"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tren fâciası ağır ihmali pervâsızlığı

Cevher İLHAN
14 Temmuz 2018, Cumartesi
Ağır ihmalin ve denetimsizliğin sonucu olduğu açıkça ortaya çıkan bu vahim fâciada “suç” yine yağmurun üzerine atıldı.

GARABET

Tren fâciası ağır ihmali pervâsızlığı

Aralarında bebeklerin ve çocukların da bulunduğu 24 vatandaşın can verdiği, 318 vatandaşın yaralandığı Çorlu’daki ağır bilânçolu tren fâciası da, Beştepe’de cumhurbaşkanını yeni göreve başlama töreni ve “CEO ağırlıklı kabine”nin atanması gürültüsüne getirildi.

Ağır ihmalin ve denetimsizliğin sonucu olduğu açıkça ortaya çıkan bu vahim fâciada “suç” yine yağmurun üzerine atıldı. Süreçte, milletin yaşadığı acıya saygı ile ertelenmesi istenen lâkin vahim bir umursamazlıkla ertelenmeyen Saray’daki törende “yeni sistem” seremonileri methiyeleriyle veren “iktidara ilişik medya” tren fâciasını savsaklanırken siyasette de doğru dürüst soruşturulmadı. Gerçek sorumlular hesâba çekmeyip âdeta savuşturuldu.

Bu hususta İyi Parti Genel Başkanı Akşener’in eleştirisi, aslında kazada ihmalin ve siyasî rant peşindeki gerçek sorumluların analizi oldu.

“Daha önce de elim kazalara sahne olan demiryollarımızla ilgili olarak sorumluluk üstlenmeyip, gerekli bedelleri ödetmeyen anlayışla bu kez 24 canımız üzerinden konuşuyoruz” açıklamasında bulunan Akşener’in, “Bir ülkede, dünyanın en güvenli ulaşım ağı kabul edilen demiryollarının altındaki toprak çekilebiliyorsa, ortada ciddî sorumluluklar var demektir. Her tür faaliyete rant penceresinden bakan bir anlayışın idâresinde, ülkenin altındaki toprağın çekilmediğine şükretmek lâzım” sözleri dikkat çekici oldu. (DHA, 9.7.18)

Keza ilkyardım hizmetlerinden daha hızlı ilân edilen “yayın yasağı”na dikkat çekerek, sorumluları, vakit kaybetmeden, ülkedeki tüm demir yollarını kontrolle gerekli bakım ve onarım işlemlerini hızla yapmaya çağıran Akşener’in, “Demiryollarındaki kontrollerin kim tarafından ve nasıl yapıldığı, bakım ve onarım ihâlesinin neden iptal edildiği, henüz iki aylık bir hattın nasıl böylesine basit bir sorunla 24 cana mal olduğu ve Suud Kralı’ının vefâtıyla ‘millî yas’ ilân eden iktidarın, bunca kaybımızın ardından, neden yas ilân etmediği” soruları, fâciada ağır ihmali ve garabetli pervâsızlığı açığa çıkarıyor.

MERAK KONUSU 

Üç bin muhabirle 180 bin 556 sandık

Seçimin üzerinden haftalar geçmesine rağmen, kamuoyunda tartışılmaya başlanan seçim istifhamlarından biri de, devletin resmî ajansı AA’nın seçimde çalıştırdığı eleman sayısı.

Bilindiği gibi, AA daha sandıkların yüzde 20’si açılmışken seçim sonuçlarını duyurdu. Türkiye’nin birçok seçim çevresindeki özellikle muhalefet partilerinin sandık müşâhitleri, sandıklarda sayım devam ederken AA’nın seçim çevrelerine dair sonuçları bildirdiğini belirttiler.

YSK’nın verilerine göre, Türkiye genelinde 24 Haziran’da toplam 56 milyon 322 bin 632 seçmen oy kullandı. Yapılan hesaplamalarda, bir muhabirin bu denli hızlı beş sandığın sonucunu vermesi için 36 bin, on sandığın sonucunu vermesi için ajansın en az 18 bin muhabiri çalıştırması gerekiyor.

AA’nın idâri personeli ve yurtdışı da dahil 3 bin - 3 bin 500 personeli olduğuna göre en az 20 bine yakın muhabir ağını seçim gecesi çalıştırmasının imkânsız olduğu ortaya çıkıyor. Ve bu “büyük başarısı”na dair hiçbir açıklama yapmayan ajansın seçim günü görevlilerini çalıştırmadığı, YSK’dan çok önce verdiği sonuçların iktidar partisi sandık müşâhitlerinden alındığı iddialarını güçlendiriyor.

TESBİT 

TRT’nin “yanlı yayın” tablosu

Seçim bitti, “sonuçlar” açıklandı; lâkin tartışmalar devam ediyor; ve bunların başında da, “merkez medya”nın, “özel televizyonların” ve özellikle “devlet kanalları”nın iktidar ile muhalefet haberlerini vermediği vahim eşitsizlik geliyor.

Mesela, bir RTÜK üyesinin Twitter hesabından yaptığı paylaşıma göre, “TRT’nin târifesi”nde, iktidar adayı Erdoğan’a 188 saat verilirken, muhalefet adaylarından İnce’ye 15 saat, Akşener’e 3 saat, Karamollaoğlu’na 1 saat, HDP’nin adayı Demirtaş’a ise 32 dakika süre verilmiş.

Bir diğer tesbite göre, halktan toplanan vergilerle yapın yapan kamu yayıncısı TRT, iktidara yüzde 89, diğer bütün muhalefet partilerine ekranlarında yüzde 11 oranında yer vermesi, hakka ve hukuka uymayan ve âdil olmayan yayıncılığın sırıtan açık göstergesi oldu.

Ve TRT’nin tarafsızlığını yitirip resmen “yanlı yayın” yaptığının açık göstergesi olan tabloda, MHP gibi aday çıkarmayıp, Erdoğan’a destek kararı açıklayan Hüdapar’a tam 1 saat 32 dakika 38 saniye TRT’nin ekranlarında yer verilmesi ise bir diğer çarpıcı durum olarak kayıtlara geçti.

ÖZÜN ÖZÜ

“Adâlet-i mahza-i Kur’âniye (Kur’ân’ın tam adâleti), bir mâsumun hayatını ve kanını, hatta umum beşer (insanlık) için de olsa heder etmez. İkisi nazar-ı Kudrette (İlâhî kudretin varlıklara bakışında) bir olduğu gibi, nazar-ı adâlette de birdir.”

Bediüzzaman, (Hakikat Çekirdekleri, eski Said Dönemi Eserleri, 613)

Okunma Sayısı: 2484
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı