"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gazete aleyhtarlığını siyaset tahrik etti

04 Eylül 2018, Salı 00:13
Zübeyir Ağabeyin vefatından sonra Ahmet Armutçuoğlu gibi kişilerin tesiri arttı. Ankara, gazetenin aleyhinde konuşmaya başladı. Ankara’daki kardeşlerin büyük ekseriyeti gazeteye tavır koydular.

Nur hizmetini daha yakından tanıma ve Türkiye’nin son elli, elli beş yılını Nurculuk perspektifinden değerlendirmek için

ANKARA-İSTANBUL PROBLEMİ

Zübeyir Ağabeyden sonra ilk  büyük sıkıntı bu oldu. Gerçi olay, Zübeyir Ağabey hayatta iken başlamıştı. Problemin kaynağı MNP idi. Nizam Partisi ilgilileri, bizim arkadaşlarımıza, ağabeylerimize el atmak istiyorlardı. Nizam Partisi kurucuları arasında Hacı Tevfik Paksu, Hüsamettin Akmumcu vardı. Said Özdemir Ağabey bu meseleye sıcak bakıyor, yardımcı oluyor, âdeta fetva veriyordu. Zübeyir Ağabeyden sonra etkili olabilecek bir isim olarak merhum Tahirî Ağabey vardı. Ama o, böyle şeylere hiç karışmazdı. Zübeyir Ağabey onu, ne zaman hizmet varsa çağırırdı. O da bir “emirber nefer” gibi “Peki!” der gelirdi.

TAHİRİ MUTLU AĞABEY

Bu noktada, biraz Tahirî Ağabeyden bahsetmek isterim. Tahirî Ağabey, “tevafuklu Kur’ân hizmeti” söz konusu olduğunda İstanbul’a çağrılmıştı; burada kalmaya devam etti. Kur’ân tashihi ve Osmanlıca teksir işlerinde gayret harcıyordu. Hanımı vefat etmişti. Böylece Tahirî Ağabey, İstanbul’a temelli yerleşmişti. Tahirî Ağabey, çok tertipli, namaz ve diğer ibadetlerde titiz bir insandı. Namaz vakti girdiğinde hemen kılardı. Dedikoduyu sevmez; kendisi de yapmaz, bu anlamda konuşulmasına izin vermezdi. Sürekli hizmetle meşgul olurdu. Gayet takva sahibi bir insandı. Üstadımızın da ifade ettiği gibi, o veli bir insandı; ama bunu kendisi bilmiyordu. Mütevazı bir kişiliğe sahipti. İsteyenin kim olduğuna bakmadan nerede bir hizmet varsa, hemen koştururdu. Yaşımız küçük olmasına rağmen bizler de istesek tereddüt etmeden hizmete koşardı. Disiplinli çalışırdı. İşe başladı mı, sabahtan öğleye kadar kıpırdamazdı. 

Etrafında olup bitenle pek ilgilenmezdi. Bir kısım insanlar yanına gidip geliyor, görünüyor veya yanında bulunan bazılarına tesir edebiliyor, kanca atabiliyorlardı. 

AĞABEYLER İYİ NİYETLİDİR

Zübeyir Ağabey, bize ağabeyleri anlatırken, “Bu ağabeylerin içinde, kalplerinde hiçbir kötülük yoktur, iyi niyetlidirler. Ağabeylerin şefkat kanatları geniştir. Her türlü insanı, hatta zararlı insanları bile, aşırı şefkatleriyle kanatları altında muhafazaya çalışırlar” derdi. Hakikaten biz de bunu görüyorduk. Çünkü Zübeyir Ağabeyin, geleceği görerek, bazı maksatlı kabul ettiği insanlara koyduğu koymuyor veya koyamıyorlardı. Kötü niyetleri yoktu, ama böyle bir ayrım yapmak istemiyorlardı. Çünkü bu gibi kişiler cemaatin, hizmetin içinde bulunan insanlardı. “Onlar da mübarek kardeşlerimiz” diye korumaya çalışıyorlardı. Biz ise, yani Zübeyir Ağabeyin eğitiminden geçmiş kişiler, hizmet noktasında ondan gördüğümüz  hassasiyeti ve ciddiyeti devam ettirmek istiyorduk. Zübeyir  Ağabey hizmetteki hassasiyet ve ciddiyeti daha ölçülü, daha nazik bir şekilde sergileyebiliyordu. Biz onun gibi tam ölçülü davranamıyorduk. Ağabeylerin bu aşırı şefkatli oluşlarını tenkit ediyorduk. Bir takım kötü insanların onların arkasına sığınmasından rahatsız oluyorduk. Bu düşüncemizi, “Siz niçin bunlara böyle sahip çıkıp, himaye ediyorsunuz? Bunlar sıkıntı veriyorlar. Bunlar maksatlı insanlar” diye açıkça söylüyorduk. Tarzımızın, usul açısından biraz aşırı olduğunu ve bu halimizin onları bir ölçüde rencide ettiğini sonradan anladık. Ancak biz samimiyetle  davrandığımız için onların da samimiyetine güveniyor, tenkitlerimizi rahatlıkla yöneltiyorduk. Yani kırılıp gücenebileceklerini düşünmüyorduk. 

MNP MESELESİ YİNE HIZLANDI

Tekrar Ankara-İstanbul  problemine dönüyorum:  Zübeyir Ağabey zamanında  zaten başlamış olan bilhassa MNP meselesi, vefatından sonra hızlandı.Nizam Partisini kuranlardan Ahmet Armutçuoğlu gibi kişiler, bazı ağabey ve arkadaşlara etki etmeye çalışıyordu. Bu etkiye en açık, Said Ağabeydi. Ayrıca, ileri gelen Ankaralı arkadaşları da etkilemeye başlamışlardı. Zübeyir Ağabey de bu gibi insanlara karşı  uyarıyordu. “Bu Armutçuoğlu -“Armutoğlu” da derdi -hizmete yardım  ederek babasının hayrına  yanaşmıyor.  Bunu ‘Allah için’ yapmıyor. Bizi de Nizam Partisinin içine çekmek istiyor. Bunlara, bu ‘Armutoğlu’na böyle yüz vermeyin” demişti. Zübeyir Ağabeyin vefatından sonra Ankara’ya  bu “Armutoğlu”nun tesiri arttı. Ankara, gazetenin aleyhinde konuşmaya başladı. Ankara’daki kardeşlerin büyük ekseriyeti gazeteye tavır koydular.

O dönemlerde, biz de Ankara’ya gidiyorduk. Sıklığı, zamanla azalsa da, talebe derslerine katılıyor ve dersleri yapıyorduk.  Dolayısıyla bu gelişmelerden haberdardık.Risale-i Nur eserleri, Ankara’da Üstadımızın sağlığında yayınlanmaya başlamıştı;Atıf Ural ve Mustafa Türkmenoğlu, bu işle uğraşan ilklerdi. Said Ağabey de, onlardan sonra devreye girmişti. Vaizdi, zannediyorum  henüz emekli olmamıştı. Risaleler Ankara’da da İstanbul’da da gayrı resmî olarak basılıyordu.  

YARIN: Neşriyatın hedefi

Okunma Sayısı: 1658
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    4.9.2018 12:01:12

    Risalei Nur gibi iman hakikatleri ile müşerref olmuş kardeşlerimizin yıllardır medarr-ı iftiharla alıp-okudukları ve insanımızın istifadesi için fedakarane alıp-dağıttıkları MEDYANIN GÜLÜ YENİASYA GAZETEMİZ için siyasi tefriklerden dolayı terketmeleri ve ona muarız olmaları anlaşılır gibi değil.Şuna şahit oldum.YENİASYA okuyucusu iken ayrı düşen kardeşlerimiz maalesef ki YENİASYA okuduklarında'asla bu paçavraları almam,elimi sürmem,mabeynime sokmam,DEDİKLERİ HALDE ŞİMDİ PARA VERİP ALMALARI HAZİN VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ. Rabbim nefsi ve hissi yanlışlarından kurtarsın.İMTİHAN DÜNYASI.CENNET UCUZ DEĞİL KARDEŞLERİM.Hep böyle dedik ve şimdi de sizlere hatırlatıyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı