"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Terörü azdıran tâvizler ve yanlışlar...

Cevher İLHAN
09 Kasım 2017, Perşembe
Siyasî iktidar, yalnızca “referandumda ‘evet’ çıkarsa terör sona erecek!” sözü vermekle kalmadı.

Başbakan, “Terör örgütlerini şehirde bitirdik, kırsalı da başlarına yıkacağız” dedi. Hükûmet ve iktidar partisi sözcüleri, her fırsatta “terör can çekişiyor” deyip “Terörle mücadelede başarılıyız” dediler.  

Ne var ki “çözüm süreci”nde resmî raporlarla terör örgütünün şımartılıp azdırıldığı tesbiti yapıldı. Zira öncelikle PKK’nın, şehirlerde terör eylemlerine, suikastlarına, barikat kurup, yol kesip kimlik kontrolü yapmasına, adam kaçırıp dağa terörist devşirmesine, şantiye basmasına, hendek kazıp “halk mahkemeleri”nde vatandaşları yargılamasına, tahsilat yapmasına, bayrak indirmesine bigâne kalındı.

İktidar milletvekillerinin ikrarıyla, 200 bin ton patlayıcının, 80 bin uzun namlulu silâh ve roketatarın, tonlarca mühimmat-bombanın depolanıp şehirlerin cephânelik haline getirilmesine, birçok mahallin terör örgütünce âdeta “teslim alınması”na göz yumuldu. Kısacası, terör örgütünün kırsaldan şehre inip “şehir yapılanması”na seyirci kalınmasıyla terörün daha da azmasına ortam oluşturuldu.

Ekim 2009’da Habur sınır kapısında kurulan “çadır mahkemesi”nde “pişman olmadıklarını” açıktan söyleyen teröristler birkaç dakikada salıverilip şehir şehir şovlarına fırsat verildi.  

Bu vartada, güvenlik güçlerinden gelen yüzlerce operasyon talebine en üst düzeyde terör örgütüne “ilişilmemesi!” tâlimatıyla izin verilmediği, Cumhurbaşkanı’nın kamuoyu önünde “Çözüm süreci’nde valilerimize güvenlik güçlerimize, ‘üzerlerine gitmeyin!’ tâlimatını verdik ve o süreç içinde ülkemize ciddî manada bir silâh girişi oldu” itirafında tescillendi. (Haberler.com, 21.3.16) 

TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜZÂKERE!

“Devlet yetkilileri”nce İmralı, Kandil ve Avrupa’daki terör örgütü mihrakları arasında kuryelik yapılarak örgütün iletişimi sağlandı. “Öcalan’ın mektubu“ meydanlarda milyonlara okutuldu. 

Batılı merkezlerdeki PKK temsilcileriyle resmen görüşüldüğü, 2011’de dönemin Başbakanının özel temsilcisi ile MİT yetkililerinin Oslo’da “hakem-arabulucu devlet” İngiltere nezdinde PKK ile müzâkerelerde dokuz maddelik “belge”nin imzalandığı, MİT Müsteşar Yardımcısı’nın toplantıda, “Metropolleri bombalarla doldurdunuz, Türkiye’nin neresine ne kadar silâh ve patlayıcı yığdığınızı biliyoruz!” sözleri bunun teyidiydi. 

Bu durum, muhalefet milletvekillerinin Meclis’te “Hani görüşen şerefsizdi” itirazlarına, İçişleri eski Bakanı Efgan Ala’nın “Oslo, devletin kendi biriminden sabote edilerek dışarıya sızdırıldı” ifâdeleriyle zabıtlara geçti. (TBMM Genel Kurul Tutanakları, 3.3.15)

Keza “BDP Diyarbakır İl Başkanlığı’nda Oslo toplantılarını tamamlayıcı on iki ses kaydıyla “mutâbakat zaptı”nda ‘TC tarafı’ ve ‘PKK tarafı” diye yazıldığı basına yansıdı. (gazeteler, 20.3.15)

Yine “İmralı tutanakları”nda ifşa edildiği gibi, MİT yetkililerinin izlediği -23 Şubat 2013’teki İmralı’daki görüşmelerde Öcalan, HDP heyetine “AKP’yi 10 yıldır ayakta tutan benim. Biz AKP’yi çıkartan gücüz. 40 yıllık rüyâlarını gerçekleştirdik, AKP’ye iktidarı altın tepside sunduk” ikrarıyla AKP iktidarı ile çalışmayı önerip “başkanlığı istediğini” dikte ettirdi. “Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz” deyip “özerklik” ve terör örgütünün “öz savunma”yla askerini-polisini oluşturması karşılığı “AKP ile başkanlık ittifakına girip desteklemeleri” direktifini verdi. (Milliyet, 28.2.2013)

MECLİS VE MİLLET DEVRE DIŞI BIRAKILDI…

Bu arada PKK kaynaklı terör eylemlerinde ciddî istihbarat ve güvenlik zâfiyetiyle yüzlerce kiloluk patlayıcı taşıyan araçların patlatıldığı onlarca canlı bomba saldırısıyla yüzlerce vatandaş katledilip, 300’ü aşkın şehit verilirken, muhalefetin Meclis Araştırma Komisyonu kurulup terör saldırılarının araştırılmasına dair on üç önergesi, AKP oylarıyla reddedilip bir kısmı iâde edildi.

Kısacası, teröristlerin şehirlere yerleşip hücre evlerinin oluşmasına, silâh ve patlayıcı yığınağına, hendeklerin kazılmasında katkı ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin tesbiti teklifleri yine iktidar grubunca kabul edilmedi, “terörün lânetlenmesi”yle kalındı. Türkiye’nin terör sorunu, kapalı kapılar arkasında Meclis’ten ve milletten kaçırılarak yine münhasıran “askerî stratejiler”le çözülmeye yeltenildi.

Bugünlere böyle gelindi.

Okunma Sayısı: 1002
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı