"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İktidarın muhalefetsizleştirme operasyonu

Cevher İLHAN
05 Haziran 2026, Cuma
TESBİT

“Araçsallaştırılmış yargı”yla muhalefete müdahale dış dünyada da tartışılıyor. O denli ki “Türkiye’nin demokrasiden cayıp otoriterlikten yana rotasını çizdiği” tesbitleri yapılıyor. 

Demokratik mahfillerce demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklara saygı ekseninde muhalefetin korkusuzca faaliyet göstermesi, siyasî sürece eşit şartlarda katılımın demokratik sistemin temel unsuru olduğu” vurgulanıyor.

Zira demokrasi, serbest ve âdil seçimleri ortadan kaldırmakla “tek adam rejimi”nin tahkimine, Cumhurbaşkanı’nın dördüncü kez adaylığına antidemokratik ortam oluşturuluyor.

Öncelikle “butlan”ın Avrupa Birliği (AB) demokrasi standartlarıyla bağdaşmadığını belirten Hıristiyan Demokrat Partili Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un “Demokratik rekabet siyasette yürütülür, mahkemelerde değil” uyarısı bunların başında geliyor.

Keza AB mahfillerinden “Demokratik meşruiyet sandıkta vatandaşların irâdesiyle oluşur. Canlı bir demokrasiye, bağımsız kurumlara, muhalefetin siyasî baskı olmadan çalışabilmesine dayanır. Türkiye’deki bu oldubitti, yargının bağımsızlığıyla ilgili ciddi sorular sorduruyor!” tepkileri dikkat çekici. (gazeteler, 27.5.26)

Ancak en çarpıcısı, Alman Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Türkiye raportörü Max Lucks’un “AB ülkelerinin ‘tek kişilik hükûmet”e ciddi bir yaptırımda bulunmamakla Saray iktidarının ‘otoriterlik’te cüretlendirdiğinden yakınması. AB’nin hukuk devletiyle bağdaşmayan demokrasi dışı tepeden inmeciliğe cesaret verip “ayağına kurşun sıkması”ndan hayıflanması.

Bu arada İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün, “otoriter iktidarın siyasî muhalefeti devre dışı bırakmakla Türkiye’nin demokratik işleyişini ağır biçimde zayıflattığı” eleştirisi kayda değer.

Ve “hukukî ve idarî süreçlerin muhalefet partilerini, siyasetçileri sindirmek, siyasî rekabeti ortadan kaldırmak amacıyla kullanılmaması” uyarısında bulunan AB Dış İlişkiler Servisi’nin, “muhalefete suçlamaların, dayatılan gözaltıların, yargılamaların, görevden almaların, hukukun üstünlüğüne, temel haklara, demokratik çoğulculuğa ve yargının bağımsızlığına ilişkin soru işaretleri doğuruyor” ifadesi gerçeği gösteriyor.

VAZİYET

“Boyun eğen bir yargıçla…”

Vaziyet şu ki AB basınında, Türkiye’nin zaten “hibrit/melez demokrasiler”den “otoriter ülkeler” arasına düştüğü analizleri “demokrasi karnesi”ni okutturuyor. (Karar, 27.5.26)

Öncelikle Frankfurter Rundschau, polisle “Kesinleşmemiş bir kararın dayatılmasıyla Türkiye’de demokrasinin tasfiye edildiği”ni nazara veriyor.

Keza Pforzheimer Zeitung, Türkiye’deki hukuk devleti tartışmalarındaki gerilimi öne çıkarıyor. Saarbrücker Zeitung, “AB’nin yaptırım uygulamamasının iktidardakilerce “demokrasi dışılıklara onay” olarak algılanacağı konusunda uyarıyor.

The Guardian ise “butlan”ı “seçilmiş belediye başkanlarına baskı zincirinin parçası olarak değerlendirirken; The Times’in “Erdoğan’ın iktidarını pekiştirme otoriterliği” olarak görüyor.

Yine mahkemece ana muhalefete el konulmasını “iktidarın otoriterleşmesinin ağır bir adımı” gören Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, “boyun eğen bir yargıcın yardımıyla ana muhalefet partisinin başına bir kukla yerleştirdi” çarpıcı tanımlamasında bulunuyor.

Neticede, İspanyol El País gazetesinin, 2024 yerel seçimlerde Erdoğan’ın partisine karşı büyük başarı kazanan ana muhalefete artan baskılarla 2023 kurultayının bir mahkemece iptalinin “benzeri görülmemiş bir uygulama” olarak duyurması vaziyeti özetliyor.

HAFTANIN SÖZÜ

“Mutlak butlan’la siyasî tasfiye stratejisi”

“Seçimlere girmenin serbest ama kazanmanın yasak olduğu, demokratik rekabetin boğulduğu bir Türkiye’de siyaset maalesef mahkeme salonlarına sıkıştırılarak nefes alamaz hale getiriliyor. Siyasî partilerin meselelerini çözeceği merci meşru zeminleridir, kongrelerdir! “Mutlak butlan”, “Rakipsiz kazanma ve muhalefetsiz Türkiye” stratejisinin bir sonucudur. Demokrasinin işleyişine açık bir müdahaledir.”

Gültekin Uysal, DP Genel Başkanı

SÖZÜN ÖZÜ

“Muhalefet, meşru ve samimî bir muvâzene-i adâlet unsurudur…” Bediüzzaman

Okunma Sayısı: 1430
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Kubilay

    5.06.2026 19:49:05

    Pelin hanım bilmelisiniz ki çok sevdiğiniz tek adam bop başkanı, İslam ülkelerinin içine Arap baharı fitnesini soktu ve islam ülkelerinin İsrail karşısında zafiyetine sebep oldu. İslam İşbirliği teşkilatının içine güvensizlik ve husumet tohumlarını ekti.İhvan-ı müslimini bitirdi (yetkilisi bizi bu hale Türkiye getirdi bizi kandırdılar, Sisiye teslim ettiler" diye basın beyanatı var. Türkiyede değişen ne? Faiz mi, fuhuş mu, uyuşturucu mu, katliamlar mı? Ailenin yıkılışı mı? Yoksa gençlerin deist ve İslam düşmanı olmaları mı? Baş örtüsü ve ayasofya hariç. Soruyorum, sizi militanca hırsız, nifak ehli, kul hakkı yiyen, müstebid siyasilere destek vermeye sevk eden ve cemaatimizi hararetle ithama sürükleyen saik ne?

  • Ömer

    5.06.2026 12:33:47

    Bu nasıl bir yorum; biz Adalet, hak, hukuk,Demokrasi diyoruz hala otuzların kafasında olanların bugün icraatta olanları yaptıklarını hoş gören Risale-i Nur’u ve Bediüzzaman’ın görüşlerini sindirememiş olanlar var yazık. Kaleminize sağlık tebrikler sayın yazarımız.👏👏👏🌅

  • S. Pelin Kurukahveci

    5.06.2026 00:47:21

    Halk partisi muhalefetsiz demokrasiyi çok iyi bilir. Tek farkla onların zamanında islam yasaktı ve alimlerimiz dar ağaçlarında ya da sürgünlerdeydi. Yani yaşattıklarının yüzde birini bile yalamadılar daha. Onlar için ağlamaya gerek yok. Halk partisinin hakkı için edilecek her kelime israftır ve ecdadımızın aziz hatıralarını zedeler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı