurlu)” olduğunu ilân ederek, “Düşman istilâsına karşı harekete geçenler asî değillerdir, fetva geri alınmalıdır” diye karşı çıkar;  söz konusu “ısmarlama fetva” için “Mesmu değil (dinlenilmez)” diye reddeder. (Tulûat, 1979, 63-65, 81)

“Anadolu aleyhine çıkmış olan fetva”nın “dine ve Müslümanların maslahatına göre verilmiş bağımsız ve objektif bir fetva” olmadığını belirtip, işgali meşrûlaştırmak ve Müslümanların direnişini kırmak kasdıyla verildiğini izâh eder. “Kim nazar etse bizzarure muradı anlar” diyerek fetvanın maksadını açığa çıkarır; Müslüman halkı Anadolu’daki işgalcilerin aleyhine sevk etmenin gerekli olduğunu yazar. (a.g.e., Osmanlı Şeyhülislâmları, 260; Sarıklı Mücâhitler, 300; Risâle-i Nur Hakkında İlmî Bir Tahlil, 71)

ANKARA’YA DÂVETLERİN ANLAMI

İşgale karşı neşredip dağıttığı “Hutuvat-ı Sitte” adlı eseriyle, çeşitli zeminlerde yaptığı konuşmalarıyla, makaleleriyle Anadolu’daki Kuvayı Millîye hareketini destekleyen, İngilizlerin şeytanî desiselerini bozup deşifre eden, İstanbul efkâr-ı umûmiyesini, bilhassa ulemanın fikirlerini İngiliz aleyhine çeviren, İstiklâl Savaşını ‘cihad’, Kuvayı Milliyecileri ‘mücâhid’ ilân eden Bediüzzaman’ın vatana ve millet için kahramancasına mücâdelesini çok yakından tâkip eden Ankara’daki Büyük Millet Meclisi milletvekilleri ve hükûmetin müteaddit telgraflarla ısrarla kendisini Ankara’ya dâvetleri, tek başına vatanperverliliğinin açık belgesidir. (Mehmed Süleyman Teymuroğlu, “Muhterem Said Nursî’nin Doldurduğu Boşluk, Hilâl Dergisi, sayı 13, Şubat, 1968; Necmeddin Şahiner, Bilinmeyen Yönleriyle Bediüzzaman Said Nursî, 252, 253)

Bu dâvetlere önceleri “Ben tehlikeli yerde mücahede etmek istiyorum, siper arkasında mücahede etmek hoşuma gitmiyor. Anadolu’dan ziyâde, burayı daha tehlikeli görüyorum” cevabı veren Bediüzzaman’ın, daha sonra M. Kemal ve Mareşal Fevzi Çakmak ile İstanbul’daki Meclis-i Mebusan’dan tanıdık mebusların yanı sıra Van eski valisi Tahsin Uzer ve Millî Müdafaa imamı ve alay müftülerinden Ankaralı Osman Nuri Köni gibi devrin önemli isimlerinden bir kısmı şifreli telg- raflarla aldığı on sekizden fazla dâvetler de, Bediüzzaman’ın vatanperverliğinin resmen tescilidir.  

KUVAYI MİLLİYEYE “CİHÂD FETVASI”

Nitekim Bediüzzaman da eserlerinde muhtelif vesilelerle İstanbul’dan Ankara’ya çağrılış sebebini, “M. Kemal iki defa şifre ile Van vilâyetinin eski valisi ve benim dostum Tahsin Beyin vâsıtasıyla, beni neşredilen Hutûvat-ı Sitte’ye mükâfaten taltif için Ankara’ya celb etti; gittim…”; “Ankara reisleri, İngilizlere karşı Hutuvat-ı Sitte nâmındaki eserimle mücahedâtımı takdir edip, beni oraya istediler; gittim…” cümleleriyle özetler. (Şuâlar, 314; Tarihçe-i Hayat,  341-2)

Ve bütün bunlar, uyduruk, bayat ve sahte iddia ve isnadları boşa çıkarır.

Bu bakımdan, Bediüzzaman’ın Kuva-yı Milliye hareketine desteğini yok saymak, dahası aksine bühtanda bulunmak, “önyargı”nın ötesinde menhus mihraklar ve küresel ifsad şebekeleri hesâbına sinsi bir saptırmadır…

Okunma Sayısı: 1406
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı