"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Toplumsal çözülme mi?

Davut ŞAHİN
05 Aralık 2018, Çarşamba 00:39
16 yaşındaki genç bir kadının kucağında 9 aylık kız bebeğini sokaktaki insana satmak istediği haberi mi tuhaf…

Yoksa…

19 yaşında  model seçilen bir kızın, kapalı bir annesi olduğu için sosyal medyadan eleştirildiği haberi mi tuhaf?

Sağolsun(!) model kızımız, annesinin kapalı olmasını “saygı”yla karşılıyormuş. Annesi de kızının model yarışmasına katılmasını “saygı”yla karşılamış. Demek, karşılıklı saygı sözkonusu.

Galiba, “saygı” kavramının anlamı değişti. Hayır, “eleştirmiyorum” sadece “anlamaya” çalışıyorum.

*

Saygı demek; büyüklere, yaşlılara, değeri yüksek olanlara, mukaddes bilinen kimselere karşı duyulan, sevgi ve çekinmeyle karışık bir bağlılık duygusu değil mi?

Aynı zamanda bir incelik ve nezaket olduğunu da biliyorum. Böylesi bir nezaket çerçevesiyle anılan saygının demek ki, bu gün anlamı değişti. 

Tabiî ki, saygı değer bilmektir. Saygıyı hak etmediğini düşündüğümüz birine saygısızca davranıldığında ondan ne farkımız kalır ki?

*

Genç kadının 9 aylık bebeğini sokaktaki insana satmaya teşebbüs etmiş olan bu ruh halini çözmek mümkün mü? Olay, gayr-ı meşrû bir muhabbetin neticesidir. Toplumu bir arada tutan ve bütün olmasını sağlayan mayanın çözülmesidir bir bakıma. Nedir bu çözülme?

- Bir topluluğu meydana getiren sosyal ilişkilerin bütünlüğü bozacak şekilde gevşemesidir.

Peki, toplumsal bütünlüğü ayakta tutan güç nedir?

- İnançtır, değer sistemidir… Gelenek ve görenektir. 

Aslında “çözülme”nin türleri farklı farklıdır;

- Fertler arası çözülme,

- Gruplar arası çözülme.

- Kurumsal çözülme…

*

Fertler arası çözülmeye baktığımızda, özellikle bireyselliğin arttığı günümüzde daha belirgin hale geldiğini söylemek mümkün. İlgi alanları geliştikçe, farklı bilgi kaynaklarıyla beslenen, kendi tercihlerini geliştirmekte ve diğer fertlerden kopuk, oldukça bireyselliğe dönük bir hayat sürmeyi tercih ederler.

Dostluklarını istedikleri kişilerle başlatıp, istedikleri zaman kendileri bitirir. Hiçbir değer sistemi yoktur. Bir toplulukta ayrı ayrı “biz” duygusunu barındıran grupçuklar içinde yer alır.

*

Kurumsal çözülmeye bakalım; eğer kurumlarda meydana gelen değişimler çok hızlı bir dönüşüm yaşanıyorsa, fertler kuruma ayak uyduramaz, tökezler. 

Misal, eğitim sistemi; sürekli değişen müfredat, sistem ve üniversiteye giriş şeklinde yapılan değişiklikler, bireyin kuruma ayak uyduramamasına sebep teşkil eder. Bu da ferdin kurumlar arası çözülmesine sebebiyet verir. 

Esasen bu saydığımız unsurlar en önemli kavramlardan birini yani yabancılaşmayı beraberinde getirir. Eğer bir fert, kendi toplumuna, değerlerine, inanç sistemine yabancılaştıysa, çözülme başlamıştır.

*

Bir de “ahlâkî çözülme” var ki… Detaylara girmek istemiyorum. Zira, “safi zihinleri idlal” etme tehlikesi var ki, bu da çok hoş olmasa gerek.

Yegâne çaresi?

Üç kelimeyle anlatmak zor. Madem insan aciz bir varlık olarak dünyaya gönderilmiş, belli bir talim ve terbiyeden sonra, ancak zarar ve menfaatini fark eder… Ki, zarardan korunabilmesi için ancak diğer insanların yardımıyla ayakta durabilir. “Demek insanın fıtrî vazifesi dünyaya bakan yüzü itibariyle taallümle (bilgi edinmek) tekemmül (olgunlaşma), ahirete bakan yüzü itibariyle dua ve ubudiyettir.” (23. Söz)

Demek; insanın bireysel gücü itibariyle sahip olduğu ya da ihtiyacını gördüğü şeylerin sayısı bir ise, toplumda yardımlaşarak elde ettiği şeyle yüz, bin veya milyondur. Yani, topluma olan ihtiyaç birden bine çıkar. 

Demek; insana şekil veren, toplumun ta kendisidir. 

Okunma Sayısı: 939
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı