"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Devlet, adalet üzerine bina edilmeli

26 Ocak 2019, Cumartesi
Müslüman’ın hakikaten mü’min olması lâzım. Ana mesele başta ahirete iman olmak üzere iman zaafiyeti. Allah’ın adaleti konusunda bir iman zaafiyeti var, başka konularda bir iman zaafiyeti var ki bunlar oluyor.

Avukat Mehmet Ali Aslan semineri (5)

***

Moderatör: Adalete güvenin zayıfladığı açık, ama bunun galiba maziden gelen bazı sebepleri de var. 

Av. Mehmet Ali Aslan: Evet. Ceza dâvâlarında hâkimin yanlış bir karar vermesinden dolayı devletin mağdura tazminat ödemek zorunda kalması mümkündür. Bu durumda devlet tarafından bu zararın, zarara sebebiyet verenden rücuen talep edilmesi, bana göre adaletin daha dikkatli dağıtılmasına katkı yapar. Ergenekon dâvâları sürecinde devletin bu tazminat için ilgilisine rücu etme hakkı, tırnak içinde bugün FETÖ’cü denen kişilerin etkisiyle ortadan kaldırıldı. Hukuksuz karar veren hâkimleri korumaya yönelik bir tedbir gibiydi, ama bugün tam tersi sonuçlar doğuruyor. Hâkimlerin sorumluluğuna ilişkin temel evrensel ilkelerin Türkiye’de de tam olarak uygulanması lâzım ki hâkimler de keyfî hareketten kaçınabilsinler diye düşünüyorum.

Moderatör:  Türkiye’de eskiden beri maalesef olağanüstü mahkemeler eliyle yapılmış olan yargılamalar var. 31 Mart Vak’ası sonrasında kurulan Sıkıyönetim Mahkemesi de bu konuda tipik bir örnek. Bugün de böyledir denebilir mi? 

Av. Mehmet Ali Aslan: Kanaatimce bugünkü oranda ve bugünkü şiddette bir pervasızlık ve hukuksuzluk veya hukukun yok sayılması hususu, ülkemiz tarihinde, İstiklâl Mahkemeleri uygulamaları hariç, hiçbir dönemde olmamıştır. Meselâ Bediüzzaman ve talebelerinin uzun yıllar boyunca çok sayıda dâvâda yargılandığını biliyoruz. Bunların büyük bir çoğunluğu beraatla sonuçlanmıştır. Bu örnekten de bu güne alınacak bazı dersler var. 

Moderatör: Bu adaletsizlikler, bu mağduriyetler sadece ceza mahkemelerinde yaşananlardan ibaret değil gibi görünüyor. İdarî tasarrufla görevden atılanlar, özel sektörde ya da kamuda idarî işlemlerle işsiz bırakılanlar da ciddî bir mağduriyet içerisindeler. Bu durum aslında bir liyakat problemine de işaret ediyor, çünkü devlet de neticede bu hukuksuz uygulamalardan dolayı bir tür kaht-ı rical yaşıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Av. Mehmet Ali Aslan: Evet böyle bir musîbetten her yönden etkilenmemiz normal. İktidarıyla muhalefetiyle bürokrasisi ile yargısıyla herkesi etkileyen bir musîbete düştüğümüz belli. Nasıl çıkarız? Yine adalet ve liyakate önem vererek. 

Moderatör: Devletin genel olarak işini adaletli görüp görmeme noktasında ne söylenebilir?

Av. Mehmet Ali Aslan: Mahkemelerimizde duvarda “adalet mülkün temelidir” diye yazılıdır. Ama maalesef bu cümlenin içi boşalmış gibi görünüyor. Devletin bütün kurumlarının özellikle hukuk kurumlarının adalet üzerine bina edilmesi lâzım, ama maalesef işler böyle yürümüyor.

“Ülkemiz fiilen bir savaşta” deniyor, “birçok alanda birkaç yönden ekonomik savaş var” deniyor, “psikolojik savaş var” deniyor. Eğer bu savaşları kazanmak istiyorsak önce içerde adaleti tesis etmemiz lâzım. Bir beka tehlikesi varsa gidermenin yolu adalettir, çünkü devletin bekası adaleti ile olur. Devlet adaleti ile kaimdir.

Hukukun kendine göre bir ahlâkı var, bu ahlâkın bir gereği var. Buna uyulmadığı zaman toplumda genel anlamda bir huzursuzluk ortaya çıkar. Bu meselelere vicdanla bakabilmek lâzım. Siyasî tarafgirlikle değil.

Moderatör:  Dindar olduğunu iddia eden bazı kişiler maalesef bugün yapılan uygulamaların doğru ve gerekli olduğunu, burada bir adaletsizlik olmadığını söylüyorlar. Bunların uyandırılması ve hükümete ve devlete İslâm’ın adalet anlayışının hâkim olmasını sağlamaya yönelik ortak bir kamuoyu baskısının oluşturulması için neler yapılabilir?

Av. Mehmet Ali Aslan: Dinî cemaatlerin, bilhassa dindarların iktidarı sürdürdüğü bir devlete, adalet konusunda yardımcı olması, dinî cemaat olmalarının da bir gereği değil midir? 

Dinî cemaatler milletin ahiretini kurtarmaya çalışırken aynı zamanda devlet adamlarının da ahiretini kurtarmaya çalışması gerekmez mi? Devlet adamlarını ikaz etmek onların ahiretini kurtarmaya çalışmak değil midir? Onları adalete dâvet etmek haklı ve gerekli bir ikaz değil mi?

Bütün bu sorulara benim de cevabım sizinki gibi tek kelimeyle “evet” şeklindedir. 

Moderatör:  Geleceğe ilişkin olarak ümitli olmamız gerektiği açık, ama bu ümidin şartları neler? Aktif ümit nasıl ortaya konulabilir?

Av. Mehmet Ali Aslan: Benim gördüğüm şu:  Müslüman’ın hakikaten mü’min olması lâzım. Ana mesele başta ahirete iman olmak üzere iman zaafiyeti. Allah’ın adaleti konusunda bir iman zaafiyeti var, başka konularda bir iman zaafiyeti var ki bunlar oluyor. 

Zaten en sıkıntılı kurumlar görebildiğim kadarıyla Diyanet ve Emniyet.

Malûm, hatırlayalım, 15 Temmuz sonrasındaki o sıkıntılı günlerde cenaze namazına veya kabir yerine ilişkin bugün garip gelen fetvalar bile verildi, Diyanet mensupları tarafından. 

İslâm’ın adalet anlayışı ile bugünkü uygulamaları telif etmek mümkün değil, ama maalesef bazı Risale-i Nur Talebeleri bile devletin bugünkü uygulamalarının adalete uygun olduğunu söylüyorlar. Bütün bunlar aslında bazı temel konularda zaafiyete işaret ediyor. Kanaatimce Risalelerdeki adalet derslerini okumakta değil, ama güncele uygulamakta problem var. 

Moderatör: Yeni Asya’nın yayın politikasını değerlendirdiğinizde adalet ve liyakat konusuyla ilgili olarak neler görüyorsunuz?

Av. Mehmet Ali Aslan: Yeni Asya’nın bu dâvâlarla ilgili yayın politikası tam olması gerektiği gibidir ve yerindedir. Yüz ağartıcıdır. Bir hukukçu olarak ben de istifade ediyorum.  Yeni Asya bu dönemde tarihe not düşmek adına önemli bir vazife yaptı ve yapıyor. Hak namına ikazlarda bulunan, adalete sahip çıkan ve bunu kamu vicdanına net şekilde yansıtan tek yayın Yeni Asya oldu. Bu sebeple tebrik ve desteği hak ediyor. 

SON

Etiketler: devlet, adalet, hukuk, İslâm
Okunma Sayısı: 1536
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı