"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Millet ittifakı” protokolünün teyidi

Cevher İLHAN
09 Mayıs 2018, Çarşamba
Seçim sath-ı mâilinde muhalefetin 12 Eylül darbesinden kalan ve on beş yıllık tek başına iktidarında AKP’nin onca vaadine rağmen bir türlü değiştirmeye yanaşmadığı siyasi partiler ve seçim kanunlarındaki siyasi tuzak ve hîleleri aşma hamlesine iktidarın gösterdiği aşırı tepkiler, “seçim ittifakı” işbirliğinin isabetini ortaya koyuyor.

Nitekim “millet ittifakı protokolü”nün başında yer alan partilerin “farklı çözüm yollarını ve farklı dünya görüşlerini muhâfaza ederek”, “toplumsal ayrışma ve kutuplaşma son verme, halkın özlediği huzur, kardeşlik ve güven ortamı içinde âdil ve güvenli bir seçim sağlama, ülkenin siyasal sistemini bir an önce normalleştirme, rekabetçi demokratik siyasi zemini tüm lâzımeleri ile inşa etme” çağrısı, Türkiye’nin temel problemini ortaya koyuyor.

Keza “seçim işbirliği”nin asıl amacının, “hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlama, başta ifâde özgürlüğü olmak üzere tüm hak ve hürriyetlerin hakkıyla kurulmasının temini ilkelerini hayata geçirmek” taahhüdü bugün ülkenin en büyük ihtiyacı.

“MANİFESTO”YLA BAŞARISIZLIĞIN İKRARI

Ne var ki, “iktidarın cephe-si”nin freni patlamışçasına tehdit, baskı ve korkutmala, çirkin ve çarpık söylemlerle, tahkirlerle dolu karalama kampanyasıyla siyasi kargaşa pompalanıyor. 

İktidar cenâhı, inadına ötekileştiren, ayrıştıran, dışlayan agresif çıkışlarla kamplaşma ve kutuplaşmayı ateşliyor. Gerginliklerden beslenen “düşmanlaştırma kampanyası”yla siyasî rant uğruna tehditler ve korkular salınıp gerçekler gizlenerek kamuoyu manipüle ediliyor.

Vakıa şu ki, Cumhurbaşkanı’nın, “Ahdim olsun ki; faizler, enflasyon ve cari açık düşecek” vaadi iktidarın başarısızlığının ifadesi.  

2002’ye kadar ortalama 5.2 büyüyen Türkiye, son on beş yılda –istatistiklere yapılan müdahalelere rağmen- yüzde 3’te kalmış. Resmi rakamlarla yüzde 10.3’lere tırmanan işsizlik çok daha yükseklere tırmanmış. İşsizler ordusu 6 milyona varmış. Gerçek işsizlik oranı yüzde 19’ları bulmuş, gençlerde işsizlik yüzde 20’leri aşmış. 

Enflasyon yeniden çift rakamlara çıkmış. Hazine Müsteşarlığı’nın verilerine göre, iç ve dış borç alarm veriyor. Brüt dış borç stoku, 84 milyar 591 milyon doları faiz olmak üzere 432.4 milyar dolara çıkmış. Hal böyle iken on milyarlık IMF borcunun ödenmesi hikâyesinin tekrarıyla kamuoyu yanıltılmaya yelteniliyor.

Ve şu garabete bakınız ki, doların 4, euronun 5, benzinin 6 lirayı, bir haftada devalüasyonun yüzde 7’yi aşmasıyla kat kat katlanan zamlara ve vergilere bakmadan,“ekonominin düzeleceği”ne dair masallar tekrarlanıyor; sanki on altı yıldır tek başında iktidarda değillermiş gibi…

MUHALEFETİN TESBİTLERİNİN HAKLILIĞI

Diğer taraftan, uluslararası kuruluşların araştırma raporlarıyla, “demokrasi endeksi”nde “kusurlu demokrasiler”in altına inip 89. sırada “hibrit (melez-karma) demokrasiler” kategorisine düşen Türkiye’nin, “Dünya Basın ve İfade Özgürlüğü Endeksi”nde 180 ülke arasında 157. sıraya gerilemesi ayrı bir vakıa.

Bunun yanısıra beynelmilel ölçümlerde Türkiye’nin “sivil özgürlükler”de 132. sırada kalması; “yolsuzluklarla mücadele” ve “insanî gelişmişlik”te en düşük olması da.

“İrtibat” ve “iltisak” gibi hukukta hiçbir değeri olmayan ihdaslarla resmi rakamlarla 111 bin 598 kamu görevlisinin ihrâcı, 77 bin vatandaşın, 200’e yakın gazetecinin tutuklanması, “suçun şahsiliği” ile “suç ve cezanın geriye işlemeyeceği” ilkelerinin berhava edilmesi ayrı bir fecaat.

Doğrusu, dönemin hükûmet sözcüsünün, “Saraylar yaptık, ama adâlete, yargıya duyulan güveni arttıramadık” hayıflanması; AKP’li Meclis eski Başkanı’nın, “mahkeme ve hâkimlerin bağımsızlığını” teminat altına alan “Anayasanın 138. maddesi ölmüştür” sözü,  Anayasa Mahkemesi eski Başkanı’nın, “Toplumda yargıya güven azaldı” beyânı ve HSK Başkanvekili’nin, “Geçmişte yüzde 70’lerde olan yargıya güven yüzde 30’lara gerilemiştir” değerlendirmesi yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının yok edildiğinin açık ikrarıydı. (Milliyet, 16.5.15; gazeteler, 22.4.16, DHA, 22.4.16)

Özetle, “seçim manifesto su”ndaki taahhütler hem iktidarın başarısızlığını, hem de muhalefetin tesbitlerinin haklılığını ortaya koyuyor.

Okunma Sayısı: 3788
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı