"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tarım ve hayvancılıkta iflâs (2)

Cevher İLHAN
10 Ağustos 2017, Perşembe
Tesbit şu ki, iktidarın “üretimi arttırdık ve ihracatı katladık” iddialarının aksine ithalata dayalı politikalarla, Gümrük vergilerinin sıfırlanmasıyla tarım ve hayvancılık sıfırlandı.

Dünyada kendi kendine yeten yedi tarım ülkesinden biri olan Türkiye’de 15 yıllık AKP iktidarında çiftçiliği ve hayvancılık sektörünü bitiren ve ülkeyi ABD’den sonra dünyada en çok sığır eti ithal eden ikinci ülke durumuna düşüren ufuksuz politikalarla yerli ürün ve üretici tamamen tasfiye edildi.

Düşülen vartada, Gıda Tarım ve Hayvancılık (eski) Bakanı Çelik’in “Haksız kazanç sağlayanlar ve piyasada 80 milyonun çok daha pahalı tüketimine vesile olanlar” diye tanımladığı uluslar arası uzantılı birkaç firmayı daha da zengin edip kasalarını dolduran yanlışların bedelini yalnız yerli üretici değil, bütün halk ödüyor.

Bu durum, Özal’dan beri “serbest piyasa” paravanında ithalatı serbest bırakmakla tarım ürünlerinde - gıdada milyarlarca doların dışa gitmesiyle kalmıyor; tarımı ve hayvancılığı tamamen dışa bağımlı hale getirip yok ediyor...

“MİLLÎ PROJELER” VAADİ HAVADA

Çarpıcı olan, 20 Temmuz’da göreve başlayan yeni Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba’nın, “Mutlaka ve mutlaka et fiyatlarının ucuzlaması konusunda önlem almalıyız; hem üreticiyi, hem tüketiciyi mutlu etmek için devlet, bakanlık ve hükûmet olarak bu konuda mutlaka tedbirlerimizi alacağız ve kısa zamanda halkımıza açıklayacağız, onun için ‘biraz sabır’ diyorum” iddialı açıklamasının ardından “ithalat kararı”nın Resmî Gazete’de yayınlanması.

Bakanın et fiyatlarının ucuzlayacağını söyleyip, “Bu kadar zengin topraklarda maalesef et ithal ediyoruz; bu et ithali insanlarımıza yakışmaz; doğruları söylememiz, doğrulardan hareket etmemiz lâzım; üretmek, üretmek, üretmek” diye yakınmasının hemen akabinde yürürlüğe sokulması. (Tarımdan Haber, 21.7.17)

Bundandır ki, önceden hazırlanan söz konusu emr-i vaki “ithalat kararı”nı bakanlığının dokuzuncu gününde uygulamakla yükümlü kılınan yeni Bakan hakkında medyada “Fakıbaba ‘faka’ bastırıldı” yorumları yapılıyor.

Sonuçta, Türkiye’yi, küresel kapitalizmin elinde bir silâha dönüşen tarım ürünlerinde - gıdada bir defa daha emperyalist güçlerin taşeronu tekellere mecbur eden politikalara devam ediliyor. Mesele, sözü edilen beş - altı şirketten oluşan spekülasyoncu “et lobisi”ne bırakılıyor.

İTHALAT DEĞİL, ÜRETİM DESTEKLENMELİ

Özetle, tıpkı Başbakan’ın “çiftçinin kullandığı mazotunun yarısı kendinden, yarısı bizden” deyip tarımda maliyetleri düşürmek için gübre ve mazotu ciddî anlamda destekleyeceklerini vurgulamasından sonra mazot fiyatlarının neredeyse benzin fiyatlarına yetişen oranda artmasında görüldüğü gibi, iktidarın “yerli hayvancılık korunacak” söylemleri de boşa çıkıyor.

Böylece ithalata bağımlılığın azaltılması, yerli hayvan üretimi ve varlığının arttırılması vaadleriyle verilen “millî tarım ve hayvancılık projesi” bir defa daha havada kalıyor.

Kısacası vaziyet, öncelikle Cumhurbaşkanı’nın “Uçağımızdan gemimize, uydumuzdan füzemize, tüfeğimizden tankımıza, radarımızdan yazılımımıza kadar her şeyimizi kendimiz yapacağız; aynı şekilde tarım alanında da ülkemizi tarladan sofraya tüm aşamalarıyla en ileri seviyeye çıkarmadan kendimizi güvende hissedemeyiz” sözleriyle çelişiyor.

Oysa konunun uzmanları, ithalatın geçici çözüm olduğunu, zira “tekel” oluşturan firmaların aralarında anlaşarak fiyatları yüksek tuttuklarından etin ucuzlamadığını nazara veriyorlar.

Dahası besili hayvanın dışarıdan getirilip kesimi yapıldıktan sonra tekrar ithalatla ihtiyacın giderilmesinin, sonu gelmeyen, sürekli ithalata dayalı bir kısırdöngü olduğuna dikkat çekiyorlar.

Bunun içindir ki, tekelin kaldırılıp çiftçinin ve hayvan üreticisinin sıkıntılarının giderilerek özellikle tarım ve hayvancılığın desteklenmesi gerekiyor.

İthalatla değil, üretim, yatırım ve istihdamla…

Okunma Sayısı: 1414
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı