"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Provokasyona malzeme verildi

Cevher İLHAN
06 Ağustos 2017, Pazar
Merve Kavakçı’nın Malezya’ya Büyükelçi olarak atanması, 1999 seçimlerinde milletvekili seçildiği halde, başörtülü olduğu için Meclis’te yaşanan “yemin krizi” ve Kavakçı’nın “Amerikan vatandaşlığı” tartışmaları da yeniden gündeme geldi.

FP’nin kapatılmasında etkili olduğu belirtilen Kavakçı’nın “ABD vatandaşlığı”, bir Türkiye büyükelçisinin ABD ile Türkiye çıkarlarının çatıştığı konularda Türkiye’nin tezlerini ve millî menfaatleri nasıl savunacağı tartışılırken, Meclis’teki “yemin krizi” de çarpıtılıyor.

Yüz binlerce vatandaşın fişlendiği, milyonların mağdur edildiği 28 Şubat “postmodern darbe” sürecinin iç yüzü, devletin derin dehlizlerinde karanlıkta hâlâ duruyor. On sekiz yıl geçtiği halde, üzerinden sis perdesi duran “yemin krizi” de medyatik dezenformasyonlarla saptırılıyor.

ÖNEMLİ BİR FIRSAT KAÇIRILDI

Bilindiği gibi, genel seçimler sonrası 2 Mayıs 1999’daki milletvekili yemininde başörtülü olarak seçilen Merve Kavakçı’nın Genel Kurul Salonuna girmesi üzerine, yüzde 21’le birinci parti çıkan DSP’liler sıra kapaklarına vururken, bu partinin kadın milletvekilleri kürsünün etrafını çevirip Kavakçı’ya “Dışarı! Dışarı!” diye tempo tutmuştu. Ardından kürsüye gelen dönemin Başbakanı Ecevit, sinirli titrek bir sesle, “Hanımların başörtüsüne, giyimine, kuşamına, özel yaşamlarına hiç kimse karışmıyor. Burası devletin en yüce kurumudur. Burası devlete meydan okunacak yer değildir, bu hanıma haddini bildiriniz!” ifadeleriyle çelişkili ve çirkin tepkide bulunmuştu.

Aslında o gün büyük bir fırsat da kaçırılmıştı. Uzun zamandır ülkenin gündemine oturan ve bir insanî demokratik hak olan başörtüsü yasağı da Kavakçı’nın yeminiyle aşılabilirdi. Böylelikle hukuksuz ve kanunsuz başörtüsü yasağı yine partilerin uzlaşmasıyla Meclis’te aşılarak bir tabu yıkılır, demokrasi ve özgürlükler kazanırdı. Lâkin bu fırsat göz göre göre kaçırıldı.

SEPTİOĞLU’NUN RİCÂSINA RAĞMEN…

Aslında, en yaşlı üye sıfatıyla geçici Meclis Başkanı DYP’li merhum Ali Rızâ Septioğlu, Kavakçı’nın başörtüsüyle yemin etmesini plânlamış, “Bu yaşa geldim, bir hayrım dokunsun, başörtülü milletvekiline yemin ettireceğim. Yalnız tek isteğim, sayın milletvekili Meclise en sonda gelsin” diyerek bir ricada bulunmuştu.

Buna göre, herkes yemin ettikten ve el-ayak çekildikten sonra Septioğlu “Yemin etmeyen sayın milletvekili var mı?” diye soracak ve bu çağrı üzerine yakın otoparktaki arabasında bekleyen Kavakçı Meclis Genel Kurulu Salonuna girip doğrudan kürsüye çıkarak yemin edecekti.

Ne var ki, merhum Septioğlu’nun bütün uyarı ve tembihlerine rağmen, daha yemin sırasının kendisine gelmesine 150’ye yakın vekil varken Kavakçı Genel Kurul’a girmiş, plân akamete uğratılmıştı. Böylelikle ortalık karışmış ve ülke sun’î bir gündemi tartışır hale gelmişti.

Tabiî, Septioğlu’nun Meclis Başkanı olarak Kavakçı’ya yemin ettirme azmi, temkinli, vakur, asil duruşu ve demokratik direnci, başta dönemin önde gelen FP yöneticileri olmak üzere, muhalif – muvafık bütün mahfillerce hâlâ takdir edilip rahmetle anılır.

Bu açıdan, Kavakçı’nın büyükelçi atanmasıyla “28 Şubat’ın rövanşının alındığı” propagandalarına rağmen, Meclis’teki ilk başörtülü milletvekili yeminiyle ilgili “kriz”in perde arkasını aralamaya da yarar.

Olaylara vakıf şâhidlerin de açık beyânıyla…

Okunma Sayısı: 2840
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı