"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dolar üzerinden ödeme garantisi vahameti

Cevher İLHAN
15 Ağustos 2018, Çarşamba
VAZİYET

Dolar üzerinden ödeme garantisi vahameti

Dövizde artışa karşı Cumhurbaşkanı, “Dolar molar bizim yolumuzu kesmez; yastığının altında doları, avrosu olan bozdurup TL’ye çevirsin, bu bir millî ve yerli mücadeledir” çağrısında bulunurken, birçok ihâlenin bedeli dolar üzerinden ödeniyor.

Vatandaşlara “Doları, dövizi bırakın!” denilirken, köprü, otoyol, havalimanlarına araba ve yolcu teminatı ve şehir hastanelerine hasta garantisiyle çoğu yabancı ve yerli şirketlere “dolar üzerinden gelir garantisi”yle Hazine’den yüz milyonlarca dolar aktarılıyor. 

Mesela, Ekim 2107’deki tespitlerle, Avrasya Tüneli ile Yavuz Sultan Selim ve Osman Gazi köprülerinden günlük 243 bin aracın geçeceği taahhüdü verilmiş. Oysa hâlen bu tünel ve köprülerden geçen araç sayısı 86 bin civarında. Buna göre aradaki fark olan 157 bin aracın geçiş bedeli dolar üzerinden ödeniyor. (Murat İde, Yeniçağ, 6.10.17)

Üçüncü havalimanı ihâlesini alan firmaların 25 yıl boyunca yolcu başına 20 euro alacağı bu “sistem”e göre,10, 22 ve 24 yıllık işletme haklarıyla söz konusu şirketlere bu tünel ve köprüler için -dokuz ay önceki kurla- yılda 2 milyar 419 milyon fazla ödeme ile toplam 50 milyar yerine 180 milyar -eski parayla 180 milyar katrilyon- ödenecek.

Oysa bu üç yatırım toplam 6 milyar 555 milyon dolar; yani eski parayla 23.5 katrilyon liraya mal olmuş. Kısacası, bu üç yatırımın dolar ile yapılmasından dolayı, mâliyetinden 156.5 milyar -156.5 katrilyon- lira daha fazla devletten çıkacak! 

Ve bu hesaplamanın yapıldığı Ekim 2017’de dolar kurunun 3.55 TL seviyesinde olup son krizle 6.50 TL’yi aşmasıyla, o günkü mâliyetinin katlanarak yaklaşık 300 milyar -300 katrilyon- lirayı bulması, “dolarla ödeme garantisi”nin ekonomiye vurduğu darbenin vahametini ortaya çıkarıyor.

GARABET                     

Kulak verilmeyen ikazlar

Türk Lirasının, enflasyonun yüzde 25’e ulaştığı, faizlerin yüzde 30.25’i aşıp krizdeki Arjantin pesosunu bile geçerek son bir haftada yüzde 27, yıllık yüzde 45 değer kaybettiği süreçte, iktidara yakın yorumcular, ekonominin hangi yanlış ve uçuk politikalarla çöktüğünün analizini yapmak yerine, en mâsum ve mâkul ikazları dahi “iktidar aleyhtarlığı” olarak ettiler.

Halbuki ekonomistler, cari açığın 57 milyar doları aştığı kırılganlıkta, Türkiye’nin bu çıkmaza düşeceğini, gidişâtın “batak” olduğunu, üretimden, yatırım ve istihdamdan yoksun, faiz-borsa-dövizle pohpohlanan ekonominin günün birinde duvara toslayacağını hep uyardılar. 

“Yerli ve millî” diye diye çoğu yerli ve millî tesislerin yabancılara satılmasının, kamu ihâlelerinin “yandaş” şirketlere âdeta peşkeş çekilmesinin, “deprem vergisi”, ÖTV gibi bazı geçici vergiler on altı yıldır kalıcı olarak sürerken, ihâle baronlarının yüz milyonlarca lira vergi borçları silinip ya da uzun vadeye ertelenip en az vergi vermesinin ya da hiç vergi alınmaması gerekenlerin üzerine yığılan ve âdil bir biçimde tabana yaydırılmayan vergi yükünün ağırlaştırılmasının akıbetsizliğini bildirdiler.  

Ama kulak verilmedi.

TESBİT                           

 “İnşallah alternatif stratejimiz vardır”

Göz göre göre gelen “ekonomik çöküntü”ye karşı itidali tavsiye eden sağduyulu çağrılar da yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski metin yazarı ve AKP eski milletvekili Aydın Ünal’ın Yeni Şafak gazetesindeki (9.8.18) ikazları bunlardan biri.

Öncelikle Ak Parti iktidarının ilk yıllarında gayet mütedeyyin bir arkadaşının -bin lira gibi- cüz’i bir miktarla borsaya girdiği ve sabah - akşam endeksi takip edip ne kazandığını, ne kaybettiğini hesapladığı sırada başörtüsüne ilişkin tartışmalarla döviz ve borsanın hafiften dalgalanmasına karşı kendisine “Başörtüsünü gündeme getirip niye ortalığı karıştırıyorsunuz?” tepkisiyle “dünyevileşen” toplumun sürüklendiği psikolojiyi nazara veren Ünal, “Kurallarına göre oynadığın ve o kurallar içinde büyüdüğün kahrolası piyasa ile alternatifini oluşturmadan kavga etmek, didişmek, inatlaşmak kaybettirir. Piyasanın güvenini sarsacak adımlar, piyasayı ürkütecek ekonomi yönetimleri parayı kaçırır” uyarısında bulunuyor. 

Devamında “Hem yanılsam bile, dedim ya, piyasa ile didişmek, ABD ile kapışmak bana gurur veriyor” diye yazan Ünal’ın, “Bildiğim kadarıyla yeni altın yatakları, sınırsız petrol rezervleri de bulmuş değiliz. Rusya’nın, Çin’in kredi muslukları da yine bildiğim kadarıyla sonuna kadar açılmış değil” tesbit ve peşinde gelen temennisi ise dikkat çekici; “İnşallah yanılıyorumdur, inşallah alternatif stratejimiz vardır…” 

Okunma Sayısı: 3841
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı