"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Terörle mücadele”

Cevher İLHAN
14 Kasım 2018, Çarşamba
7 askerin şehit olup, dördü ağır 26’sının yaralandığı Hakkari Şemdinli’deki mühimmat fâciasının yürekleri yakan acısı devam ederken, Şırnak - Gabar kırsalında teröristlerce döşenen el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesiyle iki askerimiz daha şehit olup, beşi de yaralandı.

Bu facialarla eşzamanlı olarak Milli Savunma Bakanı’nın PKK/YPG’nin Fırat’ın doğusuna yığınağına dair “Hem Doğu - Güneydoğu’da, hem Irak’ın kuzeyinde ve diğer bölgelerde terörle mücadele, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edecektir” ifâdesiyle, Bakanlığın, “Irak’ın kuzeyinde son üç gündeki hava harekâtları neticesinde 38 teröristin etkisiz hale getirildiği” açıklaması, “terörle mücadele”de “etkisiz hale getirme” yönteminin sürdüğünü gösteriyor. (DHA, 12.11.18)

Bu durum, son yıllarda başta Genelkurmay ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere devlet kurumlarının “imha edilen terörist sayısı”nı bildiren “operasyon açıklamaları”nın akıbetini ve otuz senedir “teröristlerin etkisiz hale getirilmesi”ne hasredilen “terörle mücadele stratejisi”ni yeniden sorgulatıyor.

“BİLÂNÇO”DA “BAŞARI KRİTERİ”!

Gerçek şu ki “terörle mücadele”de yaman çelişkili vartalara düşüldü. İktidar partisi mensuplarının ikrarlarıyla, “çözüm süreci”nde terör örgütünün en az 200 bin ton patlayıcı, 80 bin uzun namlulu silâh yığınağı yapıp bölgede yerleşim birimlerini, ilçeleri, mahalleleri silâh ve patlayıcı cephâneliği haline getirmesine göz yumuldu. Militanların kimlik kontrolü yapması, hendek kazıp vatandaşları canlı kalkan olarak kullanması seyredildi. Cumhurbaşkanı’nın beyanıyla, “güvenlik güçlerinin operasyon taleplerine izin verilmedi.”

Bu kargaşada 265 gün süren “şehir savaşları”yla, 355 asker ve polis, 285 sivi şehit edildi. Peşinden, “âkil insanlar”ın çalışmaları sonucu 28 Şubat 2015’te hükûmetle HDP temsilcileri arasında kurulan “Dolmabahçe mutâbakatı” masasının bizzat Cumhurbaşkanı’nca devrilmesiyle “çözüm süreci”nin ıskartaya çıkarıldı.

Akabinde Cumhurbaşkanı’nın “Demokratik açılım dedik olmadı, millî birlik kardeşlik dedik olmadı, ’çözüm süreci’ dedik yine olmadı” yakınmasıyla “terörle mücadele”de “başarı kriteri”nin “imha edilen terörist sayısı”yla açıklandığı girdaba girildi.

Cumhurbaşkanı’nın daha -28 Mart 2018’de- Harp Akademileri’nde “5.400 terörist imha edildi, şehit sayısının on katının onlardan (terör örgütünden) etkisiz hale getirildi” ifâdesinden bu yana da, ne yazık ki terör eylemlerinin ve saldırılarının sonu gelmiyor, şehitler verilmeye devam ediliyor.

İçişleri Bakanlığı’nın, “5-12 Kasım tarihleri arasında TSK Hava ve Kara unsurlarınca 2 bin 388 adet İç Güvenlik Operasyonları çerçevesinde 7 PKK’lının yakalanıp 7’sinin de teslim olduğu”nu bildirdiği “terörle mücadele bilânçosu” bunun son bâriz göstergesi. (gazeteler, 12. 11.18)

Özetle, “terörle mücadele”de, yıllardır “etkisiz hale getirilen teröristler”in sayısı açıklanıyor; ancak Genelkurmay eski Başkanı’nın da tesbitiyle, onca harekât ve yüzlerce operasyonla “40 bine yakın terörist etkisiz hale getirildiği halde terör örgütü bitirilmiş değil, dağ kadrosu duruyor.”

“İMHA/ETKİSİZ HALE GETİRME” AÇIKLAMALARI

Görünen o ki iktidar, “terörle mücadele”yi salt 2014 Eylül’ünde Genelkurmay’ın “çöktürme plânı” adını verdiği “gizli ‘savaş simülasyonu/eylem plânı”yla “sınır ötesi harekât” ve “askeri operasyon”lara bağlamış.

Oysa her seçim ve referandum sürecinde alây-ı vâlâ ile başlatılan, dağı taşı bombalamanın ötesine geçmeyen “sınır ötesi harekâtlar”da olduğu gibi, içte de ciddî yanlışlarla muallel “güvenlikçi politikalar”ın bir netice vermediği ortada.

Her fırsatta tekrarlanan “PKK terör örgütünün tüm silâhlı unsurları kalmayana kadar” ve “son terörist ortadan kaldırılana kadar” söylemiyle sürdürülen “imha stratejisi”nin akıbeti hâlen peşpeşe gelen şehitlerle meydanda. Çeyrek asrı aşkındır uygulanan bu “strateji”yle terör örgütü yok edilememiş, terör eylemleri ve saldırıları bitirilememiş.

Bu bakımdan, “terörle mücadele”nin salt “sınır ötesi harekât” ve “askeri operasyonlar”a hasredilmeyip, terörün tasfiyesiyle “çözüm”ün öncelikle Meclis zemininde, demokratikleşme, hak ve özgürlükler ekseninde ekonomik, sosyal ve kültürel düzenlemelerle birlikte ele alınması gerekiyor.

Artık, köklü tedbirlerle topyekûn etkili “terörle mücadele stratejisi”nin devreye sokulması şart.

Okunma Sayısı: 1659
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı