"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“OHAL’ın kaldırılması” neden seçim sonrasına?

Cevher İLHAN
12 Haziran 2018, Salı
AKP’nin seçim beyannâmesinde “sürdürüleceği” belirtilenOlağanüstü Hal’in, seçime iki hafta kala ilk kez “kalkabileceği”nin açıklaması dikkat çekici.

Cumhurbaşkanı’nın bir televizyonda, “Seçim sonrası OHAL’i masaya yatırıp onu kaldırmak gibi bir durumu gözden geçirip ve sâire bir tâlimat vereceğiz, bunun uzun süre artık sürüncemede kalması mümkün değil” ifâdesiyle “OHAL kalkabilir” mesajıı yine bir “seçim atraksiyonu” olduğu istifhamıyla pek mâkes bulmadı.

Oysa kamuoyundan gelen bütün çağrılara, Meclis içi ve dışı muhalefetin bütün önerilerine rağmen, daha kısa süre önce inadına uzatılan OHAL’ın kaldırılması “terörle mücadelede zaaf” olarak karalanmış, “OHAL’ın kaldırılmasını isteyenler “teröre destek”le itham edilmişti.

Belli ki, AKP ile ortağı MHP dışındaki bütün partilerin ve Erdoğan’la Perinçek dışındaki cumhurbaşkanı adaylarının “OHAL kalkacak” taahhütleri, “iktidar cephesi”ni zor durumda bırakmış.

OHAL’IN HAKSIZLIKLARI VE HUKUKSUZLUKLARI

Daha önce defalarca “kesinlikle erken seçim yok” teminatlarına rağmen, bir gün içinde apar topar “baskın seçim”in dayatılmasında ve bizzat Başbakan’ın “bedelli askerlik” için “seçim sonrası”na işâret etmesinde olduğu gibi en son “seçime iki hafta kala istismar etmeyiz, ancak seçimden sonra bakarız” diye tam bir “u dönüşü”yle kitlelere bu kez “OHAL’ın kaldırılması” vaadiyle umut pompalanıyor.

Zira hukukta hiçbir kıymeti olmayan “irtibat” ve “iltisak”la yüz binlerce vatandaşı gizli “istihbarat raporları” jurnalleriyle, imzasız sahte ihbarlarla, sorgusuz - sualsiz iddianâmesiz ve savunmasız mağdur eden, 114 bini bulan kamu görevlisini ihraç eden, “haklarında delil aranıyor!” garabetiyle 17 bini kadın, dört bini çocuk ve bine yakını bebek 77 bin vatandaşı tutuklatıp yargısız infaz eden OHAL hukuksuzlukları geniş kitleleri mağdur etmiş.

15 Temmuz Hâdisesiyle ve “terör”le hiçbir ilgisi olmayan, suçsuzluğu tesbit edilmiş on binlere yapılan haksızlıklar toplumda büyük bir tepkiyi tetiklemiş.

Keza “OHAL ilânı”yla hiçbir ilgisi olmayan emrivakilerle on binden fazla şirket kapatılmış; vatandaşların binbir emekle edindikleri mal varlıklarına hukuksuz el konulup kayyım atanmış.

Yine OHAL yüzünden içte ve dışta oluşan güvensizlik ve güvencesizlik ortamında yabancı sermayenin gelmediği, yerli sermayenin yurt dışına kaçtığı ve yatırımların durduğu gerçeği ortada.

Diğer yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ve Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurunun önüne bariyer olarak konulan OHAL Komisyonu’nun yargıda beraat ve tâkipsizlik kararı alanları bile görevlerine iâdede ağır davranıp işlerine başlatmamasıyla, AKP’li vekillerinin yakınmasıyla, “Türkiye’nin birçok yerinde kurulan ‘fetö borsası”yla milyon doları verenlerin “itirafçı” adı altında tahliyesiyle ciddî hukuksuzluklar oluşmuş.

NEDEN “SÜRÜNCEMEDE” BIRAKILIYOR?

Özetle, OHAL’in bütün muhalifleri “sindirme ve susturma aracı” olarak pervâsızca istimaliyle toplumda büyük öfke birikimiyle kamplaşma ve kutuplaşmanın derinleşmesine sebebiyet vermiş.

Bundandır ki, öncelikle OHAL’ın âcilen kaldırılıp “darbe girişimi’ne karışan suçlularla, iddianâmelerinde cebir ve şiddete bulaştıklarına dair hiçbir delil olmayan alâkasız on binlerce mâsumun mutlaka tefrik edilmesi; haksız yere tutuklananların derhal tahliyeleri ve hukuksuzca işlerinden atılanların iâdeleriyle mağduriyetlerinin giderilmesi gerekiyor.

“Mâşerî vicdan”dan “OHAL’ın kalkması”na dair gelen talep ve çağrılara hep direnen AKP iktidarının, iki yıl sonra tam da seçim sürecinde şimdiye kadar bu konuda en katı tutum sergileyen Cumhurbaşkanı’nın ağzından “OHAL’ın gözden geçirilebileceği, kalkabileceği” söylemi pek inandırıcı bulunmuyor.

Gerçekten, madem “OHAL’in uzun süre sürüncemede kalması mümkün değil ve artık kaldırılması lâzım”, neden iki yıldır süren ve Türkiye’nin imajını bozan OHAL hemen kaldırılmıyor da yine “sürüncemede” bırakılıyor? Neden “kalkabilir” - “kaldırılabilir” oyalamalarıyla tıpkı “af” ve “bedelli askerlik” gibi “seçim sonrası”na ertelenip öteleniyor.

Seçimde siyasî rant malzemesi olarak yine oy devşirmede istimal ve istismarı için mi?

Okunma Sayısı: 4972
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • umut akyurt

    12.6.2018 13:58:58

    süper bir yazı ellerinize sağlık. Rabbim hak ve batılı ayırt edebilmeyi ve hakkın yanında durmayı nasip etsin cümlemize. Amin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı