"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kararnamelerle “OHAL rejimi”

Cevher İLHAN
13 Temmuz 2018, Cuma
Beştepe Sarayında “başkan” olarak resmen göreve başlama töreninde “ötekileştirme dönemini geri gelmemek üzere kapattık” diyen Cumhurbaşkanı, “Zulümler, haksızlıklar bir defa daha geri gelmeyecek” demişti.

Lâkin “yeni sistem”de Cumhurbaşkanının tek başına çıkaracağı kararnâmeler ve AKP grubunun cezâ ve terör yasalarına ekleyeceğini açıkladığı “yeni yasalar”la OHAL kalıcı hale getiriliyor.

Bilindiği gibi, “12 Eylül darbe anayasası”nda dahi Cumhurbaşkanının ancak “yürütme yetkisine ilişkin konularda” cumhurbaşkanlığı kararnâmesi çıkarabileceği, temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle siyasî haklar ve ödevlerin cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemeyeceği” belirtilirken, 16 Nisan 2015 “referandumu paketi”nde bu sınırlamalar olağanüstü hallerde geçersiz kılınmış.

Kısacası, yasama mercii Meclis’in uhdesindeki “OHAL ilân etme yetkisi”nin tek başına devredildiği Cumhurbaşkanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, sözkonusu “anayasal sınırlamalar’a tabi olmaksızın tek başına kararname çıkarabilecek.

Böylece, Cumhurbaşkanının OHAL kararnâmeleriyle “temel siyasi hak ve ödevler”e sınırlamalar getirilebilecek.

“MECLİS ONAYI” OLMADAN…

İşin bir diğer vahameti, OHAL dönemindeki cumhurbaşkanı kararnâmelerinin de “kanun hükmünde” olması. KHK’lar Meclis onayına sunulurken Cumhurbaşkanının Meclis onayına sunmaksızın kararnâme çıkarabilmesi.

Buna göre, Bakanlar Kurulunu lağvedip re’sen OHAL ilân etme ve KHK çıkarma yetkisini tek başına cumhurbaşkanına veren kararnâmelerle, anayasada “herkesin kişiliğine bağlı, sahip olduğu, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetler”e dokunulabilecek.

Bu haliyle, anayasanın 6. maddesindeki “Egemenlik, kayıtsız ve şartsız milletindir. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz” esasına aykırı olarak Meclis’in “yasama yetkisi” tek başına Cumhurbaşkanına devrediliyor.

“FERMAN” NİTELİĞİNİ TAŞIYOR…

Hûlâsa, “yeni sistem”e göre, Cumhurbaşkanının tek başına çıkaracağı ve hiçbir anayasal ve yasal kayıtla kayıtlanmayan, yasama ve yargı denetimine tabi olmayan “Cumhurbaşkanı kararnâmeleri”, birer “ferman” niteliğini taşıyor.

Bu “fermanlar”la, birçok alanda temel hak ve hürriyetler sınırlandırabilecek.

Neticede, 130 bine varan kamu görevlisinin istihbarat raporlarıyla, tek kelime savunmaları alınmadan sorgusuz – sualsiz ihrâcıyla, İçişleri Bakanı’nın ikrarıyla 77 bin vatandaşın delilsiz tutuklanmasıyla, temel hak ve hürriyetlerin gasbıyla, vatandaşların bin bir emekle oluşturdukları on bini bulan firmaların - fabrikaların, iş yerlerinin kapısına kilit vurulmasıyla kalınmıyor; bunlar Cumhurbaşkanı KHK’ları perdesinde sürdürülmek isteniyor.

Özetle, “Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi” adı altında “OHAL rejimi”nin bu kez “cumhurbaşkanlığı kararnâmeleri”yle sınırsız olarak sürdürülüp temel hak ve hürriyetlerin tepeden kısıtlanmasına ortam oluşturuluyor.

Okunma Sayısı: 5183
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı