"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Irak’la krizin aşılması

Cevher İLHAN
11 Ocak 2017, Çarşamba
Başbakan’ın son Irak ziyareti, Ankara’nın yakın zamana kadarki çıkmaz “Irak politikası”nın “Ankara-Bağdat hattını kopardığı”nın açık ikrarı oldu.

Bilindiği gibi, önce hükümet sözcüsü, “Irak’la yeni dönemin başladığı”nı duyurdu. Akabinde Irak’a giden Başbakan, tartışmalara sebep olan Başika’daki Türk askerî birliği hakkında, “Keyfiyetten değil, mecburiyetten kaynaklanıyor. Gayet tabiî ki Irak topraklarında kurulan bir Irak kampıdır, Irak hükümetinden bağımsız olması düşünülemez; şartlar müsâit olduğunda oturup konuşularak dostane bir şekilde sorun halledilecek” cümlesiyle çözümün sinyalini verdi.  

Diğer yandan Başbakan’ın “Türkiye’nin güvenliği Irak’ın güvenliğinden ayrı düşünülemez; birisi güvenli olmazsa diğeri de güvenli olamaz” tesbitiyle, iki ülkenin birinci ortak hedefinin terörle mücadelede işbirliği gereği vurgusu da önemli.

FEVRÎ, HİSSÎ, HAMASÎ ÇIKIŞLARLA

Vakıa şu ki, 1991 Körfez Savaşı sonrasında ABD’nin on iki yıl devam eden Irak’a amansız ambargosu ve 2003’te bizzat dönemin Amerikan Dışişleri Bakanı Colin Powell’in yalan olduğunu itiraf ettiği “Irak’ta kimyasal silâh” iddiasıyla ABD-İngiltere öncülüğündeki “savaş koalisyonu”nun işgali sornası Türkiye, yanıbaşındaki 20 milyonluk Irak ekonomik ve ticarî pazar potansiyelini kaybetti. 

Ne var ki bu süreçte AKP iktidarında Ankara Irak işgalini destekledi. İlk AKP hükümetinin Irak’ı işgale gidecek 62 bin Amerikan askerinin Türkiye topraklarında konuşlanmasına dair 1 Mart tezkeresinin Meclis’te reddedilmesine karşı Bakanlar Kurulu’nun kararıyla 6 hava ve 7 deniz limanı conilerin, silâh, mühimmat ve her türlü savaş malzemesinin nakil ve tevziine açıldı. 

İki milyon insanı katledilen, on milyonu göçe zorlanıp perişan edilen ve başta enerji kaynaklarıyla yer altı yerüstü varlığı talan edilip yağmalanan, şehirleri tahrip edilen, ordusu dağıtılan Irak’ın, mezhebi / etnik kotalar üzerinden bölünüp çökertilmesiyle bölge topyekûn istikrarsızlığa itildi. 

Bu vartada, Ankara’nın Bağdat’ı by pass edip Erbil’le işbirliği yapması; merkezi hükümetin onayını almadan Kuzey Irak yönetiminin emr-i vakiyle bütün Irak halkının ortak malı olan Irak petrolünü Türkiye üzerinden uluslar arası piyasalara satışına aracılık etmesi ve uluslar arası kamuoyu önünde Irak yönetimiyle karşılıklı tahrikkâr söylemleri, “Ey İbadî” agresif seslenişleri, Irak’la ilişkileri daha da zora soktu.

STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR

Kısacası, Türkiye’nin Irak’tan ırak kalması, maddî -mânevî büyük zarara uğrattı. Küresel aktörlerle ifsad şebekelerinin mâmulü “Irak El Kaidesi”nin türemesine, IŞİD ve türevi örgütlere sebebiyet verdi.

Emperyal güçlerin Ortadoğu üzerinde ve özellikle Irak ve Suriye ekseninde İslâm dünyasını mezhebi ve etnik tefrikalarla taksim ve bölüp parçalama oyununa gelindi. 

Bu bakımdan, Müslüman komşu Irak’la krizin aşılması, Suriye’de ateşkesin korunup kalıcı barışın sağlanması, taşeron silâhlı örgütlerle ateşlenip alevlendirilen “vekâlet savaşları”yla terör fitnesinin sona erdirilmesi, İslâm coğrafyasına yaydırılmak istenen Sünnî-Şiî çatışmasının önüne geçilmesi, Şengal / Sincar’da Kandil tipi yeni bir terör bataklığının oluşmaması ve iç karışıklık bahanesiyle ecnebilerin “hedef ülkeler”e müdahalesine fırsat verilmemesi açısından büyük stratejik önem taşıyor.

Ankara, bölgenin terör ve tefrika belâsından kurtarılması için başta Bağdat ve Şam olmak üzere âcilen bölgedeki merkezi ülkelerle diyalog ve işbirliğini mutlaka geliştirmeli. 

Başka yolu yok… 

Okunma Sayısı: 1071
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı