"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrail’e her “rest”te yeni bir işbirliği!

Cevher İLHAN
02 Ocak 2019, Çarşamba
Mahalli seçimler sürecinde başta ağır ekonomik kriz olmak üzere her gün gerçek gündemi saptıran gelişmelere yenileri ekleniyor.

Bilindiği gibi, AKP iktidarı döneminde İsrail’in binlerce Filistinli çocuğu, kadını hedef alan katliâmları yapılırken, İsrail’le ekonomik mutâbakat zabıtları, ticarî ilişkileri tam gaz devam etti. İsrail’e veryansın edildikçe, iki ülkenin resmî verileriyle İsrail’le ekonomik ve ticârî işbirlikleri kat kat arttı.

Özellikle 30 Ocak 2009’da Davos’taki İsrail’e mâlûm “one minute” çıkışının ardından Ankara, İsrail’in Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) üyeliğini onayladı. Tek Müslüman üye olarak Türkiye’nin vetosu kaldırılmakla İsrail, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) alındı.

Keza Türkiye’nin “blokajını çekmesi”yle İsrail’in NATO üyeliğinin önü açıldı; İsrail’in Brüksel’deki NATO karargâhında temsilcilik açıp askerî tatbikatlara katılması sağlandı. Bu arada Türkiye tarihinde ilk kez bir İsrail Cumhurbaşkanı TBMM’de konuşturulup iktidar grubunca alkışlatıldı.

ZÂLİM İSRAİL’LE RO RO SEFERLERİ

Ve 31 Mayıs 2010’da İsrail askerlerinin Gazze’ye insanî yardım malzemesi taşıyan “Mavi Marmara” Gemisi’ne saldırıp on vatandaşımızın katlettiği baskın sonrasında İsrail’le işbirlikleri daha da derinleştirildi.

Zira Resmî Gazete’nin 1 Eylül 2016’da yayınlanan 6743 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Anlaşması”nda, Mavi Marmara için toplam 20 milyon Amerikan dolarının “tazminat olmayıp bağış olduğu” peşinen deklare edilirken, İsrail hükûmetinin, hiçbir cezâî ve hukukî sorumluluk taşımayacağı güvencesi verildi. Maktullerin ve mağdurların âilelerinin Türkiye’de açtıkları cezâ dâvâları dahi tasfiye edildi, İsrailli katillerin kurtarılması sağlandı.

Yine Meclis’te muhalefet partilerinden gelen “Mavi Marmara Anlaşması dahil İsrail ile yapılan anlaşmaların iptali” önerisi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Ancak ilginç olanı, bu anlaşmaların çoğunun iki ülkede seçimler ve referandumlar öncesi olması.

Hatırlanacağı üzere, İsrail’in Gazze bombardımanı sürerken, Cumhurbaşkanı’nın Mısır ziyaretinde İsrail’e “katil terör devleti!” diye yüklediği günde İsrail ve Türkiye İstihbarat Teşkilâtı şefleri arasında “istihbarat işbirliği anlaşması” imzalanmış; ve aynı gün İskenderun’un Limakport Limanı’ndan İsrail’in Hayfa limanına ro ro seferler resmî törenlerle başlatılarak, Kuzey Irak Yönetimi’nin hortumladığı bütün ülke halkının ortak malı petrolünün İsrail üzerinden dünya piyasalarına satılmasına aracılık edilmişti.

Dönemin Hatay Vali Yardımcısı, ilk defa İsrail’e gidecek gemilerin kurdele kesimi kokteylinde, bu seferlerle İsrail’le Türkiye’nin birbirine bağlandığını, Cilvegözü Sınır Kapısı açılsa ve Suriye ile ilişkiler düzelse de İsrail’e seferleri devam edeceğini söylemişti. (Milliyet, Sabah, 21.11.12)

“ORTAK UÇUŞ MİLİ KREDİ ‘İSRA-CARD”!

En son önceki hafta İsrail Başbakanı Netanyahu’nun nazarları dışarıya yöneltmek amacıyla Türkiye’yi hedef alıp “işgalci” olarak tahkirine karşı, Cumhurbaşkanı’nın “Netanyahu sen zâlimlerin sesisin, sen devlet terörü estiriyorsun, devlet terörünün başındasın!” diye ağır eleştirilerde bulunduğu günde, Türkiye ile İsrail’in bir işbirliğine daha gittiği ortaya çıkıyor. (gazeteler, 20.12.18) THY ile İsrail’in en büyük bankalarından Bank Hapoalim “ortak uçuş mili-kredi ‘IsraCard” anlaşmasının imzalandığı görülüyor. Şalom’a göre, bu İsrail ortaklığıyla rekor sayıda İsrailli yolculara indirim sağlanacak.

Böylece, her iki ülkede de seçim öncesi karşılıklı söylemlerle seçmen nezdinde oy devşirilmesi oyunu tekrarlanıyor. Nisan’daki seçimlere giderken Netanyahu ülkesinde suçlandığı hırsızlık-yolsuzluk iddialarından kurtulmaya çalışırken, Türkiye’de “İsrail karşıtlığı”yla halkın ağır ekonomik krizle pahalılıktan nazarlar kaydırılıyor; ülkenin gerçek gündemi manipüle ediliyor.

Hülâsa, Filistin halkına ve Mescid-i Aksa’ya barbarca saldırıları İsrail’e karşı iç kamuoyuna yönelik lâfta kalan “kınama”larla sözde “İsrail karşıtlığı” propagandası yapılırken, gerçekte İsrail’i zulmünden, dayattığı emrivakilerden caydıracak hiçbir ekonomik-ticarî, siyasî ve diplomatik yaptırıma gidilmiyor. Ve bundandır ki İsrail, gün geçtikçe daha da şımarıp küstahlaşıyor… Siyasî rant uğruna yazık değil mi?

Okunma Sayısı: 2081
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Necati

    3.1.2019 13:12:19

    Tebrik ederim Cevher Bey harika bir yazı olmuş.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı