"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Terörle mücadele stratejisi

Cevher İLHAN
20 Haziran 2017, Salı
Son iki yılda terör saldırılarında asker, polis, korucu yüzlerce şehitle, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere şehirlerde patlatılan 21 canlı bomba ve bombalı araç saldırısında bebekten, çocuktan yaşlıya binden fazla sivil katledilirken, iktidar cenâhının “terörle mücadelede başarı” söyleminin de yanıltıcı propagandayla algı operasyonundan ibâret olduğu ortaya çıkıyor.

Üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen katliam gibi onlarca büyük bombalı saldırının hâlâ aydınlanmaması ve terörün ardı arkasının kesilmemesi, terörle mücadelede istihbarat ve güvenlik zâfiyetini ortaya çıkarırken, “terörün belini kırdık”,“terörün kökünü kazıyacağız” söylemlerinin hiçbir anlamı kalmıyor. 

FASİT DAİREDEN ÇIKILMALI

Milli Savunma Bakanı’nın, tam da şehitlerin ardı ardına geldiği vartada “Artık terör örgütü hamdolsun kalleşçe çok uzaktan havan atmanın dışında eylem yapamaz konuma geldi” sözleri bir başka yanıltmanın örneği. 

Gerçek şu ki, resmî rakamlarla şimdiye kadar en az 40 bin teröristin “imha” edilip on binlercesinin yaralı teslim alınmasına rağmen, dağa çıkışların önü kesilmeden, örgüte lojistik destek, eleman-militan sağlayan ortam ıslah edilmeden, sadece “terörist imha etmek”le terörünün kökünün kurutulmadığı; saedece“askerî strateji”yle “savaş simülasyonu/eylem plânları ve senaryoları”nın netice vermediği ortada.

Bunun içindir ki, “Din yerine milliyet”in ikame edilmesi ve “dinden tecrid rejimi”nin dayatıldığı dönemde başta “Şeyh Said hareketi” ve “Dersim isyanı tevehhümü” olmak üzere Doğu-Güneydoğu’da baş gösteren ve yüzbinlerin hayatına mal olan 17 isyana karşı, 1950’den sonra Demokrat Parti iktidarıyla gelen demokrasi ve kalkınma döneminde bölge halkının şefkatle kucaklanmasıyla tek bir kalkışma ve terör eyleminin olmaması; ancak 12 Eylül döneminde yeniden tek parti devrinden kalma askerî yöntemlerin dayatılmasıyla, devlet adına bölgede zulme varan haksızlıklarla, köy boşaltmalarıyla, işkence ve mağduriyetlerle teröre zemin hazırlandığı gerçeği mutlaka nazara alınmalı.  

SEBEP VE ÇÂRELERİNİ ARAŞTIRILMALI

Bu hususta, Bediüzzaman’ın Başvekil Menderes’e yazdığı mektupta, “emniyetin ve âsâyişin temel taşı” olan “bir hânede veya bir gemide bir mâsum ile on câni bulunsa, hakîki adâletle ve emniyet ve âsâyiş düstur-u esâsîsi ile o mâsumu kurtarıp tehlikeye atmamak için, o gemiye ve hâneye ilişmemek lâzım; tâ ki mâsum çıkıncaya kadar” diye ifade ettiği Kur’ânî düstura riâyet edilmeli. (Emirdağ Lâhikası, 534-5)

“Hiçbir günahkâr başkasının günâhını yüklenmez (En’am Suresi:164)” âyetinin âyetinin hakikatiyle, “mâsumları himâye için, cânilerin cinâyetleri kendilerine münhasır bırakılmalı.” “On câni yüzünden doksan mâsumu tehlikeye atan ve gazâb-ı İlâhîyi celbeden” tahriklerle terörü azdıran bahanelere fırsat verilmemeli. 

Ve terörle mücadele için öncelikle terör bataklığı kurutulmalı, dağa çıkışların önü alınmalı, örgüte lojistik destek sağlayan, eleman-militan üreten ortam ıslah edilmeli. Geniş istihbarat değerlendirmeleriyle, teröristlerle mücadele, eğitilmiş asâyiş güçlerinin teröristle halkı ayıran dikkatli operasyonlarıyla hukuk zemininde terörün beslendiği kaynaklar kurutulmalı.

Meclis’in uhdesinde muhalefetle ve sivil toplumla terörün sebep ve çârelerini araştırıp topyekun bir mücadele stratejisi geliştirilmeli…

Okunma Sayısı: 1222
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı