"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Fırat Kalkanı” ve endişeler

Cevher İLHAN
18 Ekim 2016, Salı
İçte artan terör saldırıları ve canlı bomba patlamalarıyla şehitler gelirken, Ankara’nın Bağdat’la Başika gerginliğinin tırmandığı vasatta bir yandan beklenen büyük Musul operasyonu başlarken, diğer yandan Suriye’deki Fırat Kalkanı harekâtı sürüyor.

Halep’in bombalanması tam bir katliama yol açarken, en son Silâhlı Kuvvetlerin desteğinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Dabık köyü ile Soran beldesini IŞİD’den alıp Suriye’nin içlerine ilerliyor.

Bu arada Cenevre’den sonra önceki gün Lozan’da ABD ve Rusya’nın yanısıra bölge ülkelerinden Türkiye, Suudi Arabistan, İran, Katar, Ürdün, Mısır ve Irak ile BM özel temsilcisinin katıldığı Suriye toplantısında bir karar çıkmaması, ateşkesin temini ile Halep’e insani yardımların ulaştırılması için Türkiye’nin önerdiği uluslararası yardım konvoyunun teşkilinde dahi anlaşılmaması, iç savaş kargaşasındaki Suriye denkleminin ne denli “çözümsüz” bırakıldığını bir defa daha ortaya koyuyor.

Vakıa şu ki, altı yıldır 600 bin insanın hunharca katledildiği, dört milyon insanın yaralanıp sakat kaldığı, nüfusun üçte birine varan on milyon sivilin göçe zorlanıp perişan edildiği, şehirlerin yıkılıp yakıldığı Suriye’de ecnebilerin menhus işgal ve ifna proje ve plânları bütün ağırlığıyla dayatılıyor.

Bundandır ki, onlarca silâhlı grubun kıyasıya çatıştığı, IŞİD’den El Nusra’ya El Kaide kökenli örgütlerin bölgedeki kent ve köyleri kuşatma altına aldığı kargaşanın Türkiye’yi daha vahim tehlikelerle karşı karşıya bırakacağı görülüyor.  

IŞİD’İN GÜNEY SURİYE’YE SÜRÜLMESİYLE

Öncelikle, Ankara’da her fırsatta dile getirilen, “El Bab ve Mümbiç üzerinden Rakka’ya DEAŞ’ın bölgeden temizlenip güneye sürülmesi”nin arka plânında bir oyun oynandığı; güney Suriye’de “Batı’nın jandarması” bir “IŞİD kantonu”na zemin hazırlandığı belirtiliyor. 

IŞİD’in sivilleri katledip, ülkenin stratejik merkezlerini, kentlerini, alt ve üst yapısını tahrip ettikten sonra bölgeyi terk ederek güneye çekilmesi bu konudaki istifhamları arttırıyor.

Yine bu “plân”la Türkiye’nin Müslüman Arap âlemine çıkışını kapatıp irtibatını kesecek 911 kilometrelik Suriye sınırındaki kantonları birleştirip PYD-YPG’nin “Rojova/Batı Kürdistan koridoru”na alan açılmasının hedeflendiği kaydediliyor.

Böylece, Irak’ta olduğu gibi, iç savaşla Suriye’nin de dörde bölünüp taksimiyle, Türkiye’nin ve bütün bölgenin başına büyük gaileler açacak küresel güçlerin güdümünde “devletçikler” oluşturuluyor. 

Diğer yandan, gelişmelerin Türkiye’yi Müslüman komşusundaki iç savaşın ortağı ve “cephe ülkesi” haline getirmesinden ve ülkedeki iç savaşı bataklığına daha da saplanmasından endişe ediliyor.

IŞİD’İ TEMİZLEME” PARAVANINDA…

Ankara’dakilerin görünürde ABD’ye ve Batı’ya veryansın etmelerine karşı, Fırat Kalkanı harekâtına dair soru işâretleri çoğalıyor.

Her ne kadar amacın “IŞİD’i Türkiye sınırından uzaklaştırıp bölgeden temizlemek” ve “Suriye topraklarında güvenli bölge oluşturmak” olduğu tekrarlansa da, sonuçta derinleştirilen harekâtın ciddi endişeleri davet ettiği görülüyor. 

Ankara, Türkiye’yi ve bütün bölgeyi felâkete atacak oldu-bittilere karşı fevkalâde dikkatli olmalı. Yanlış politikalarla, akıbeti meçhul operasyonlarla, ecnebilerin tuzaklarına düşmemeli.

Okunma Sayısı: 2144
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı