"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Barika-i hakikat, müsademe-i efkârdan doğar

Davut ŞAHİN
01 Kasım 2018, Perşembe
Bir düşüncenin, bir düşünmenin ürünüdür fikir... Yani eski bir deyimle fikir; mütalâa, mülâhaza...

İnsan denen varlık, yani bizler zihnimizde birbiriyle çatışan düşünceler ve duygular olduğu zaman bir tedirginlik ve rahatsızlık hissederiz.

Bu çatışma durumu, bir belirsizlik ve dengesizlik oluşturur. Yani çatışmayı sona erdirmek ve zihnî olarak rahatlamak için tutarlı ve dengeli bir zihin açılımı olan “manipüle” yolunu seçeriz. Buna kendi kendimizi kandırmak diyebiliriz. Bu durum geçici bir rahatlık verir, yahut öyle zannederiz.

Bu “manipüle”, tutarsızlığı beraberinde getirir. Ki, rahatsız edici bir durumdur.

Misal; kilo vermeye kalkışırsınız ve sonrasında kocaman bir pastayı midenize gömersiniz. Tutarsızlık sinir bozucu bir durumdur. Hemen davranışlarımızı değiştirerek uyumsuzluğu ortadan kaldırmayı deneriz. Bu yüzden de, “diyetimize sadık” kalmadığımızda, “Yarın sabah koşuya çıkacağım” telkininde bulunarak kendimizi iyi hissetmek isteriz. 

*

Fikirler de böyledir; çatışırlar, tutarsızdır ve sinir bozucudur.

Farklı fikre sahip olan insanların birbiriyle çatışması, tutarsızlığı ve sinir bozucu olması bu yüzdendir.

Ancak... İnsanların fikir uyuşmazlığı tartışılabilir. Antropologlar, “Bilişsel uyumsuzluğun kötü birşey olduğu düşünülebilir, ancak bu durum mental olarak sağlıklı ve mutlu kalmamıza yardımcı olur” diyor...

*

Misal; verdiğimiz kararlardan özellikle de kolaylıkla geri döndürülemez olduklarında memnun oluruz. Uyumsuzluğun çözülmesi bizleri kötü seçimler yapmaktan alıkor ve iyi bir seçim yapmamız noktasında motive edebilir. Mühim olan kararlarımızla barışık olma arzumuz... 

Hatta; ‘’Bârika-i hakikat, müsâdeme-i efkârdan doğar’’ sözü işte tam burada söylenecek bir sözdür.

Lügat-ı Naci’de geçen bu cümlenin “Kemal Bey”e ait olduğu belirtilir. Yakın tarih kalemşörleri çok iyi bilir ki, “Kemal Bey” denince akla hemen “Namık Kemal” gelir.

Çatışma, çekişme, zıtlaşma gibi kavramların karşılığı nedir diye soracak olursak, hemen aklımıza “siyaset” gelir.

*

Pek tabiî ki, birbirinden ayrı, hatta birbirine aykırı fikirlerimiz, görüşlerimiz olacak. Olmalı! Ancak bir görüşün sahipleri veya destekçileri, eğer iktidarda ise ve bir güce sahipse, kendi görüşlerine uymayan fikirleri ve sahiplerini görmezden gelme yetkisi vermez. Vermemeli!

Daha da ileri gidip, sindirme, bastırma ve susturma... Hatta, “yok etme” yoluna gidebilir. Gitmemeli!

İşte bu hengâmede yapılması gereken iş; farklı görüş ve fikirleri yüzleştirmek... “Müsademe”ye sokmak... Yani, “çatıştırmak.” 

Çünkü gerçeğin ne olduğu ancak bu ayrı görüşlerin birbiriyle çarpışmasından ve çatışmasından ortaya çıkacaktır.

Zira, tartışma ve çatışma gibi kavramların hep olumsuz sonuçlar doğuracağı fikri, kötü bir yanılgıdır. Gerçekte her iki tarafın birbirini tartması sağlanmalı. Kantarlarda, terazilerde, basküllerde, arz ve talepte, emekte ücrette, devletlerde toplumlarda... Birbirini tartan ve elverişli bir denge sağlamaya çalışan taraflar mutlak olmalı. 

“Müsademe-i efkâr” yani fikir çatışması, ille farklı kişilerden oluşacak diye bir kaide yok. 

Bir topluluk içinde tartışma, çatışma olabileceği gibi bir kişinin kendi içinde ayrı, hatta çelişkili eğilimler, görüşler ve düşünceler bulunabilir. Ve o kişi kararlarını ve davranışlarını bunları çatıştırarak üretir.

*

Evet, “Barika-i harikat, müsademe-i efkârdan doğar” sözüne ilâve olarak, bir de “hizmet” eksenli düşündüğümüzde ise, şiddet ve çatışma yerine, demokrasi ve müsbet hareketin ikame edildiğini görüyoruz. Toplumların içine düştüğü sıkıntılardan kurtulabilmesi için en çok hürriyet ve demokrasi kavramlarına vurgu yapılması gerektiğinin altını çizelim, vesselâm! 

Okunma Sayısı: 724
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı