"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Garabetli muallel süreç...

Cevher İLHAN
10 Ekim 2016, Pazartesi
Menfur kalkışmanın üzerinden üç aya yakın süre geçtiği halde darbenin arka plânı hâlâ karanlıkta.

Yeni yasama döneminin başında özellikle iktidar partisi etrafında kopan “darbe girişiminin siyasî ayağı” tartışmalarıyla sanki darbe önlenmiş değil de darbe olmuş gibi her tarafta korku, sinmişlik ve suskunlukla Ankara’da ağır bir hava hâkim. Parlamento gündem dağınıklığında.

Keza aylardır Cerablus üzerinden Suriye iç savaşı bataklığına çekilme tehlikesi devam ederken, Bağdat’a rağmen “Musul operasyonu”yla Irak’a müdahalenin Türkiye’ye ve topyekûn bir defa daha büyük bedeller ödeten acı ve akıbetsiz tuzağa düşürülmesi tartışılıyor.

Bu süreçte peşpeşe telkinlere mukabil, turizm ve ihracattaki düşüşün yanı sıra artan işsizlikle, duran yatırımlarla ekonominin kırılganlığına dair istifhamlar artıyor.

Aslında Meclis’te âcilen görüşülmesi gereken OHAL KHK’larının, iktidar grubunca Meclis’in apar topar tatile sokulması manevrasıyla ertelenmesi, garabetli sürecin sinyallerini çakmıştı.

“YURTTA SULH KONSEYİ”

Yeniden uzatılan KHK’larla resmî verilere göre, 115 binden fazla kamu çalışanı görevinden uzaklaştırılmış. 59 bin 841 personel memuriyetten çıkartılmış. 40 bini hakkında soruşturma sürüyor.

Düşülen vartada, 35 sağlık kuruluşunun kapısına kilit vurulmuş. 65 bin öğrencinin okuduğu 15 üniversite ile 183 bin öğrencinin eğitim gördüğü 1061 öğretim kuruluşu kapatılmış. Raporlarda bir milyon mağdurdan bahsediliyor.

Ayrıca 129 vakıf, 1125 dernek, 19 sendika ile 4262 özel kurum ve kuruluş mühürlenip devletçe bütün mal varlıklarına el konulmuş. 3 haber ajansı, 16 televizyon, 29 radyo, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi/dağıtım merkezine ek olarak çocuk televizyonlarının da bulunduğu 12 kanal daha karartılmış.

Yine on binlerin istihdam edildiği işyerlerine kayyım atanıp tüketilmesiyle, tıpkı 29 Şubat  “postmodern darbe” sürecinde olduğu gibi Anadolu sermayesine darbe vurulup tasfiye ediliyor.

Ne var ki, sür’atle yargı önüne çıkarılıp hesap sorulması gereken “darbe plânı”nda yer alan elebaşları ve her türlü lojistik desteği verenler, savaş uçaklarıyla alçak uçuş yapıp Meclis’i, bombalayanlar, vatandaşı, polisi katledenler daha tam tesbit edilip yargının önüne çıkarılmış değil.

Şu hale bakın; kalkışmadan iki hafta sonra Adalet Bakanı’nın “hainler” olarak adlandırılan “Yurtta Sulh Konseyi’nin kimlerden oluştuğunu bu darbenin içerisinde olanlar bal gibi biliyorlar, herkes biliyor, ama bu ortaya çıkacaktır” teminatına karşı, Ankara’da TRT’yi basıp “yönetime el konulduğunu” duyuran “darbe bildirisi”ni zorla ekranlarda okutanlar âdeta unutturuldu! (aa)

Sır perdesi günden güne kalınlaşıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, “Yurtta Sulh Konseyi’ isimli illegal oluşumun sadece ismen var olduğu, soruşturmanın bu aşamasında ‘konsey’in isim isim kimlerden oluştuğuna dair bir tesbitin var olmadığı” değerlendirmesi, “darbe soruşturmaları”ndaki garabetin sırıtan en bâriz örneği…

KHK’LER HUKUKA UYGUN DÜZELTİLMELİ

Bu arada vatandaşları sorgusuz sualsiz işlerinden eden, temel hak ve hürriyetleri gasbedip OHAL kapsamını aşan KHK’ların Anayasaya ve yasalara aykırı uygulamalara dair soru işâretleri duruyor.

Siyasî iktidardan her fırsatta “at izinin it izine karıştığı” yakınmasıyla “kurunun yanında yaş da yanmayacak” söylemine mukabil, “itiraz komisyonları”yla iâde edilenlerin sayısı yüzleri geçmezken, kamudaki gözaltı-tutuklama, açığa alma ve ihraç furyası devleti felç edip siyaseti âdeta kilitlemiş.

Her KHK dalgasında, isimsiz-imzasız ihbarlarla haksızlıklar ve hukuksuzluklar çığ gibi büyüyüp içinden çıkılmaz hal alırken, tasfiyeler, muhaliflere karşı bir nevi cadı avına dönüşüyor.

Bunun içindir ki, “jurnal anaforu”ndan bir an evvel çıkılması; öncelikle “darbe girişimi”nin arka plânının açığa çıkarılması, darbecilerin yargılanması ve KHK’ların hukuka uygun hale getirilip haksızlıkların giderilmesi gerekiyor.

Aksi halde, yine darbeciler bir tarafa bırakılıp “mensubiyet”, “iltisak” ve “irtibat”la 100 binlerin mağduriyeti, “Ergenekon” ve “Balyoz”da olduğu gibi son “darbe girişimi” dâvâsını da sulandırır.

Dahası, kargaşayla kutuplaşmaya iter; milleti telif edilemez vahim ayrıştırma girdabına sürükler…

Okunma Sayısı: 2668
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ugur

    10.10.2016 23:34:43

    Serdar bey suc olmayan hususlari sucmus gibi kanullenmeyin. Lutfen bankasyaya para yatirmak suc olabilir mi? Yarin adamlar kuveytturkle ilgili (ki abd de kiuveytturkun hesaplari ile ilgili bir iddia-iside para aktarildigina dair-var) iddialar nedeniyle kuveytturkte hesabi olan herkes sucludur derse hakli mi olacaklar. Eger bir suc aranacaksa darbe planlayanlar (?), yapanlar ve destekcileri olarak aranmali ve buna gore cezalandirilmalidir. Aksi halde devletk koruma refleksi denen insanlik disi refleksle cok masumlarin hakkina girilir. Girilmektedir de. Kimsenin masumane isleri sucmus gibi gostermeye ve gormeye hakki olamaz. Aksi halde biz gecmiste Ustad'a ve talebelerine, İskilipli Atif Hoca'ya yapilan (devlet refleksi adina) zulmu ve haksizliklari da o zamanin sartlarinda olabilir diyenlere dirsey diyemeyiz. Allah (cc) gunahlarimizdan ve zaaflarimizdan dolayi bizleri affetsin. Hakikati ortaya cikarsin ve haksiz yere yaftalananlari, magdur ve mahkum edilenleri kurtarsin.

  • serdar çelik

    10.10.2016 12:12:26

    slm harika bir yorum..binlerce madur var kriterler derhal değişmeli 1.Sendika kriterden çıkmalı ( yasal ) 2.Bankasya ya kendi hesabına 20 bine kadar para yatıran kriterden çıkmalı 3.çocuk okula gönderen kriterden çıkmalı

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı