"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Katar krizi kumpası”na dikkat

Cevher İLHAN
16 Haziran 2017, Cuma
Çoğu ülke dışından gelen iki milyon nüfuslu ve 11 bin 571 kilometrekarelik Konya’nın üçte biri yüzölçümlü Katar üzerinden bölgede dehşetli ve sinsi bir oyun oynanıyor.

Bilindiği gibi, geçen yıl Amerikan Kongresi’nin “11 Eylül tasarısı”nı onaylamasıyla, saldırıda ölenlerin yakınlarıyla Amerikan sigorta şirketleri, 15  intihar saldırısı militanının Suudi vatandaşı olması hasebiyle bu ülkeye ve bazı vakıflarına “El Kaide’ye destek” iddiasıyla tazminat dâvâsı açmıştı.

Süreçte Suudilerin Amerika’daki 750 milyar dolarlık yatırımının dondurulacağı, tazminat teminatı olarak varlıklarına el konulacağı tehdidiyle Riyad yönetimi büyük baskı altına alınmıştı.

Keza Batı bankalarındaki 200 milyar petro-dolarının bloke edilip Suudî milyarderlerin 17.2 milyar doları bulan servetlerinin tehlikeye düşeceği haberleriyle Suudi Krallığı köşeye sıkıştırılmıştı.

Obama’nın “tehlikeli bir emsal” eleştirisine, dönemin Beyaz Saray Sözcüsü’nün “en utanç verici şey” nitelemesine rağmen ABD ve İngiltere’nin en yakın müttefiklerinin başında gelen ülkenin finansal ve siyasî risk altına alınması şantajı savrulmuştu.

Nihayet Trump’ın 100 milyarı silâh olmak üzere 380 milyar dolarlık anlaşma yaptığı Riyad ziyaretinde, kumpasın Suudî aşaması kotarıldı. Suudiler şantaja geldi ve dayatılan “pazarlık”la “Sünnî cephe”ye öncülük “görevi”ni aldılar. İlk iş olarak da Körfez İşbirliği Konseyi üyesi komşusu Katar “teröre destek”le suçlanıp “düşmanlaştırılarak” ambargo konuldu. Vatandaşlarına hac yasağı getirildi.

Ve uluslar arası Amerikan-İngiliz sermayesinin kol gezdiği Birleşik Arap Emirlikleri, darbeci Sisi’nin Mısır’ı, Şiîlerin Sünnî yönetime karşı tahrik edildiği Bahreyn, “Arap baharı” kargaşasıyla bölünmüş Tobruk Libyası, iç savaştaki Yemen ve Maldivlerin de katılımıyla “cephe”nin kapsamı genişletildi.

ZİKZAKLI ÇARKLI POLİTİKALAR ÇIKMAZI

Şimdi fert başına 130 bin dolar düşen, kuzeyinde dünyanın en büyük gaz rezervlerinden biri keşfedilen, yabancı enerji şirketleriyle petro-karbon ve doğalgaz anlaşmaları olan Batı işbirlikçisi Katar üzerinden oyunun ikinci perdesi sahneleniyor.

“Orta Doğu’nun elinden petrol silâhını almamız gerekiyor” diyen CIA eski başkanı James Woolsey’in 2003’te Der Spiegel degisinde, Irak işgalini, Saddam’ın Kuveyt’e girerek, kontrollerindeki Suudî petrol yataklarına ve dünya çapında bilinen petrolün üçte ikisinin bulunduğu İran Körfezi’ndeki rezervlere birkaç yüz kilometre yaklaşmasına bağlaması bunun itirafı. (Arslan Bulut, Yeniçağ, 8.6.17)

En vahimi de, arabulucu-barıştırıcı olmak yerine Ankara’dakilerin Katar’ın yanında yer alıp âcilen beş bin asker gönderme kararıyla Türkiye’nin oyunun içine itilmesi.

Referandum öncesinde çıktığı Körfez turunda “Pers tehdidi”nden dem vurup “İran’ın bütün bölgeyi domine ettiği”nden şikâyet eden ve Mayıs’ta Riyad’da “Sünnî cephe” işbirliğini açıklayan Cumhurbaşkanı’nın, bu kez aksi çıkışlarla Türkiye’yi “karşıt cenâh”ta göstermesi.

Her ne kadar, bunun sebebi Katar üzerinden transfer edilen kaynağı meçhul sıcak “kara para” ile kırılgan ekonominin günübirlik kotarılması, İstanbul Borsası’nda büyük hisseleri olan, birçok banka ve kuruluşla birlikte çok sayıda emlâk ve arazi satın alan Katar Emiri’nin Türkiye’de 18 milyar doları geçen yatırımının olmasına yorumlansa da, bu denli çarklı zikzaklarla ve tenâkuzlarla muallel çıkmaz politikalarla Türkiye bodoslama ecnebilerin küresel oyununa sokuluyor.

“SÜNNÎ-ŞİÎ CEPHELEŞMESİ” İÇİN…

Hülâsa, 22 bölge ülkesini mezhebî-etnik iftiraklarla bölüp parçalama hedefli “Büyük Ortadoğu Projesi” ortakları, Suudî Krallığını “terbiye” edip tam hizâya çekmek, “İran’ı kontrol” paravanında ABD’nin 50 bin asker yığdığı, “Arap baharı” kargaşasında fitne ateşini alevlendiren “CIA kanalı” denilen El Cezire’nin konuşlandığı Katar bahanesiyle, emperyal projelere itirazlara gözdağı veriyor.

Maksat, kargaşa ve kaosla İslâm dünyasında “Sünnî-Şiî cepheleşmesi”ni tahrikle Müslüman ülkeleri mezhep savaşına kışkırtıp birbirine kırdırarak çökertmek; hegemonya ve çıkarlarına diz çöktürmek. Amerika, İngiltere ve İsrail’in uhdesinde bir “Ortadoğu Birleşik Devletleri”ni kurdurmak ve Kuzey Irak’tan, Kuzey Suriye’ye uzanan koridorda Türkiye, Irak, İran ve Suriye toprakları üzerinde İsrail’in müttefiki “uydu devlet”e zemin oluşturmak.

Ankara, Türkiye’nin “Katar kumpası”na sürüklenmesine karşı çok dikkatli olmalı.

Okunma Sayısı: 2757
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı