"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Muharriki siyasetçilik ve tarafgirlik!”

Cevher İLHAN
14 Mayıs 2018, Pazartesi
TESBİT

Mâlum, 2007’deki “367 krizi” çarpıklığında MHP Genel Başkanı Bahçeli parti grubuyla Meclis’teki oylamaya katılarak, A. Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesinin yolunu açmıştı.

Keza 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde de Bahçeli, CHP’ye Ekmeleddin İhsanoğlu’nu “çatı adayı” olarak sunmadan önce Gül’ün kapısını çalmış, “çatı adayı” olmasını teklif etmişti.

Hatta o dönemde partideki masasındaki saatini “17.25”e ayarlamış; 17-25 Aralık soruşturmalarıyla adı etrafındaki ciddî şâibe ve iddialar olan Erdoğan’ın adaylığının Türkiye için çok olumsuz bir tablo oluşturduğundan yakınmıştı. “Birleştirici isim” olarak Gül’e “çatı adayımız olun” teklifini ilettiği o günkü medyaya da yansımıştı.

Bundandır ki, 24 Haziran’da yapılacağı ilân edilen “erken seçim”de bu kez “muhalefetin Gül’ü ‘çatı aday’ yapacağı” haberleri üzerine, Bahçeli’nin Twitter’de “Şimdi 11. Cumhurbaşkanı Sayın A. Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığı üzerine çok sinsi bir kamuoyu hazırlama stratejisi devrededir. FETÖ işbaşındadır. PKK razıdır. Türkiye düşmanları heyecanlıdır. CHP, SP, HDP, İP Sayın Gül’ün adaylığına hevesle tâliptir” tepkisi, dikkat çekici oldu. (gazeteler, 24.4.18)

Dahası, bununla yetinmeyip, Gül’ü “kaosa, iç ve dış nifak ve şikak yuvalarına, ihânet lobisine âlet olmak”la itham edip, “Sayın Erdoğan’ın 2007 Nisan ayında “kardeşim” açıklamasıyla Cumhurbaşkanı adayı gösterdiği Gül, siyasî akıl ve vefâ ahlâkını tartışmaya açacak bir kayıp ve kopuşun arefesindedir. Kardeşlik ne ara karanlığa gömüldü?” sorularıyla Gül’ü “bataklığa girmenin, itibar ve prestijine bizzat ve kendi aymazlığıyla hançer vurmanın kıyısında” olmakla eleştirip, “yazıktır, ayıptır, hüsrandır, hezimettir” diye bombalaması, siyasetin insafsızca bakışını özetledi.

Ve Bediüzzaman’ın, “muharriki (harekete getiren) veya müreccihi (tercih ettirici) siyasetçilik ve tarafgirlik olan” ve “menfaat üzerine dönen canavar siyaset”in tesbitini bir defa daha teyid etti.

MERAK KONUSU

Afrin neden gündemden kalktı?

Bilindiği gibi partisinin kongre ve mitinglerinde “Reis bizi Afrin’e götür!” sloganlarına Cumhurbaşkanı, “Sefer görev emri geldiği zaman hep birlikte gideceğiz!” diye seslenip, “Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan!” mısraıyla kalabalıkları ateşleyip coşturuyordu.

Tam da bu söylemin ardından alelâcele gidilen “baskın seçim”de Afrin’in gündemden düşürülmesi dikkat çekici oldu.

Özellikle Trump’un “saldırı emri”yle ABD’nin işgal ve savaş ortakları İngiltere ve Fransa ile birlikte Mi’rac Gecesi Suriye’yi bombalaması üzerine “iktidar canibi”nde Afrin adeta unutuldu. Ne Cumhurbaşkanı, ne Başbakan, ne hükümet, ne iktidar partisi sözcüleri ve ne de “iktidara ilişik medya”daki yorumcular Afrin’den artık pek söz etmez oldular.

Oysa Cumhurbaşkanı, Afrin harekâtı sonrası, “Artık partinin (AKP) metal yorgunluğu yok, Afrin’le beraber şimdi diriliş hareketi yeniden başladı” diyerek genel başkanı olduğu partisinin “metal yorgunluğu”nun “Afrin harekâtıyla kalktığı” söylemişti.

Bu durum, Çanakkale Zaferi’ne denk gösterilen operasyonun neden gündemden düşürüldüğünü sorduruyor.

Gerçekten, Afrin neden apar topar gündemden kaldırıldı?

GARABET

İsrail’e garip tepkisizlik!

Bilindiği gibi, AKP iktidarında halka karşı İsrail’e meydan okunurken, el altından her türlü ekonomik – ticarî, savunma sanayii işbirliklerinin tam gaz sürdürülmesi tenâkuzu hep tartışma konusu.

İşte bu vartada geçtiğimiz gün, 2017 yılında Türkiye’nin İsrail´e 3,4 milyar dolarlık ihracata imza atarken, karşılığında 1.5 milyar dolarlık ithalat yaptığı, İsrail’le dış ticarette Türkiye yaklaşık 2 milyar dolar fazla verdiği, toplam rakamın 4.9 milyar dolara ulaştığı açıklandı. (DHA, 8.5.18)

İsrail Büyükelçisi Eitan Na’eh, Türkiye - İsrail pazarının büyüyüp artan ticarî ilişkilerin daha güçlendirilmesine memnuniyetini duyurdu.

Garip olan, Filistin’de katliâm ve zulmü sürdüren, uluslar arası sivil toplum kuruluşlarının raporlarına göre, en son 30 Mart’tan bu yana abluka altındaki Gazze’de son bir ay içinde İsrail’in işgaline karşı yapılan “büyük dönüş yürüyüşü” gösterilerinde İsrail askerlerinin saldırılarla 50’den fazla Filistinliyi keskin nişancılarla katledip en az 500’ü çocuk sekiz bin Filistinliyi yaralamasına suskun kalması.

Her fırsatta İsrail’in “zâlim devlet” olduğunu söyleyip rest çeken Ankara’dakilerden ciddî bir tepki verilmemesi. Spordan sigaraya, dolar ile alış verişten faize, tarımdan - et fiyatlarından TEOG’a her konuda konuşan Cumhurbaşkanı’nın açık bir eleştiride bulunmaması.

Ve her hususta Tweetler atıp, “iktidar cephesi”ni “yerli ve millî”, siyasî rakiplerini “gayr-ı millî”, “teröre destek”le ve hatta “teröristlik”le yaftalayıp suçlayan “cumhur ittifakı”nın küçük ortağından bu hususta tek kelimelik bir tepki verilmemesi garabetinin sergilenmesi…

HAFTANIN SÖZÜ

“Güç kirlenmesi…”

“Medyanın, özellikle TV’lerin sadece Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuşmalarını yayınlamaları muhalefete pek fazla şans tanımamaları ne kadar doğrudur ve bu tutum, vaat-ikna sürecine mi hizmet eder, yoksa güç kirlenmesine mi, ya da mağduriyet muhalefete mi yarar; iyi değerlendirmek gerekir…” 

Ali Saydam, (Yeni Şafak, 8.5.18)

SÖZÜN ÖZÜ

Peki, kamu kurumlarını, partileri, piyasaları şoka uğratan bu denli “süper baskın seçim” neden? Gerçekten, Türkiye’nin hangi “mecburiyeti” vardı? SÖZÜN ÖZÜ “Muhakkak maslahat, mevhum mazarrata fedâ edilmez.”

Bediüzzaman, (Sünûhat, 54)

Okunma Sayısı: 2564
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı