"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rusya’daki Risale-i Nur dâvâlarına sahip çıktık

Cevher İLHAN
08 Ekim 2018, Pazartesi 00:11
Dâvâların devam ettiği süreçte Yeni Asya olarak konuyu yakından takip ettik, temaslarda bulunduk ve ciddÎ çalışmalar yaptık. Ama durumun nezaketine binaen bunları yayın konusu yapmadık. AİHM kararı sonrasında, Risale-i Nur’un yeni hukuk zaferinin nişanesi olarak neşrediyoruz.

DİZİ YAZISI: RUSYA'DA RİSALE-İ NUR DAVASI

CEVHER İLHANcevher@ye­ni­as­ya.com.tr

***

TAKDİM

Medyada Risale-i Nur’un dili olan Yeni Asya, Rusya Federasyonu’nda son yıllarda yoğunlaşan Risale-i Nur ve Nur Talebelerine yönelik dâvâlara da sahip çıktı. 

Dâvâları yakından izleyenlerden ve hukukçulardan bir heyet teşkili ile öncelikle Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Rusya Grubu ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) ile Rusya Parlamentosu alt kanadı Duma’nın Dış İlişikiler Komisyonu Başkanı’na ve ilgili mercilere Nur Risaleleri’nin mesajını ve muhtevasını, Nur Talebelerinin bütünüyle imanî, ilmî ve ahlâkî hizmetlerini özetleyen İngilizce ve Rusça mektup ve raporlar yazılıp iletildi. 

Keza hukukçuların sözkonusu dâvâların savunmalarında kullanmaları için, başta Diyanet İşleri Başkanlığı, İçişleri ve Adalet bakanlıkları olmak üzere, Türkiye’deki kamu kurumlarından Nur Risaleleri ve Nur Talebeleriyle ilgili müsbet raporlar edinildi..

Yine Rusya’daki dâvâları tâkip eden avukatların mahkemelere sunmak üzere istedikleri TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun “Bediüzzaman Said Nursî’ye iade-i itibar kararı” temin edilerek resmî onaylı üst yazıyla başta Tataristan Özerk Bölgesi olmak üzere Rusya’daki mercilere gönderildi. 

Bu arada Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’ne de kapsamlı bir “bilgi notu” ile Risalelerin Rusça - İngilizce tercümelerinin yanı sıra, dâvâlarla ilgili bilgi, belge ve dokümanlar takdim edilerek destek istendi. 

En son Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), 28 Ağustos 2018’de “Bediüzzaman Said Nursî’nin Kur’ân tefsiri Risale-i Nur Külliyatı’nı yasaklayan bazı Rusya mahkemelerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifâde özgürlüğüyle ilgili maddesini ihlâl ettiğine hükmedip, Rusya’yı tazminat ödemeye mahkûm etmesi kararı üzerine, dâvâların devam ettiği süreçte yeni bir safhaya gelinirken, durumun nezâketine binâen yayınlamadığımız Yeni Asya’nın söz konusu dâvâlara dair çalışmalarını özetleyip “Risale-i Nur’un bu son zaferi”nin nişanesi olarak neşrediyoruz. C. İ.

***

Nur Risaleleri Rusya’da büyük takdir görmüştü.

Rusya Federasyonu, Nur Talebeleri adına Bediüzzaman’ın talebelerinen Mustafa Sungur’u Uluslararası Rusya ve Müslüman Dünyası: 

Güvenilirlik ve Ortaklık Konferansı’na resmen dâvet etmişti. 

NUR TALEBELERİNİN HİZMETLERİ MÜSBET KARŞILANDI 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), -28 Ağustos 2008’de- Bediüzzaman Said Nursî’nin Kur’ân tefsiri Risale-i Nur Külliyatı’nı yasaklayan bazı Rusya mahkemelerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifâde özgürlüğüyle ilgili maddesini ihlâl ettiğine hükmetmesi ve Rusya’yı tazminat ödemeye mahkûm etmesi, Rusya’da Risale-i Nur ve Nur Talebelerine açılan dâvâları yeniden gündeme getirdi. 

İfâde hürriyetinin demokratik toplumlar için önemini bir kez daha hatırlatan AİHM’in, Rusya mahkemelerinin Said Nursî’nin eserlerine getirdiği yasağı yeterince gerekçelendirmedikleri ve kitaplardaki hangi bölümlerin ‘aşırılık’ olduğunu belirtmedikleri sonucuna vararak, yasaklanan Nur Risaleleri’nin Rusça’ya 2000 yılında çevrildiğini, “o tarihten 2007’ye kadar ülkede serbestçe dağıtıldığını ve Rus hükûmetinin bu yedi yıl içinde söz konusu eserlerin herhangi bir dini çatışma veya zarara sebep olduğunu ispatlayamadığını” not etmesi, aslında Rusya’daki Risale-i Nur dâvâlarının serencamını özetliyor.  

Sovyetler Birliği’nin dağılması ve özellikle komünizmin yıkılmasından sonra mâneviyatta ve ahlâkta çöken Rusya’da ve Orta Asya’daki Türkî cumhuriyetlerde Nur Talebelerinin müsbet - mânevî ve ahlâkî hizmetlerini yoğunlaştırmaları memnuniyetle karşılanmıştı. 70 yıllık inkârcılık cereyanının dehşetli mânevî ve ahlâkî tahribatına karşı Nur Talebelerinin Nur Risaleleri’yle toplum ve gençlik nezdinde yaptıkları ahlâkî tâmirat ve mânevî ıslah çalışmaları yeni yönetimler tarafından da takdir görmüştü. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Bediüzzaman Said Nursî’nin Kur’ân tefsiri Risale-i Nur Külliyatı’nı yasaklayan bazı Rusya mahkelerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifâde hürriyetiyle ilgili maddesini ihlâl ettiğine hükmetti. 

Konuyu yakından tâkip edenlerin, Rusya’daki güvenilir kaynaklardan ve Nur Talebelerinden naklettiğine göre, Rusya’daki eğitimciler, pedagoglar, psikologlar, sosyologlar ve siyasiler de Nur Talebelerinin devleti hedeflemeyen, tamamen imanî, ahlâkî, mânevî terbiye ve ıslah hizmetlerinin devamını istemekteydiler. 

Zira Bediüzzaman, din ve fen ilimlerinin beraber okutulmasını ister, çağımız insanlarının temel hastalığını inanç ve ahlâk zaafiyeti olarak teşhis eder; eserlerinde her halûkârda barış ve insanlığa vurgu yapar. İnsan haklarını, demokratik hürriyeti, hukuku şiâr edinir. 

İlmî ve fikrî çalışmalarında hiçbir zaman “aşırıcılık yanlısı” olmayan ve daima olumlu davranan Nur Talebeleri, Bediüzzaman’ın ortaya koyduğu, “Medenilere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile (zorla) değildir” düsturuyla daima, barışın, intizâmın taraftarı olurlar. “Kuvvet kanunda olmalı” kuralını önemserler. Aksi halde kargaşa ve keşmekeşin insanlığın ve toplumun zararına olacağını uyarırlar. 

Bediüzzaman’ın, çağımızın temel referansları ve insanlık değerleri hükmüne geçen “demokrasi, özgürlükler ve insan hakları” kapsamında ifâde ettiği konularda çağın idrâkine hitap eden, akıl ve bilim eksenli yeni ufuk ve boyutlar kazandıran yapıcı fikirlerle köklü çözüm projelerini, tesbit ve değerlendirmeleri ortaya koyarlar. 

NUR RİSALELERİNDE EMNİYET VE ASÂYİŞ ESASTIR 

Nur Talebelerinin ana gayeleri, toplumun inançlı, ahlâklı, faydalı olmasını, insanlığın ortak yaşama ve barışa ulaşmasını sağlamaktır. Bundandır ki, tamamen ilmî, ahlâkî ve fikrî eserler olan Nur Risaleleri, birçok dünya üniversitesinde lisans ve lisansüstü/doktora seviyesinde ilmî inceleme ve tezlerin konusu olmaktadır. İnsanlara iyiliği, barışı, huzuru, kardeşliği, birliği ve bütünlüğünü ders veren bu eserler hakkında, dünyanın çeşitli ülkelerinde araştırmalar yapılmış, paneller, konferanslar düzenlenmiştir. 

Bu kitapları okuyanlar, anarşiye, bozgunculuğa, teröre karşıdırlar ve daima barışa, diyaloğa ve büyük mânevî bunalımlar geçiren insanlığın temel problemlerine çâreler aramak ve bulmak için işbirliği gereğine inanırlar.

Vakıa şu ki, sıkıyönetim - askerî ve sivil mahkemelerde verilen bin beş yüzü aşkın beraat ve tâkipsizlik kararlarıyla teyid edildiği gibi, Nur Talebelerinin asâyişi bozucu, eylemleri olmamıştır. 

Yine başka bir ülke veya ülkelerle bağlantılı siyasî ve ideolojik bir ilişkileri ve bakış açıları da olmamıştır. 

Nur Risaleleri’ni okuyanlar, bu eserlerin yazarı tarafından daima müsbet harekete teşvik edilmiş, bu tavsiyeye uyan tâkipçileri de daima “müsbet hareket”i şiâr edinmiş; olumsuz, insanları menfi eylemlere sevk eden herhangi bir tavır ve davranışları olmamıştır. Kur’ân’ın sulhu esas alan temel düsturuyla hep anarşiye, bozgunculuğa, teröre karşı olup, daima barışa, büyük mânevî bunalımlar geçiren insanlığın temel problemlerine çözümler üretmişlerdir. 

Özetle, Nur Risaleleri’nde bütünüyle sosyal hayatın esası olan asâyiş ve emniyetin muhâfazası esastır. Teröre, kargaşaya, kaosa sürükleyen çatışmaya her ne sebeple olursa olsun asla izin verilmez.

Bunun içindir ki, Rusya Federasyonu’nda ve Orta Asya cumhuriyetlerindeki demokratik gelişmeler ve değişimlerle birlikte Türkiye ile siyasî, iktisadî, kültürel ilişkileri ilerlerken, diğer yandan Türkiye’de dinî, ahlâkî ve mânevî çalışmalar Nur Talebelerinin, başta Rusya’da olmak üzere, birbirine komşu, yakın, akraba ve kardeş halklarla ortak tarihe dayalı anlamlı geniş diyalogları ve hizmetleri fevkalâde olumlu karşılanmıştır.

DEVAM EDECEK

Okunma Sayısı: 2161
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İsmail Cebecili

    8.10.2018 22:53:14

    Tebrikler. Rahmetli Nurettin Tokdemir Abi'nin önemli bir hizmeti de bu konuda oldu. Acaip bir tevafuk, bugün yeni bir haber, eski Sovyetler Birliği Coğrafyasında, yasaklamalar olduğu yönünde.

  • Demokrat

    8.10.2018 13:49:05

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı