"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsan ve mahiyeti

Davut ŞAHİN
06 Temmuz 2018, Cuma
Son zaman gündeme gelen haberler midemizi bulandırdığı gibi, vicdanları sızlatan bir konuyu gündeme getiriyor.

Son zaman gündeme gelen haberler midemizi bulandırdığı gibi, vicdanları sızlatan bir konuyu gündeme getiriyor.

İnsan merhametsizliğinin sonu yok. Öyle ki, insan aklını durduran bu olayları duydukça “nev’inden” utanır hale geliyor.

Belgesel programlarında hep söylenir ya; vahşi doğada vahşi hayvanların hayatını ekrana getiriyoruz diye… Tam tersi, hayvanlar bizden daha şefkat ve merhamet sahibi… Onlar başka hayvanların yavrularına tasallut etmiyor, istismarda bulunmuyor. Yüz kızartıcı “fiil”de bulunmuyor.

*

İnsan bilimsel bir ifadeyle; memelilerden sayılır.

İki eli, iki ayağa bulunan… İki ayak üzerinde dik bir biçimde dolaşan, aklı ve düşünme yeteneği olan… Dil ve sözle anlaşan… En gelişmiş canlı yaratık olarak adlandırılan bir mahlûk.

Öyle mi?

Mark Twain insanı bir makineye benzetiyor: “İnsan gayr-ı şahsî bir makine… Bir insan her ne ise, bu onun yapısına ve kalıtımı, yaşama alanı ve ilişkileri yoluyla taşıdığı etkilere bağlıdır. O, yalnızca, dış etkiler tarafından hareket ettirilir, yönlendirilir, komuta edilir. İnsan hiçbir şey, bir düşünce bile oluşturamaz” diyor. (a.g.y., İnsan Nedir)

Gerçi Twain bu satırları kaleme alırken “Sanayi Devrimi” sonrasında gelişen insan profilini ele alıyordu. Yine aynı yazar bir başka ifadesinde, “İnsan bir bukalemundur; tabiatının yasası gereği, bulunduğu yerin rengini alır” cümlesinde insanın tek bir fert olmasından ziyade kendi çıkarları ve etrafını çevreleyen şartlara göre yaşadığını anlatır.

Felsefenin önderleri kabul edilen Sokrat, Aristo ve Platon gibi isimler insan hakkında “iki ayaklı hayvan” veya “düşünen hayvan” gibi tariflerle tanımlamış…

Gerçekte insan nedir?

Biz kimiz?

Dünyanın şerefli mahlûk değil miyiz?

Biz canlı olmanın ötesinde insan olarak neyin karşılığıyız acaba?

Ne diyor Yunus Emre:

“Beni bende demen, bende değilim,

Bir ben vardır bende, benden içeru.”

Yunus’un satırları ünlü felsefecilerin sönük tanımına bir nebze ışık tutuyor.

*

Bizi anlamak, mahiyetimizi iyi anlamakla mümkün. Daha doğrusu, Kur’ân-ı Kerîm ve Efendimiz’i (asm) anlatmaktan geçiyor. 

Peki, Kur’ân’ın hakikatlerini ve Resul-i Ekrem Efendimiz’in (asm) getirdiği nuru bize kim anlatacak?

Asrımızı güneş gibi parlatan Risale-i Nur bu hakikatleri en güzel surette anlatmış.  Bize de onu bolca okumak düşer.

Madem kâinat bir ağaç, bu ağacın meyvesi, Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm… Yani Efendimiz (asm), kâinat sarayının en “mükerrem” bir misafiri…

Bediüzzaman, “Kâinat şehrinin zemin mahallesinin bahçesinde ve tarlasında, varidat ve sarfiyatına ve zer’ ve ekilmesine nezarete memur ve yüzer fenler ve binler san’atlarla techiz edilmiş en gürültülü ve mes’uliyetli nazırı ve kâinat ülkesinin arz memleketinde, Padişah-ı Ezel ve Ebed’in gayet dikkat altında bir müfettişi, bir nevi halife-i arzı ve cüz’î ve küllî harekâtı kaydedilen bir mutasarrıfı…” diyor.

Mükemmel bir tarif. Demek ki, neymiş biz insanların bu dünya yolculuğunda çok büyük bir vazifesi var… Ki bunda da iki yol var, “Padişah-ı Ezel ve Ebed’in gayet dikkat altında bir müfettişi, bir nevi halife-i arzı ve cüz’î ve küllî harekâtı kaydedilen bir mutasarrıfı ve sema ve arz ve cibalin kaldırmasından çekindikleri emanet-i kübrayı omuzuna alan ve önüne iki acib yol açılan, bir yolda zihayatın en bedbahtı ve diğerinde en bahtiyarı.”

Evet, Bediüzzaman işte iki yol ve yolculuğun sonunda ebedî bir saadeti veya mutsuzluğu beklediğini belirten insanlık tılsımını bize gösteriyor. 

Okunma Sayısı: 2238
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı