"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman Mevlidi’ne verilen “izin”den neden dönüldü?

Cevher İLHAN
08 Ekim 2017, Pazar 00:10
Gerçek şu ki, topyekûn mânevî tahribatın tâmiri, bozulmuş cemiyet hayatının düzelmesi, içtimâi hayatın ıslâhı, terörün çâresi, çağımızın Kur’ân tefsiri Nur Risalelerindeki Kur’ânî derstedir.

Bunun içindir ki, çağın dertlerine ve problemlerine Asr-ı Saadet modelinde şuur ve idrâkle devâlar ve çâreler getiren Kur’ân tefsiri Nur Risalelerindeki temel Kur’ânî tesbitlere dikkat çekmesi itibarıyla Bediüzzaman mevlidleri fevkalâde anlamlıdır.

Bu açıdan son Bediüzzaman Mevlidi’ne verilen “izin” ve “teminatlar”a rağmen son anda getirilen “yasak”taki tenâkuzlar oldukça çarpıcı. Ve mevlide getirilen “yasaklama”dan önce Ankara Valiliği’nin 2 Ekim’de “alınan istihbaratla terör örgütlerinin katılımcılara ve vatandaşlara yönelik eylem yapabileceği” gerekçesinin yer aldığı “il genelinde açlık grevi, oturma eylemi, anma toplantısı, konser ve benzeri toplu etkinliklerin Ekim ayı boyunca yasaklanması” üzerine Valilikle yapılan görüşmelerde, “yasağın Yeni Asya’nın okutacağı mevlidle ilgisinin olmadığı ve çalışmalara devam” güvencesi verildiği halde, iki gün sonra (4.10. 2017’de) Valiliğin OHAL’e dayandırdığı” “yasaklama”daki vahim çarpıklık dikkat çekici olmuştur.

TEZATLARLA, “TEPEDEN BASKI VE TÂLİMAT”

Bu bakımdan, “08.08.2017 tarihli ve 74112 kayıt nolu yazısıyla Yeni Asya Gazetesi Ankara Temsilciliği’nin, başta Peygamberimiz (asm), İslâm büyükleri, şehidlerimiz ve vefatının 57. yılında büyük İslâm Âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin ruhlarına ithaf edilmek üzere 08 Ekim 2017 Pazar günü öğle namazından sonra Kocatepe Camii’nde mevlid okutulması” talebine Çankaya Müftülüğü’nün 20 Eylül 2017 tarihli yazısına Kaymakamlığın “olur”uyla “resmen izin” verilmesine ve ardından bütün başvuru ve görüşmelerde “mevlide bir mani olmadığı”nın açıkça deklâre edilmesine rağmen, “Ankara Kocatepe Camii’nde düzenlenmek istenen etkinlik Valilik Makamının 04.10.2017 tarih ve 41435 sayılı yazısı ile yasaklanmıştır” çelişkili çarkı istifhamları arttırıyor.

Görünen o ki, bütün bu tezatlar, bazı “mihraklar”, ortalığı evhama vermesiyle, yaklaşık bir aylık izin sürecinden sonra bu garabetli “saptırmalar”a girildiği ve “birileri”nin devreye girdiği” intibâını kuvvetlendiriyor; ve keyfi yasağın “tepeden baskı ve tâlimat”la dayatıldığı tesbitini teyid ediyor.

Ve bu vaziyet, 15 Temmuz menfur “darbe girişimi” sonrası herkesin sindiği, korkup tırstığı zeminde, ülkenin korku tünelinden geçtiği vartada, belki de “kimse gelmez, çekinir” diye düşünülen vartada, Yeni Asya camiâsının günler öncesinden Doğu’dan Batı’ya yurdun dört bir köşesinden yüzlerce otobüsle, büyük bir şevk ve coşkuyla iştirakinin anlaşılması ve “mevlide geniş katılımın olacağı yönünde duyumlar alınması“ üzerine mi resmen verilen “izin”den mevlide iki gün kala cayıldı ya da “caydırıldı” sorusunu sorduruyor.

Vakıa şu ki, “Bu zamanda Nurlarla hizmet-i imâniye, her tarafta ilânâtla ve muhtaç olanların nazar-ı dikkatlerini celb etmekle olur” hakikatiyle, yapılan ilânlarla, hazırlanan afişlerle Anadolu’dan yoğun bir katılımın olacağından, çağımızın Kur’ân müfessiri Bediüzzaman’ın millete mal olan Kur’ân tefsiri Nur Risalelerindeki “çözüm ve ıslâh önerileri”nin öne çıkmasından “korkulmuş.”

HANGİ “DAHİLİ VE HÂRİCİ ETKENLER”LE “ÇEKİNİLDİ”?

Hülâsa, son “mevlide yasak” serencâmı baştan sona “tertip” kokuyor; önce “izin” verip, sonra “yasaklama”nın bir “mizansen” olduğu her haliyle sırıtıyor.

Sormak lâzım; faraza “yasaklama yazısı”nda “tebliğ- tebellüğ belgesi”nde ileri sürüldüğü gibi, “toplantıya katılacak olan grup ve şahıslara bazı kesimler tarafından tepki gösterilebilecek” ihtimali varsa, bunun tedbirini almak vazifesi kime düşer? Emniyet ve güvenlik birimleri ne için var. Vatandaşları meşru –yasal ibâdet ve duâ hakkını ve hukukunu korumak devletin görevi değil mi?

Başta Müslümanları ve topyekûn insanlığı mânen ve madden bunaltan ve bulandıran zulüm ve tahribatın yeryüzünden silinmesi, insanlığın ve İslâm dünyasının felâket ve helâketlerden kurtulup, mânevî ve hakîki huzura zemin hazırlanması duâsıyla on binlerin katılacağı Bediüzzaman Mevlidinden kim neden ürker?

Zihinlerin karıştığı kargaşada “bu zamanda en geniş dâire-i zeminde” Nur Risalelerindeki kudsî Kur’ânî dersi”ni nazara vermesi açısından fevkalâde ehemmiyetine binaen, Bediüzzaman’ın beyânıyla, “Nurlara nazâr-ı dikkati geniş bir dairede celb etmesinden, onların okumasına bir umumî dâvet ve resmî bir ilânât hükmünde, işiten müştakların okumak hevesini tahrik”le değerli hizmetin ifâsından niçin rahatsız olunur? (Şuâlar, 443; Lem’alar, 323)

Gerçekten, iki gün içinde ne değişti ki, verilen “izin”den dönüldü? Daha iki gün önce “bir problem yok” denilirken, şimdiye kadar on binlerin katılımıyla okunan on bir mevlidde en ufak bir hadise, bir provokasyon ve hatta bir tartışma dahi olmazken, hangi “dahili ve hârici etkenler”le çekinildi, çekiniliyor?

Okunma Sayısı: 3789
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ahmet said

    8.10.2017 16:49:52

    Cevher kardeşim akepeli biri olarak derim ki;muhtemelen emir saraydan,zira öyle bir zaman diliminde yaşıyor ve görüyoruz ki idareyi bütünüyle eline almış olan sarayın(r.c)haberi olmadan vallahi sinek bile vızıldamaz.Eğer yok" öyle sandığınız gibi değil" diyen varsa biz de deriz ki basın aracılığı ile yasaktan sarayın haberi oldu ve devreye girip siz ne yapmaya çalışıyorsunuz mevlid yasaklanır mı denilmeli idi.denilmediğine göre sarayın haberi ve talimatı vardır bu konuda.Ama akepeli bir vatandaş olarak derim ki keyfleri bilir elbette 2019 da seçim gelir biz de mevlide izin vermeyen zihinyete cevabımızı veririz ana sütü kadar temiz ve helal olan oylarımızla.

  • Mevlana

    8.10.2017 16:43:08

    Hakkın hatırı ali dersen,hukuk dersen,mağdur ve mazlum savunursan,doğru yazar yalanı yokedersen ,biat etmez Rabbe secde edersen,kula itaat etmezsen elbette bunlarla karşılaşırsın.

  • Gündüz Alp

    8.10.2017 16:05:23

    İleri sürülen gerekçe, emniyet ve asayiş yâni güvenllik olamaz. Zira dost-düşman ve cümle âlem biliyor ki Nur camiası, emniyet ve asayişin manevi ve fahri muhâfız ve bekçileridir. Tebliğe edilen belgede ileri sürülen "TOPLANTIYA KATILACAK OLAN GRUP VE ŞAHISLARA BAZI KESİMLER (Kimse bu kesimler-GA) TARAFINDAN GÖSTERİLEBİLECEK TEPKİLER" ihtimalinden söz ediliyormuş. İhtimaller üzerine hüküm bina olunmaz. Kaldı ki meşru dairede, hiddet ve şiddete başvurmadan, protesto hakkını kullanacak vatandaşlar da vardır ve olacaktır. Bunun tedbirini almak Siyasal İslamcı iktidara düşer. O cihet bizi ilgilendirmez. Ve hangi görüşe sahip olursa olsun, bu ülkede Mevlid'e karşı çıkacak aklı başında bir vatandaşın olacağına şahsen çok fazla ihtimal vermiyorum. Yasağın ardında bir başka sebep, güç ve irade olmalı. Yakında ortaya çıkar.

  • HÜSEYİN İLHAN

    8.10.2017 08:46:18

    Bu keyfiliğin,hak-hukuk-adaletten uzak dayatma yasağın savunulacakimazur görülecek yanı asla ve kat'a yok,olamazda.Zira şu hengamede nice nizalı hadiselerin yaşandığı spor müsabakaları yapılırken böyle manevi,milli birlik beraberliği pekiştirecek,iştirak edenlerin MUHABBET FEDAİSİ olarak bilindiği halde bu keyfilikten başka birşey değildir. Hele hele yıllardır değişik ülke atmosferlerine rağmen ve bu yakın günlerde VAN vilayetimiz de MEVLÜT TERTİPLENİP gayet sukunet,muhabbet içinde yapılmış iken ülkenin başkentinde bunu sağlayamamak esasen idarenin acziyeti,beceriksizliği değilde nedir.

  • Ali Tam

    8.10.2017 06:52:26

    Iste AB/ iste Dünya kamuoyu, iste Israil/Mavi Marmara ve Iste Barzani/Referandum onlara Türkiye sinirlari haricinde oldugu icin zerre miktar söz geciremeyenler 785 576 km2 de yasayan Müslümana Mevlidini yasaklayarak özgüven kazanacaklarina inaniyorlarsa yanlis HESAP Bagdat'tan döner!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı