"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

OHAL altında seçim garabeti

Cevher İLHAN
06 Mart 2018, Salı
Meclis’te görüşülen “ittifak teklifi” tartışmalarında da ortaya çıktığı gibi, iktidar cephesinin OHAL altında seçime gidilmesi âdeta kanıksatılmak isteniyor. .

Gerçek şu ki, hiçbir demokratik ülkenin Türkiye’deki gibi demokratik hak ve hürriyetleri, ifâde ve düşünce özgürlüğünü baskılarla kayıt altına alan, yargıyı kelepçeleyen, sıkıyönetimden daha ağır bir biçimde uygulanan OHAL’de seçime gittiği görülmüş değil. 

Bunun içindir ki, Başbakan 15 Temmuz menfur hadisesinin ardından 20 Temmuz’da ilân edilen, peşinden 19 Ekim’de 90 günlüğüne uzatılan OHAL’in, başkanlık sistemini de içeren anayasa değişikliğine dair referanduma gidilmeden önce kaldırılacağını söylemişti. “Şimdi, referandum olması halinde, elbette kimseye, ‘OHAL altında seçime gidildi... OHAL şartlarında referandum yapıldı’ gibi bir söz söyleme fırsatı vermeyiz. Bu nedenle referandum öncesi OHAL kaldırılır diye düşünüyorum” demişti. (gazeteler, 28.11.16)  

Keza “iktidara ilişik medya” yorumcuları, her fırsatta bu konudaki eleştirilere, referanduma gidilirken ve hele seçimlerde OHAL’ın mutlaka kaldırılacağını belirtmişlerdi. 

FRANSA YAKIŞTIRMASI…

Ne var ki, daha referandum yapılmadan Cumhurbaşkanı’nın “OHAL kesinlikle kalkmayacak!” çıkışından bir buçuk ay sonra Başbakan önceki açıklamasının tam aksine “OHAL koşullarında pekala referandum yapılabilir. Fransa’da da OHAL ortamında seçime gidiliyor. Merak etmeyin” ifadeleriyle çark etmiş; “AKP’ye yakın yorumcular” da tekellüflü tevillerle bu kez “OHAL’de referandum ve seçim olabileceği”nden dem vurmuşlardı. (gazeteler, 12.1.17)

Oysa Fransa’da teröre karşı ilan edilen OHAL’de, Fransız parlamentosunun bütünüyle devre dışı bırakıldığı OHAL KHK’leriyle, gizli istihbarat jurnalleriyle, hukukta hiçbir kıymeti olmayan “irtibat ve iltisak”la, yargısız – sorgusuz 110 bini aşkın kamu görevlisi ihraç edilmemiş; 17 bini kadın 50 bini bulan vatandaş tutuklanmamış, yüzbinlere iş imkânı sağlayan on binlerce şirket ve işyerleri tasfiye edilmemiş, kayyım atanarak devlete devredilmemiş, özel hastanelerin, vakıf üniversitelerin kapısına kilit vurulmamış, gazeteler, televizyonlar, yayınevleri kapatılmamış.

En son, özellikle yargısız infazla atılan kamu görevlilerinin mağduriyetlerini gidereceği beklentisiyle kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun açıklamasıyla, -10 Ocak 2018 tarihine kadar yapılan- 104 bin 789 başvurudan bugüne kadar meslekten ihraç edilenlere ilişkin 6 bin 400 başvuruyu sonuçlandırıp 4 bin 316’sını reddederken sadece 100 kişinin iadesine karar vermesi ve KHK ile göreve iade edilenlere ilişkin bin 984 ön incelemeye alması, OHAL rejiminde temel hak ve hürriyetleri ne denli darbelendiğinin göstergesi. (Milliyet, 3.3.18)

Bütün bunlara mukabil, düşülen vartada, muhalefet partilerinin toplantılarına salon verilmediği, muhaliflerin “gayr-i millilik” ve hatta ““terör destekçiliği ve hâinlik”le suçlandığı, ötekileştirici ve “düşmanlaştırıcı” tahkir ve söylemlerle siyasetin ve toplumun kamplaşıp kutuplaştırıldığı kırılgan süreçte bu kez seçimlerin de OHAL’de yapılacağının sinyalleri çakılıyor. 

MUALLEL VE ŞÂİBELİ SEÇİM OLUR

Buna Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülen “AKP-MHP teklifi”ndeki, seçim çevresinin daraltılması, sandık alanının oy kullanılan sınıfla sınırlandırılması ve ihbarla polis ve jandarmanın sandığa müdahale etmesinin önünün açılması durumu da eklendiğinde, OHAL altında seçimlerin daha baştan bir dizi şaibeye sebebiyet vereceği ortada 

Buna mukabil, yazık ki bazı iktidar sözcüleri, ekranlarda yüksünmeden “OHAL’den hiçbir vatandaş zerre kadar zarar görmemiş” diye konuşuyorlar. Daha şimdiden pervâsızca “OHAL altında seçimlerin olabileceği” propagandasını yapıyorlar. 

Eğer baskın ve erken seçime gidilmezse Türkiye’nin önündeki 2019’daki mahalli seçimlerle, Kasım’ındaki milletvekili genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin OHAL rejiminde olabileceğini ileri sürüyorlar. Daha şimdiden bunun propagandası peşindeler.

Oysa OHAL altında muallel ve şâibeli seçim, Türkiye’yi kargaşa ve kaosa götürür. hukuk, adalet, demokrasi zeminini bütünüyle tahrip eder.

Okunma Sayısı: 3800
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ali

    6.3.2018 12:16:10

    OHAL KHK’leriyle, gizli istihbarat jurnalleriyle, hukukta hiçbir kıymeti olmayan “irtibat ve iltisak”la, yargısız – sorgusuz 110 bini aşkın kamu görevlisi ihraç edilmemiş; 17 bini kadın 50 bini bulan vatandaş tutuklanmamış, yüzbinlere iş imkânı sağlayan on binlerce şirket ve işyerleri tasfiye edilmemiş, kayyım atanarak devlete devredilmemiş, özel hastanelerin, vakıf üniversitelerin kapısına kilit vurulmamış, gazeteler, televizyonlar, yayınevleri kapatıldı....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı