"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kudüs’ü, İsrail’e peşkeşin perde arkası

Cevher İLHAN
11 Aralık 2017, Pazartesi
Trump’ın “seçim vaadi” olarak Amerikan Kongresi’nin 1995’te aldığı ve şimdiye kadar ABD başkanlarınca her altı ayda bir ertelenen “Kudüs’ü İsrail’in başşehri ilân etme” emrivakisi, yıllardır sinsice sürdürülen “Filistin’i ve Kudüs’ün Yahudileştirme plânı”nın bir parçası.

Bilindiği gibi, 1967’deki “Altı Gün Savaşı”nda BM’nin 1948’de kabul ettiği topraklarını dört kat genişleten İsrail, Batı Şeria ve Gazze’ye sıkıştırdığı Filistin’e saldırı ve katliâmlarla kalmıyor; BM kararlarına aykırı olarak Filistin topraklarında yasadışı yeni yerleşim birimleri kurarak işgali ve ilhakı daha da katmerli hale getiriyor. Zorbalıkla Filistin ve Kudüs’ün statüsünü değiştirip zoraki “Yahudileştiriyor.”

Onlarca BM kararını çiğneyerek Hz. İsa’nın gökyüzüne yükseldiğine inanılan alanda Hıristiyanların en eski ve önemli kiliselerinden birisi olan Kutsal Kabir Kilisesi ile Yahudilerin Ağlama Duvarı’nın da bulunduğu Kudüs-ü Şerif’in tarihi-İslâmî karakterini temsil eden mabedleri tahrip ediyor. “Hz. Süleyman mâbedi”ni ortaya çıkarmak bahanesiyle Mescid-i Aksa’nın altını korsan kazılarla oyup çökertmek istiyor.

Ve tam da El Fetih’le Hamas’ın barışıp birleşme kararıyla Filistin’in birliğinde önemli bir adımın atıldığı süreçte, “Kudüs’ün İsrail’in başşehri” çıkışıyla, uzun çabalarla varılan Filistin meselesinin iki devletli çözümüne çomak sokuluyor.

İTİCİ GÜÇ, EVANJELİST – SİYONİST ORGANİZASYON

Aslında, Trump’ın kışkırtıcı kararının arkasında, sözde “Ortadoğu’da barış” için görevlendirdiği Yahudi damadı ve başdanışmanı Jared Kushner’le Beyaz Saray Başstratejisti Evanjelist Stephen Bannon’ın ve İsrail’le “çok özel bağlar”la bağlı Ortadoğu özel temsilcisi Jason Greenblatt’in olması menhus maksadı deşifre ediyor.

Daha ötesinde skandalın itici gücünün, Batı Şeria’daki yasadışı Yahudi yerleşimlerini 2006-2015 yılları arasında finanse eden Kushner’in eşyönetici olduğu Yahudi âilesine ait Charles ve Seryl Kushner Vakfı benzeri Amerikan Yahudi lobisin, siyonist organizasyon ve “Kudüs’te İsrail egemenliği”ni savunma sapıklığındaki Evanjelik gruplar olması çarpıklığın perde arkasını aralıyor.  

Karardan bir gün önce Trump’ın destekçilerinden Cumhuriyetçi Yahudi Komitesi’nin New York Times gazetesinde, Trump’ın Ağlama Duvarı’ndaki fotoğrafıyla “Söz verdin, yerine getirdin!” peşin teşekkür ilânı, Ortadoğu’yu karıştıran ifsadın hangi menhus mihraklarda kotarıldığını ele veriyor.

İlâveten, Trump’ın seçim kampanyası sırasında Yahudi lobisi önde gelenlerine “Kudüs’ü İsrail’in başkenti tanıma” teminatını vermiş olması; Amerikalı ünlü kumarhaneler zinciri sahibi Sheldon Adelson’ın seçim kampanyasına 20 milyon dolar bağışta bulunduğu Trump’tan bu sözü alıp Amerika Siyonist Organizasyonu Başkanı Morton Klein’e iletmesi; ve 2016’nın Mart ayında ABD’nin en güçlü lobi grubu Amerikan Halkla İlişkiler Komitesi’nde “Amerikan elçiliğini Yahudi halkının ebedî başşehri Kudüs’e taşıyacağız” vaadinde bulunması bunun bariz göstergesi. (New York Times, 8.12.17)

Keza Reuters’a konuşan üst düzey Amerikalı kaynaklara dayandırılan Bloomberg haberine göre, Yahudi lobisi ve Evanjelist odaklar adına hareket eden Kushner’in bütün uyarılara rağmen Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nı da by pass ederek mevzubahis “Kudüs kararı”nı aldırdığı belirtiliyor.

BÖLGEYİ KARGAŞA VE KAOSA İTMEK

Kısacası, bütün bölgeyi kargaşa ve kaosa atan bu tahrik,Trump’ın Evangelist Bush’lar gibi eli kanlı siyonizmin hizmetçisi olduğunu iyice ele veriyor.

Maksat, İsrail’in 1967 sınırlarına çekildiği ve Kudüs’ün Filistin’in başşehri olduğu mâkul “ortak barış plânı”nı berhava etmek. Fitne ateşini alevlendirerek, Filistin üzerinden domino etkisiyle bölge ülkelerini provokeyle karıştırıp vahim tefrika belâsına itmek.  

İfsad şebekelerinin kullandığı, küresel emperyal güçlerin taşeronu – maşası radikal örgütler aracılığıyla tırmandırılacak şiddet ve terör üzerinden ağır faturanın İslâm dünyasına kesilmesine, İslâm’ın imajının zedelenmesine, Müslümanların “teröristlik”le suçlanmasına ortam oluşturmak.

Ve daha ilk günde 100’e yakın Filistinlinin yaralandığı tahriklerle Ortadoğu’yu kan gölüne ve barut fıçısına dönüştürüp Büyük Ortadoğu Projesinde (POP) hedeflenen Müslüman coğrafyayı daha da bölüp parçalayarak bölgede İsrail’e karşı hiçbir güç bırakmamak; Siyonistlerin “arz-ı mev’ud (vaad edilmiş topraklar)” ütopyasıyla Türkiye’nin Güneydoğu’nu da kapsayan Nil’den Fırat’a “büyük İsrail devleti” projesine zemin hazırlamak…

Müslümanlar ve Hıristiyanlar başta olmak üzere, insanlık buna izin verecek mi?

Okunma Sayısı: 2539
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı