"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Y kuşağı ne duymak istiyor?

01 Temmuz 2018, Pazar
‘Yeni Küreselleşmenin Türk Eğitim Sistemi Üzerindeki Etkileri ve Protestanlaşan Gençlik Üzerine Bir İnceleme’

“Gençlerin, okul bitirmenin, çok çalışmanın, uzmanlığın değerini ve karşılığını gerçek hayatta yaşatan bir sistem manifestosunu duymaya acilen ihtiyacı vardır”

Y KUŞAĞI OTORİTEYE MEYDAN OKUMAYA DAHA HIZLI ve GÜÇLÜ DEVAM EDECEK!

Kadrolaşma, müfredat değişikliği, eğitim sistemine yapılan günübirlik müdahaleler Y kuşağına mensup gençler arasındaki küreselleşmenin yol açtığı benzeşmeden, çoğullaşmadan ötürü otoriteye meydan okuma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Dahası özgürlüğüne düşkün olan Y kuşağı gençleri, bir lider ya da topluluğun onlara büyük misyonlar, emir ve telkinler dayatmasından rahatsızlık duymaktadır.

Tesbittir ki gençler mevcut siyasilerin çoğuna göre daha eğitimlidirler. Eğitimin öneminin toplumsal ve ekonomik yaşamda bu denli arttığı bir dönemde, gençlerin eğitim sistemine güvenini sağlamlaştıran proje ve parti programlarına çokça ilgisi vardır. Temelsiz eğitim reformları ve partilerin ideolojik tutumu gençler için hayatî bir kritere sahip olan eğitimde adil rekabet ilkesinin ortadan kalktığı inancını güçlendirmeye devam edecektir.

Gençlerin, okul bitirmenin, çok çalışmanın, uzmanlığın değerini ve karşılığını gerçek hayatta yaşatan bir sistem manifestosunu duymaya acilen ihtiyacı vardır. Aksi halde mevcut eğitim sistemi gençlerin zihniyetini, olaylara bakış açısını ve değerlerini olumsuz anlamda değiştirmeye devam edecektir.

GENÇ MİLLETVEKİLİ ADAYLARI GÖSTERMEK YETERLİ ÇÖZÜM DEĞİL!

Dünyadaki ve Türkiye’deki reel köklü toplumsal değişimlerin yarattığı yeni gençliği ve yeni toplumsal dinamikleri; genç milletvekili adayları gösterme gibi yüzeysel önlemlerle, IQ’sü düşük manipülasyonlarla, ayrıştırıcı propaganda ve torpil vaadleriyle durdurmak pek mümkün olamayacaktır.

İlkokuldan başlayarak sürekli olarak onursuz bir yarış/eleme sistemiyle terbiye edilmeye çalışılan çocuk ve gençlerimiz her yıl değiştirilen sınav sistemlerinin yanında, okul/yazı sisteminin değiştirilmesine kadar oradan da ders kitapları/müfredata kadar vb. uzanan yüzlerce oynamalarla gerçeklikten uzaklaşmışlardır.

Eğitimin niteliğinden/efektivitesinden ziyade şekilsel reformlarla ve yoğun bilgi kirliliği/kafa karışıklığı/hatalı sınav soruları ve başarısız sonuçlarıyla boğuşan öğrenciler/ebeveynler nezdinde kim ne kadar soru çözecek ve hangi okula girecekten öteye gitmeyen bir eğitim sistemi enkazıyla karşı karşıya kalınmıştır.

ÖĞRETMENLER MOTİVE EDİLMEDEN YAPILAN EĞİTİM REFORMLARI BAŞARILI OLAMAZ!

Ak Parti iktidarı döneminde Türkiye’nin geçmişte olduğundan daha büyük eğitim bütçesine, daha fazla okula, dersliğe, öğretmene, öğrenciye, araç gerece sahip olduğu bir vakıadır. Ancak bu paralelde daha bilimsel, demokratik, kaliteli, daha başarılı, dünya ile daha fazla bütünleşmiş bir eğitim sistemi inşasında yeterince mesafe kazanılamamıştır. Akıllı tahtalarla, tabletlerle, projeksiyon cihazlarıyla, yeni okul binalarıyla ve her il ve ilçeye üniversiteler/yüksek okullar açarak altyapı güçlendirilmiş, fakat aynı bazda sonuç/çıktı elde edilememiştir. Öğretmenler/eğitimciler ikna ve motive edilmeden ve kazanılmadan yapılan en iyi reformlar dahi başarısız olmaya mahkûmdur.

Eğitim sisteminde oluşturulan sürekli değişim/gerilim ortamı eğitim bileşenlerinin birbirlerine, eğitim kurumlarına ve devlete duydukları güveni hızla sarsmaya başlamıştır. Araştırmalar eğitim bileşenlerinin eskisine göre daha mutsuz/umutsuz hale geldiğini göstermektedir.

Okullar tek tip/ideolojik insan yetiştiren toplumsal mühendisliğin aracı/evirim hapishanesi yerine evrensel ölçütler içerisinde bilginin, kültür ve etiğin kuşaklar boyunca aktarılmasını sağlayacak yol ve yöntemlerin öğretildiği yaşam/insanlık neşesi saçan mekânlar haline getirilmesi bugün Türk toplumunun genelinin en güçlü arzusu haline gelmiştir.

DERİN BİR EĞİTİM TARİHİNE SAHİP TÜRKİYE’NİN KOPYA EĞİTİM REFORMLARI OLMAMALI!

Eğitim politikaları ve okulların sürekli olarak deneme yanılma talimhanesine dönüştüğü; derin ve güçlü bir eğitim tarihi olan Türkiye’nin kopya ve özentili eğitim reformları yerine özgün bir felsefe ile klâsik eğitim anlayışını modern eğitim anlayışıyla gelenek temeli üzerinde yükselmesi gerektiği toplumun her kesiminin söylemlerinde ortak temenni haline gelmiştir.

Özelde siyasallaşan ideolojilerin egemenliğinde, genelde ise konjonktürel/sıkışık bir Araf’ta bulunan Türk Eğitim sistemi aslında kendi gibi olamama ve buna karşın olmayı hedeflediği gibi yapamama depresif ruh hali içerisinde kıstırılıp kalan politik mahkûmiyetten demokratik/bilimsel bir insicamla derhal kurtarılmayı beklemektedir.

Toplumun kimi kesimleri “Evrim / Atatürk / Cihad / Din Dersi” gibi tabular üzerinden tartışılan eğitimin sorunlarını bilimsel ve akılcıl bir zemine taşıma çabalarını arttırmıştır. İyi insan, iyi vatandaş, iyi birey olma yolunda çocukları hayata hazırlayan bir eğitim sistemi özlemi büyümüştür. Eğitimi konuşurken tabular, yasaklar, fakat’lar ve ama’larla masaya oturarak Türkiye’nin zaman ve enerji kaybetmesine neden olan katı ideolojik kesimlerin mevzi kazanmasına müsaade edilmemelidir.

EZBERCİ, SINAVCI

Türkiye sınavcı, ezberci, dershaneci (özel ders ve merdiven altı dershaneler astronomik oranda artmaya devam etmektedir), dizginsiz, kuralsız ve piyasacılığa dayalı eğitim politikalarını terk etme konusunda daha kararlı ve güçlü politikalar irade edilmelidir. Aksi takdirde; eğitimin niteliğini ve bilimselliğini neoliberal rekabet ilişkilerine kurban etmeye, gençliği deist bir yaşam kültürüne savurmaya müsaade edilmiş olunacaktır.

Örnekle; eğitim sisteminin dogmatik siyasî / kültürel genetik kodları kadınları ataerkil ev ve aile ile özdeşleştirmiş, 12 yıllık zorunlu eğitim yasasına rağmen kız çocuklarının eğitime katmada yüksek başarıyı sağlayamamış / kadınlara yönelik şiddetin eğitim ve istihdamda fırsat eşitsizliğinin artmasının en etkin kaynağı olmaya devam etmiştir.

Politikacıların eğitim sisteminin sorunlarını çözme yöntemi, kendine özgü bir gelenek ve ideolojik anlayış doğrultusunda öğrencileri denetleme ve eğitimcileri baskı altına alma yönünde olmuştur. Hâlbuki çözüm, özgürleşen eğitim bileşenlerinin öz denetimlerini geliştirmelerine destek veren düzenlemelerle revize edilmesidir.

-DEVAM EDECEK-

Etiketler: eğitim sistemi
Okunma Sayısı: 1289
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı