"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nasıl bir eğitim sistemi inşa etmeliyiz?

30 Haziran 2018, Cumartesi
‘Yeni Küreselleşmenin Türk Eğitim Sistemi Üzerindeki Etkileri ve Protestanlaşan Gençlik Üzerine Bir İnceleme’

“Türk Eğitim Sisteminin genetiğindeki; otoriteye bağımlı, bürokrasiye itaat eden, kendini ifade hakkını büyüklerine bırakan, sorgulamayan gençlik anlayışı beklentisi kırılmalıdır.” 

DÜNYANIN VE TÜRKİYE’NİN GEREKLERİNE UYGUN EĞİTİM SİSTEMİ İNŞA ETMELİYİZ!

Dijital teknoloji ve buna bağlı olarak sürekli gelişen, değişen araçlar, yaşam kültür ve değerleri artık yaşamımızın geri dönülmez bir gerçeği haline gelmiştir. Günümüzde çocuk ve gençlerin online varlıklarında görülen kitlesel artışa karşın (dünyadaki her 3 internet kullanıcısından biri çocuk), onlara dijital dünyanın gereklerine uygun bir eğitim sistemi sağlamada Millî Eğitim Bakanlığı, YÖK ve Üniversiteler yetersiz hatta biçare kalmaktadır. Eğitim sistemine yön veren politikacılar ve eğitim bürokrasisi günümüz gençliğinin evrilme hızına ayak uyduramadığı gibi onları anlama ve kavramakta hatalı davranmakta ve dahi hatalarını anlamada çok ciddî öğrenme güçlüğü de çekmektedirler.

Dijitalleşen dünyanın değerleri olan özgürlük, kendini ifade etme ve bağımsızlık gibi evrensel değerlere entegre olmaya çalışan Türk gençliği, yöneticiler tarafından zararlı düşüncelere ve tehlikeli fikirlere sahip olmak gibi bir suçlamayla karşı karşıyadır. Türk Eğitim Sistemi’nin genetiğindeki; otoriteye bağımlı, bürokrasiye itaat eden, kendini ifade hakkını büyüklerine bırakan, sorgulamayan gençlik anlayışı beklentisi kırılmalıdır. Eğitim sistemindeki bitmeyecek sorunlar yumağı, çatışma ve kan uyuşmazlığının temel nedenlerinden birisi de bu genetik koddur.

GENÇLİK, FARKLILIKLARI ZENGİNLİK OLARAK GÖRÜYOR!

Günümüz gençliği farklı kültürlerin/inançların ve yaşam tarzlarının bir arada bulunduğu sosyal çevrelerde doğup büyümektedir. Gençlik farklı siyasî görüşlerle karşı karşıya geliyor olsa da aralarındaki farklılıkları hoşgörü ile karşılayarak, onların beğenilen yönlerini örnek alarak kendi yaşam pratiği haline getirerek, öğrenmektedir. Bu nedenle siyasî otoritelerin militarist, tek tip, türdeş ve itaatkâr bir gençlik yetiştirme yönündeki çok yönlü çabaları büyük bir ters tepkiye neden olmaktadır.

Nitelikli okullardan, proaktif şehir kültüründen mahrum yetişen gençlerin bir bölümü gelenekçiliğe sarılmaya ya da geleneksel ve modern değerler arasında gidip gelmeye devam etse de, gençlerin büyük bir bölümü evrensellikle örtüşmeyen ideolojilere, fasit gelenekçiliğe, her tür baskıya ve otoriterleşmeye karşı çıkıyor. Özellikle Y kuşağı ve yine özellikle genç kadınlar özel yaşam alanları başta olmak daha özgür bir çevre, daha özgür bir toplum ve daha özgür bir Türkiye’de/dünyada yaşamak istiyor.

POLİTİKACILAR İLE GENÇLİK ARASINDAKİ AYRIŞMA GİDERİLMELİDİR!

Dogmatik/ötekileştirici slogan ve söylemleri kullanan politikacılar genç kuşakları kendine bağlamaya ne kadar çabalasa da istediği sonucu elde etmesi mümkün değildir. Dünyanın teknoloji ve bilişimde büyük sıçramalar yaşadığı günümüzde gençlik ve siyaset, toplumsal ve kültürel açıdan giderek derinleşen bir kuşaklar arası ayrışma sürecinin içine girmiştir.

Kimi politikacılar gençliği kendi doğru bildikleri yoldan yürümeye zorlamayı, gözetim, denetim ve baskı altında tutmayı bırakmadıkları takdirde gençlerden uzaklaşmaya hatta gençlerle karşı karşıya gelmeye devam edeceklerdir.

GENÇLİK TRENDLERİ DE KÜRESELLEŞİYOR!

Hatta bu dip tepkiselliklerinin yansıması olarak gençler, kahveler yerine kafeleri; yeni düşünce akımlarını ve değerleri yansıtan sembollerle donatılmış mekânları; değişik kültürleri çağrıştıran eşyalar ve süslemeleri, hayvan ve doğa dostu firmaları; iyi tarım ürünleri kullanan, ev yemekleri ya da vejetaryen yemekler sunan küçük lokantaları; giyimde aynılaştıran pazar anlayışına karşı çıkarak özgünlük ve farklılık vurgusu veren dükkânları; devletin ve otoritelerin müdahale edemediği melez müzik ve düşünce akımlarını tercih ediyorlar. Özellikle üniversitelerde okuyan gençler tepkilerini daha çok sembolik olarak ve dolaylı yollardan, teknolojik bir protesto kültürü çerçevesinde ortaya koymaya başlamışlardır.

GENÇLER, YABANCI DÜŞMANLIĞI VE ÖTEKİLEŞTİRMEYE TEPKİLİ!

Gençler, yabancı düşmanlığına karşı derinden tepki gösterdiği gibi hatta yabancı birey ve kültürlerle tanışmak, paylaşımda bulunmak istiyor.

Özgürlük, kendini sakıntısız ifade etme ve kendini gerçekleştirme gibi evrensel ve çağdaş idealler gençler için daha pozitif ve gerçekçi geliyor. Nitelikli okullarda/üniversitelerde okuyan gençlerin bir bölümü siyasî ve geleneksel otoritelerin görüş ve değerlerini beğenmedikleri gibi küçümseme yoluna da gitmeye başlamıştır.

Siyasîlerin özel yaşam alanlarına yönelik müdahaleleri, tek tip kültür yaratma çabaları, evrensel ve çağdaş değerlerden kopuk ideolojileri, internet kısıtlamaları gençleri tedirgin etmektedir. Kimi siyasetçilerin içerisinin ve dışarısının hain/düşmanlarla çevrili olduğu yönündeki söylemleri ve hatta rakiplerine karşı hakaret / aşağılama / kavgacı tavırları gençlerin büyük bölümü tarafından olumsuz karşılanmaktadır.

Gençler eskimiş, erkek egemen, ideolojik siyasete ve siyaseti meslek edinmiş parti temsilcilerine karşı kuşkucu ve daha eleştirel bir duruş sergilemektedir. Siyasî liderlerin tartışmalarının sıradanlığından rahatsızlık duyuyor, sorunlarını ve eleştirilerini alışılagelmiş siyasî dilin ve tarzın dışına çıkarak ifade etmeye çalışmaktadırlar.

EVRENSEL BİR İDEOLOJİK ÜSTÜNLÜĞÜ OLAN YENİ BİR SİYASETİ İNŞA ETMELİYİZ!

Politikacılar arasındaki kutuplaştırma ve çatışmaya dayalı siyasetin yarattığı düşmanlık ve belirsizlik ortamı gençlerin gelecek kaygılarını arttırmaktadır. Gençler arasında yaygınlaşan; devlette hatta özel şirketlerde bile ancak torpil ve iltimas kanalıyla iş/terfi bulunabildiği inancı, gençlerin gözünde mevcut düzeni kayırmacılıkla özdeşleştirmiştir. Bu nedenle kimi siyasilerin slogan ve eskimiş ideolojik kavramlar etrafında biçimlenen hamasi hitaplarındaki gençlik anlayışı gençler arasında yeterince karşılık bulmamaya artarak devam etmektedir.

Eğitimli gençler bağımsız düşünme, geleneksel değerleri ve otoriteleri sorgulama, yeni fikirlere açık olma yetilerini daha çabuk geliştirmektedir. Geleneksel toplumun temel dayanağı olan ataerkilliği, üniversite eğitimi hızla aşındırmaktadır.

Bu itibarla mevcut partiler ve politikacılar gençleri heyecanlandıran yeni bir gelecek vizyonuna ve toplumu bir arada tutan evrensel bir ideolojik üstünlüğe sahip bir siyaset inşa etmek zorundadır.

-DEVAM EDECEK-

Etiketler: eğitim sistemi
Okunma Sayısı: 989
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı